Bekir Yalçınkaya Resmi Web Sitesi
  KARA AĞAC TARİHİ III. BÖLÜM
 

III. BÖLÜM
Baştan Sona Nefsî Kara Ağac'ın Genel Arşiv Kayıdları

   Kara Ağac'ın köyden büyük kazâdan küçük nefsî (şehir) durumunda bulunduğu dönemlerde Hamidoğulları'ndan mevzuubahis satışla Osmanlı İmparatorluğu'na geçişini takiben kısa süre sonra, o güne kadar yazılmayan nâhiye ve karyelerinin sâkinleri ve sâkinlerinin de üretimlerinden vergilerine kadar iştigâl sahaları defterlerde işlenmeye başlanmıştır. Çok iyi bir dereceye ve eğitime tâbi, aynı zamanda çok güzel el yazılarına hâkim Osmanlı il yazıcılarının mükemmel bir şekilde tutmaya başladıkları kayıdların Hamid Sancağı'ndaki ilki Hicri 906 (1475-1481 yıllarına tekabül) tarihli ve TT 30 numaralı Mufassal Defter’dedir.
   Her ne kadar -Rotih’in yaptırdığı bugünkü Câmi-i Kebir Câmii’nin kapısındaki kitabeye göre- Nefsî Kara Ağac’ın 1266 yılında kurulduğu yazılı ise de bu tarihin bir asır sonrasında Kara Ağac’ın Nâhiye olarak yazıldığı bu defter daha sonraki defterlere temel teşkil ettiğinden yazı karakteri ve işleniş açısından diğerlerine göre biraz farklıdır. Haneye esas isimlerin ekseriyetinde mürekkebin dağılması sebebiyle okuma zorluğu ve hattâ bazılarını okuyamama gibi bir durum söz konusudur.
Buna rağmen işleyiş esasına göre 1475 Tarih ve 30 numaralı TT (Tapu Tahrir) Defteri'nde en başa söz konusu şehir ve karyelerle hâsshâ-i ve tımar işlenmiş, hemen devamında 6'şar sıra olmak üzere hane sahibleri ve onun veledi (oğlu) veya biraderleri; çift, nimçift, caba, bennak veya mücerred durumlarıyla şeyh, muhassıl, yeniçeri, imam, fakih, hoca, ağa, kâtib, kadı gibi ünvanları işlenmiştir. Bu kayıdların sonunda verilen yekûnda bu ilk defterde çift, nimçid ve bennaklar kaydedilmiş, daha sonra da hasıllar hanesine o yerdeki bütün hayvancılık ve ekimin resm ile öşürleri yazılmıştır.
1475 tarihi itibariyle kayda geçen Nefsî Kara Ağac'daki 4 mahalle; Mahalle-i Yukarı, Mahalle-i Vasatî, Mahalle-i Câmii Kebir ve Mahalle-i Alcuklar'dır. 40 adet Karyeler (köyler) de; Karye-i
Salur, Karye-i Çöküler, Karye-i Yaka-Eymür, Karye-i Çavundur, Karye-i Kullar ve İmecik, 1. Karye-i Armudlu (namı diğer Habillu), Karye-i Ömercik, Karye-i Tunâ-Şâh, Karye-i Çaltı, Karye-i Uşak-Eymür, Karye-i İgdir, Karye-i Süvari, Karye-i Bey, Karye-i Karkın, Karye-i Sürtme, Karye-i Fukahalar, Karye-i Karlu, Karye-i Sollar ve Selendi, Karye-i Çeltik, Karye-i Bilcüğez, Karye-i Uludinek, Karye-i Çarıksaray, Karye-i Uluköy, Karye-i Yakaköy, Karye-i Bayat, Karye-i Ömercik, Karye-i Karlu, Karye-i Kürtün, Karye-i Nekid, Karye-i Arak, Karye-i Saraycık, Karye-i Orvasi, Karye-i Arslandoğmuş, Karye-i Nudra, Karye-i Köprü, 2. Karye-i Armudlu, Karye-i Zengibar, Karye-i Ördekçi, Karye-i Viran ve Karye-i Akça-Kala'dır.
Tek Cemâ'ât Karakuzulu Cem'â'ati'dir ve Bölükleri de Bölük Bozlu, Bölük Kara Yaka ve Bölük Şarvan'dır. 3 Mezra‘a ise; Mezra-i Selendi, Bağçe-Mezra‘a Karye-i Çeltik ve Mezra‘a Kullar İmecik'tir. Buna göre Kara Ağac'da bu tarihte 4 mahalle, 4 bölük, 40 köy ve 3 mezra'a olmak üzere 51 adet yerleşim yeri bulunmaktadır.
1475 sonrasında Kara Ağac’ın yine Nâhiye yazıldığı '1501 öncesi TT 994 numaralı Mufassal'da ele alınan bu yerlerin hanelerinde bir değişiklik görüyoruz. Bu değişiklik, zamanla bazı yerlerde nüfusun artış veya azalma göstermesidir.
Kara Ağac'ı kayda alan defterlere bir göz atmamızda fayda vardır. Bugün tahrir, muhassal ve diğer defterlerin Osmanlı arşivlerinde bulunan en eskisi H.835/M.1431-1432 tarihlidir ve bu defter Arvanid (Arnavud) Sancağı ile ilgilidir. Bu bölgedeki tahrirlerin Yıldırım Bâyezîd (1389-1403) ve Çelebi Mehmed (1413-1421) tarihlerine kadar çıktığına ilişkin güçlü emareler bulunmaktadır.
   Bizim, zamanın Kara Ağac'ıyla ilgili değerlendireceğimiz defterlerin ilki TT 30 Mufassal’dır ki bu (H.880-886/M.1475-1481 arası) en eski mufassal defterdir. Başbakanlık arşivindeki katalogda H.906 (M.1501) tarihli olarak gösterilmiş ve bunun Hamid Sancağı'nın nüfus ve hanesinin has ve tımarlarına mübeyyin (beyan eden-açıklayan) Tahrir Defteri olduğu açıklanmıştır. Bu defter Fatih'in son zamanlarında düzenlenmiş olup bize hem Fatih döneminde, hem de Fatih'ten önce Hamid İli'nde pek çok tahririn yapıldığını göstermektedir. Bir diğeri TT 994 Tarihsiz Mufassal Defter olup, 1501'den önce ve II. Bâyezîd zamanında yazılmıştır ve bununla TT 30 Mufassal’ı arasında sıkı bir bağlantı vardır. TT 121 Mufassal Defter ise (H.Gurre-i Zilhicce 929/M.1 Ekim 1522) Kanunî'nin ilk yıllarında yapılan sayımın sonuçlarını vermektedir. Hamid Livâsı Kanunnamesi de ilk kez bu defterin başında yer almıştır. Defter XVI. yy'ın başlarında Teke İli’nde çıkıp da Hamid yöresini de etkisi altına alan Şahkulu Ayaklanması’nın doğurduğu sonuçları yansıtmaktadır. Ayaklanmanın birkaç bölümü Isparta Ün Dergisi'nde yayınlanmıştır. TT 438 Muhâsebe-İcmâl Defteri, Kanunî Dönemi'ne ait olup (H.936/M.1528) Hamid Sancağı kanunu ancak bu defterde de yer almıştır. TK 51 Tarihsiz Mufassal Defter'in, (H.975-976/M.1567-1568) iç kapağına kurşun kalemle konulan bir notta Kanunî’nin son, II. Selim'in de ilk yıllarında düzenlendiği belirtilmiştir. TK 566 Evkâf Defteri, tarihsizdir. (H.978/M.1570-1571?) Vakıflar üzerine verilen bilgiler TT 438'den çok detaylıdır. 27’si BOA’ya, 6’sı da TK/KKA’ne ait olmak üzere 33 defterin bulunduğu Hamid Sancağı'ndaki diğer defterler 9 adet İcmâl, 1’er adet Cemâ’ati Yörükân, Çavuşan ve Yaya ve Müsellem Mensühât, 5 Yoklama ile 4 de Derdest’tir. Müsellem Defterler ise şunlardır; TT 159 Müsellemân Defteri, H.937/M.1530, 2-TT 244 Müsellemân Defteri, H.952/M.1545, 3-TT 349 Müsellemân Defteri, H.971/M.1563, 4-TT 626 Müsellemân-Mensühât Defteri, H.995/M.1586.
Bir de tarihi belli olmayan Yaya ve Müsellem Defteri vardır. TK 170. (Zeki Arıkan, XV.-XVI. Yüzyıllarda Hamid Sancağı) Elimizdeki mevcut 4 mufassal defterden birisi olan 1475-1481 tarihli ilk Mufassal'da Kara Ağac'ın karye ve mezralarındaki ilk sâkinleri ve gelir durumu kayıdlı bulunuyor ki bunlar Kara Ağac ile ilgili geniş bilgileri ihtiva ediyor.

Nefsî Kara Ağac Mahalle-i Yukarı (1475-1481)
Mufassal Defter No’su: TT 30, Sayfa No’su: 548
Mahalle Varakları Eklerde Belge 1’de
İlk Mufassal Defter’in 548. sayfası ve ilk sırasındaki Nâhiye-i Kara Ağac, Tâbii Kazâ-i Yalvac'a bağlı olarak yazılmıştır. Daha sonra Hâsshâ-i Mir Livâ başlığının altına 'Nefsî Kara Ağac Hâsshâ-i Mir Livâ' kaydı düşülmüştür. Kara Ağac'ın ilk kez karşımıza çıkan 4 mahallesinden ilki bu bölümün son başlığı altında kayıdlı olan Yukarı Mahalle'dir. Yukarı Mahalle'nin 60 hanesi, 64 nüfus hanesi ve çift, nimçift, bennak, imam, vasıfsız+3 mücerred olmak üzere 323 tahmini nüfusu bulunmaktadır. Diğer taraftan Yukarı Mahalle'de çift görünmezken 5 nimçid, 36 bennak, 4 imam, 3 mücerred ile 7 adet de vasfı belirsiz kişi kayda geçilmiştir.

Yukarı Mahalle Sâkinleri
Muhammed veled-i Hızır nim
Mustafa veled-i o. nim
Mahmud veled-i o. Bennak
İsmail veled-i Hâcı Muhammed bennak
İbrahim veled-i Hâcı Yusuf bennak
Halil Baba birader-i

Hasan veled-i Hâcı İvaz bennak imam
Abdurrahman veled-i Davud bennak
Bayram veled-i Yak'ub bennak
İsmail Salih bennak
Hâcı Ömer veled-i o. nim
Davud veled-i Mahmud mücerred

Hâcı Kasım veled-i Hâcı İbrahim bennak
Yusuf veled-i Tatar Muhammed bennak
İsmail veled-i Yusuf Hâcı
Hasan veled-i o. bennak
İvaz veled-i Sofı Veli bennak
İsmu Muhammed veled-i Kutluhan nim

Ali veled-i Abdullah bennak
Hasan veled-i Musa bennak
Hüseyin veled-i Ali bennak
Hamza birader-i o. bennak
Hâcı veled-i Soybaz bennak
Hâcı Tubuk bennak

Bali veled-i Bahşayiş mücerred
Ahmed Kasım veled-i Mustan
Ahmed Ali veled-i o.
İsmail veled-i Kara Fakihlu bennak
Mehmed birader-i Ahi Kasım İmam-ı câmi
İshak birader-i İsmail bennak

Delü Yusuf veled-i Üyük bennak
Kara Muhammed Fermani bennak
Hâcı Fermaî bennak
İsmail Fakih Fermaî bennak
Musa Sofı İzzet bennak
Mustafa veled-i Musa Baba bennak

Çalucı Ahmed Fermaîi bennak
Mustafa veled-i Hâcı Halil bennak
İbrahim veled-i Fermaî bennak
Mustafa veled-i o. bennak
Piri veled-i o. bennak
Usta Kemal bir-i mai (Su kuyusu ustası)

Ali Baba veled-i Hamza bennak
Emin Veled-i Beyâzîd bennak
Süleyman birader-i o. bennak
Hızır veled-i Keksidur
Sinan Derviş Beghan bennak
İlyas veled-i Umur bennak

Mustafa Fakih veled-i Muhammed İmam Mesmer Paşa
Hâcı İbrahim birader-i o. bennak
Hâcı Mustafa veled-i Süleyman
Muhammed veled-i İshak bennak
Yekûn nefer 53, nim 4, bennak 47, mücerred 2

Nefsî Kara Ağac Mahalle-i Vasâtî Sâkinleri
Defter sayfa no: 548

Ebri veled-i Hasan bennak
Sefer Şâh birader-i o. bennak
Halil Çelebi vld. Armağan derzi bennak
İbrahim birader-i o. nim
Mustafa birader-i o. bennak
Ahmed birader-i o. bennak

Hasan birader-i o. mücerred
Halil Şakird o. bennak
Mahmud veled-i Yusuf bennak
Nasuh veled-i o. nim
Ahmed veled-i o. bennak
Hüseyin veled-i Hasan o. nim

Ali veled-i o. bennak
Bali veled-i o. Nusıf bennak
Musa birader-i Hüseyin nim
İbrahim veled-i o. bennak
Halil birader-i Kara Murad bennak
Hüseyin veled-i delü Hızır bennak

Süleyman veled-i Kara Davudmüc
Ali Hüdai bennak
Mustafa veled-i o. bennak
Hamza veled-i o. mücerred
Muhammedî veled-i o. bennak
Veli birader-i Ali Hüdaî bennak

Mustafa veled-i Hızır mücerred
Muhammedî birader-i o. bennak
Ali Samed bennak
Lütfü veled-i Nusrullah bennak
Halil veled-i Yunus o. bennak
Mahmud veled-i o. bennak

Muhammed veled-i Semerci bennak
Muhammed veled-i Soybaz bennak
Mahmud birader-i o. bennak
Yusuf veled-i Hâcı İskender bennak
Bayezid veled-i Gürcü müezzin
Muhammed veled-i Kul Ali müc.
Yekûn nefer 36, nimçid 4 bennak 21

Nefsî Kara Ağac Mahalle-i Câmi-i Kebir Sâkinleri
Defter Sayfa No: 548

Mustafa veled-i Seydi Ahmed bennak
Muhammedî veled-i Hâcı Resûl bennak
Mahmud birader-i o. bennak
Ali veled-i Muhammedî mücerred
Mustafa veled-i Menteşe nim
Mustafa veled-i Dursun bennak

Süleyman veled-i Durmuş bennak
Hüseyin birader-i o. bennak
Davud veled-i Süleyman mücerred
Havacı (Halvacı-Halıcı?) İbrahim vld Pir Hasan İmam nim
Havacı? veled-i o. bennak
Muhammed Pir Ömer veled-i Hasan nim

Muhammed veled-i İlyas mücerred
Hüseyin birader-i o. nim
Hasan birader-i o. bennak
Hâcı Muhammedî veled-i Tahsin nim
Hamza veled-i o. bennak
Ali veled-i Hamza bennak

Bayram veled-i Ahmed nim
Mustafa birader-i o. nim
Tahsin birader-i o. bennak
Ali veled-i Seydi o. bennak
Ahmed birader-i o. bennak
Yusuf veled-i Hamza bennak

İbrahim veled-i Hızır bennak
Emin veled-i Fakih Yusuf nim
İbrahim birader-i Emin bennak
Halil birader-i o. bennak
Muhammed veled-i Tubuk bennak
Semerkandî Muhammed bennak

Ahmed veled-i Davud bennak
Ali veled-i Muhammed bennak
Mustafa veled-i Ali bennak
Seydi veled-i Hasan bennak
Mahmud veled-i İlyas bennak
Halil veled-i Derviş bennak

Muhammed veled-i Emir Bâyezîd bnk.
Muhammed İzzet bennak
Seydi Ali veled-i Osman
Hızır veled-i o.
Durmuş (?) veled-i Tur Ali
Şeyh Ali veled-i o.

Ahmed veled-i İzzet Hâcı Kethüda
Mahmud birader-i o.

Yekûn Hâsshâ-i nfr: 44, nimçift 3, benn. 27

Nefsî Kara Ağaç Mahalle-i Alucuklar Sâkinleri
Defter Sayfa No: 550

Mustafa veled-i Ali mücerred
Ali birader-i Seydi Tubuk Mustafa bennak
Seydi veled-i Pir Ahmed ..
Yusuf veled-i Yahya Fakih bennak
İvaz veled-i Hâcı Mevlud bennak
Şâh Ali veled-i o. çift
Mahmud veled-i Hâcı Mevlud bennak
Muhammedî birader-i o. bennak
İbrahim birader-i o. bennak
İsmail veled-i Mustafa nim
Hamza veled-i o. bennak
Hızır veled-i Mehmed İzzet bennak
Yekûn Hâsshâ-i nfr: 12, Nim 1, çift 1, benn. 9, mücerred 1,

   Yekûn Mirlivâ çift 1, nimçift 1, bennak 8, Cemân 115 nefer çift 1, nimçift 19, bennak 9, Hasıl an öşr-ü hınta 60 hisse 900 kıymet, an öşr-ü şa‘ir 15 hisse 300 kıymet tasarrufu Nebi fî sene, kıta yed-i an .. fi sene 3200, mukatâ’a-ı bostan (?) fi sene 400, resm-i külli fi sene 300, resm-i ağnam 950, öşr-i bağat 540, bad-ı heva 300, mukatâ’a-i tahulhane der pazar Mehmed Ağa Fakih ve Bali Ahî ve Avşar fî sene 6.300, çift nimçift ve bennak resm-i 1.411, Mahalle-i Alucuklar der Hâcı tasarruf itdüğü yerdir öşr-ü Hızır Seydi Ahî. Cem'an 15.230.
   Dört mahalleli Kara Ağac'da en yoğun nüfusa sahib Mahalle-i Yukarı'nın 52, Mahalle-i Vasatî'nin 36, Mahalle-i Câmi-i Kebir'in 44 ve Mahalle-i Alucuklar'ın da 12 hanesi bulunmakta. 1475'te bütün mahalleleriyle birlikte Kara Ağac’da hane 144, nüfus 722.
Hınta (buğday) ve şa‘ir (arpa) öşrinden başka 950 akçe ağnam (koyun) vergisine de tâbi nâhiyede devlete 300 akçe bad-ı heva ve 1.410 akçe de çift, nimçift ve bennak resmi ödeniyor. 15.230 hasıllı Kara Ağac'da bir aded de Mehmed Ağa Fakih, Bali Ahî ve Avşar'ın senelik 6.300 akçeli mukatâ'ası olan tahulhane pazarı var.

1475 Fatih Sultan Mehmed Han Dönemi Nâhiye-i Kara Ağac
   Karye-i Salur Hâsshâ-i Mirlivâ: Tarihinde nâhiye ve nefsi olarak ancak 1475’te karşımıza çıkan Kara Ağac’da köyler sırasının ilki olarak yazılan yer Karye-i Salur’dur. Oğuz Han'ın beşinci oğlu Dağ Han oğlu Salur Han'ın neslinden ad almış bir boyun yerleştiği Salur’un onkunu Uçkuş 'nereye varsa kılıç ve çomağı (ile) iş görür' manâsındadır. Ebu'l Gâzi Bahadır Han'ın Şecere-i Türk' isimli eserine göre ise onkunu Kartal'dır. Yine bazı kaynaklarda Salgur/Salur, Kars ve Erzurum Hâkimi Salur Kazan Han sülâlesi, Sivas-Kayseri Hükümdarı âlim ve şair Kadı Burhaneddin Ahmed ve Devleti, Fars Ataegleri, Salgurlular, Horasan'daki Teke Yomud ve Sarık Türkmenleri'nin çoğu bu boydandır. Oğuz Kağan Destanı'na göre Oğuzlar'ın 24 boyundan biri, Kaşgarlı Mahmud'a göre ise Divan-ı Lügati't-Türk'deki yirmi iki Oğuz bölüğünden beşincisi Salgur’lardır.
Bu boyların Üçoklar (sol) kolundan Oğuz Kağan'ın oğlu Dağ-Han'ın soyundan geldikleri kabul edilir. Salur kelimesi ise 'kılıç sallayan' anlamında kullanılmıştır. Çağdaş Türkmenler'in kökeni Salır boyu Türkmenistan, Özbekistan, Irak, Afganistan ve İran'da aynı kökden olan Çin'deki Salar uyruğu Salur boyundan gelmektedir.
Salur boyunun kendi arasındaki sekiz oymağı; Usta, Yomut, Hızır, Karamanlı Akkoyunlu (Akçakoyunlu), Ulutepe, Güneş, Kara ve Bekevül isimli dört cemâ’atli Ersarı (Aksarıklı), Karakoyunlu (Karacakoyunlu), Burgaz, Akseki, Tekelioğlu), Kuloğulları (Tekeoğlu, Tekeloğlu, Bahşı (Bahşiş), Karaca, Karatekeli, Alseki, Aziz (Aziziye Kınalı Yörükleri), Daş (Taş), Dongüç (Tongüç), Ayak (Kızılayak), Ötemiş (Ödemiş), Mırış, Tutamış, Karaahmet, Toktamış, Tufaz, Gökçe ve Saçmaz'dır.
Böylesine zengin bir boy olan Salurlular'ın yâdigârı bir köy de ilçemiz Şarkî Kara Ağac'da bulunmaktadır ve Kara Ağac'ın hem en fazla tarlası, hem de hasılatıyla dikkati çeken köyüdür.
Burada özellikle ifade edelim ki Isparta bölgesindeki Eğirdür'de Hâmidoğulları Beyliği'nin istiklâlini ilân eden Hamid Bey de, Salur boyunun sekiz oymağı içinde yer alan Yomudlar'ın neslindendir.

Karyelerdeki Hane Nefer Hasıl ve Öşürler
Kara Ağac mahallelerinden sonra ilk sırada yer alan Salur ile Yaka-Eymür ve Çavundur’u esas alarak defterdeki gelir işlemlerine dikkat çektik. Buna göre Salur’da; “hâsıl an öşr-ü ortak hınta 115 hisse 3.400 kıymet, an öşr-ü ortak şa‘ir 9 hisse 1080 kıymet, öşr-ü cevz 100, öşr-i bağat 100, resm-i ağnam 530, resm-i yulaf (?) 40, bad-ı heva 140, resm-i zemin fî sene 105-230, çift ve nimçid ve bennak resm-i 1200-40 Vakf-ı mescidi der yed-i Hasan 40 dönüm tasarruf yerdir öşr-ü Halil Seydi Fakih. 100 dönüm çiftlik-i hassa yerdir ortak ekülüdür. Cem'an 7.250”
Karyei Yaka-Eymür’de; “hâsıl hınta an öşr-i ortak 77 hisse, 1120 kıymet, şa‘ir an öşr-ü ortak 43 hisse, 980 kıymet, resm-i ganem 200, resm-i bağat 90, öşr-ü besatin 40, öşr-ü kovan 50, bad-ı heva 180, çift ve nimçift ve bennak resmi 851, 100 dönüm çiftlik-i hâssa yerdir, ortak ekilür. Cem'an 4372 akçe.”
Karye-i Çavundur’da da; “hâsıl hınta an öşr-ü ortak 111 hisse, 1310 kıymet, şa‘ir an öşr-ü ortak 87 hisse, 1220 kıymet, öşr-ü kovan 40, resm-i ganem 280, bad-ı heva 250, çift ve nimçift ve bennak resmi 1010, Cem'an 3910” notları bulunmaktadır.

1501 Öncesi II. Bâyezîd-i Veli Dönemi
Nâhiye-i Kara Ağac Mahalleleri

Mahalle Varakları Eklerde Belge 2’de
Hamid Sancağı’nın Osmanlı Devleti’nde işlenmeye başlayan Fatih dönemine ait TT 30 numaralı Mufassal’ından sonra kayda alınan 2. defter ile yenilenen bilgiler II. Bâyezid döneminde de belge altına alınmıştır. Bu 2. defter TT 0994 numaralıdır ve buradaki bilgiler ilkine göre bize Kara Ağac ve karyelerinin -bazı değişikliklerin dışında- hane ve nüfus bakımından biraz daha büyüdüğünü gösteriyor.

Nefsî Mir Livâ-i Kara Ağac Mahalle-i Yukarı Sâkinleri
Defter no: TT 0994 Sayfa no: 312

Muhammed veled-i Hızır nim
Mustafa veled-i o. nim
Mahmud birader-i o. bennak
İsmail veled-i Hâcı Muhammed bennak
İbrahim veled-i Hâcı Yunus bennak
Halil birader-i o. bennak

Hasan veled-i Hâcı İvaz bennak
Bayram veled-i Emced bennak
Mahmud veled-i o. bennak
Musa veled-i İsmail Muharrem nim
Davud veled-i Mahmud bennak
Hâcı Kasım veled-i Hâcı İbrahim nim

Hızır Fakih veled-i o. Bennak
Hasan birader-i o. bennak
Yusuf veled-i Tatar Mehmed bennak
İsmail veled-i Hâcı Yunus bennak
Hasan veled-i o. bennak
İvaz Hüdaî bennak

Hasan veled-i o.bennak
Ali veled-i Abdullah bennak
Hasan veled-i Yunus bennak
Hüseyin veled-i Ali bennak
Hamza birader-i o. bennak
Hâcı Soybaz ..

Hâcı Tubuk bennak
Süleyman birader-i o. bennak
Bali veled-i Bahşayiş bennak
Ahmed Kasım veled-i İmam Hızır Ali
Ahî Ali veled-i o.
İsmail veled-i Karaormanlı bennak

Mahmud birader-i Ahmed Kasım b’ir-i mai
Muhammed veled-i İshak mücerred
Burak veled-i Yusuf .. bennak
Sofı Musa İzzet bennak
Mustafa birader-i Musali bennak
Mustafa veled-i Hâcı Halil bennak

İslâm Fermaî bennak
Mustafa veled-i o. bennak
Nebi birader-i o. bennak
Muhammed veled-i Usta Kemal müezzin
Emirhan veled-i Bâyezîd bennak
Şaban birader-i o. bennak

Mustafa Fakih veled-i Muhammed imam
Muhammed veled-i İshak nim
Mustafa veled-i o.nim
Muhammed veled-i Emirhan bennak
Nebi veled-i Mustafa bennak
Bayezid veled-i Hasan bennak

Hasan veled-i İshak bennak
Ya’kub veled-i Yahya bennak
Ahmed birader-i o. bennak
Baba Halil veled-i o. bennak
Derviş veled-i Mes’ud ..
Yunus veled-i o. mücerred

Derviş Hâcı biraderi .. Derviş
.. Fakih Şeyh Hasan

Yekûn 54 haneli mahallede 5 nim, 39 bennak, 1 muhassıl, 1 imam,
1 müezzin ve 1 bi’r-i mai’ninyanı sıra 6 kişi de diğer mesleklerden
insanlar bulunuyor.

Mahalle-i Vasatî Sâkinleri
Defter no: TT 0994, Sayfa no: 313

Ebri veled-i Hüseyin bennak
Sefer Şâh birader-i o. bennak
Halil veled-i Ramazan bennak
Muhammed veled-i o.bennak
İbrahim veled-i Armağan nim
Mustafa birader-i o. bennak

Osman veled-i Ahmed bennak
Ahmed birader-i Mustafa bennak
Nasuh veled-i Mahmud nim
Ahmed birader-i o. bennak
Hasan veled-i Hüseyin bi’r-i mai
Ali veled-i o. nim

Bali birader-i o. bennak
Mezbur Halil Karamudlu bennak
Hasan veled-i Cafer bennak
Osman velilerden Kara Davud muhassıl
Ali Hüdaî bennak
Mustafa veled-i o. bennak

Muhammed birader-i o. bennak
Mustafa veled-i Cafer bennak
Ali Hızır bennak
Latif veled-i Polat bennak
Mahmud veled-i Halil bennak
Mehmed Savcı bennak

Muhammed veled-i Kutub bennak
Mahmud birader-i o. bennak
Bâyezîd veled-i Korıcı b’ir-i mai
Veli veled-i Satılmış bennak
Musaddık Nebi Murad Yusuf bennak
Musaddık Kutlu veled-i Samed mücerred

Yusuf veled-i Polat mücerred
Derviş Ali bennak
Nebi veled-i Latif bennak
Vasatî Mahallesi’ndeki 33 hanenin sâkinlerinin 3’ü nim, 26’sı bennak,
1’i mücerred, 1’i muhassıl ve 1’i de bi’r-i mai’dir.

Mahalle-i Câmi-i Kebir Sâkinleri
Defter no: TT 0994, Sayfa no: 313-314

Mustafa veled-i Seydi Ahmed bennak
Muhammed veled-i Hâcı İsmail bennak
Mahmud birader-i o. bennak
Ali veled-i Muhammed bennak
Mustafa veled-i Menteşe nim
Mustafa veled-i Durmuş bennak

Osman veled-i Durmuş bennak
Hüseyin birader-i o. bennak
Davud veled-i Süleyman
İbrahim veled-i Koca Yunus nim imam
Salih veled-i o. bennak
Muhammed veled-i Hasan nim

Muhammed veled-i İlyas nim
Hüseyin birader-i o. nim
Hasan birader-i o. bennak
Hâcı Muhammed vld. Tahsin bi’r-i mai
Hamza veled-i o. nim
Yusuf birader-i o. bennak

Yusuf veled-i Hamza bennak
İbrahim veled-i Cafer bennak
Nasuh veled-i Emîn bennak
Halil birader-i İbrahim bennak
İbrahim veled-i Emîn Bennak
Savcı Muhammed bennak
Ahmed veled-i Davud müezzin bennak
Ali veled-i Muhammed bennak
Ahmed birader-i o. bennak
Lütfi veled-i Ali bennak
Veled-i Usta Hasan bennak
Muhammed vld. Ece Meli Bâyezîd bennak

Muhammed İzzet mücerred
İsmail veled-i Cafer sipahizâde
Şeyh Ali veled-i Hâcı Davud sipahizâde
Ahmed veled-i Hâcı İzzet im
Muhammed birader-i o. bennak
Diğer Fakih veled-i Muhammed Fakih

İmam-ı câmi-i kiram müezini
Alişah veled-i İsmail bennak
Abdi Hamza Bayram veled-i Ahmed nim
Mustafa birader-i o. nim
Yahya birader-i o. bennak
Ali veled-i diğer bennak

Abdülkerim veled-i o. mukayyid

Yukarı Mahalle’den sonra en çok hane ve nüfusa sahib olan
Mahalle-i Câmi-i Kebir’de yekûn hane 42’dir. Bunun 8’i nim, 28’i bennak,
2’si imam, 1’i de bi’r-i mai’dir.

Mahalle-i Alucuklar Sâkinleri
Defter no: TT 0994, Sayfa no: 314

Ali birader-i Tubuk Mustafa bennak
Osman veled-i Nebi Ahmed nim
Yusuf Fakih veled-i Bahşayiş bennak
Selim veled-i İvaz çift
Mahmud veled-i o. bennak
Muhammed birader-i o. bennak

İbrahim birader-i o. bennak
İsmail veled-i Mustafa nim
Hamza veled-i o. nim
Halil veled-i Mehmed Eldivan bennak
İlyas veled-i o. bennak
Bahşayiş veled-i Mahmud bennak

Yusuf veled-i İbrahim bennak
İvaz veled-i Muhammed bennak
İvaz Bekir veled-i İbrahim bennak

Kara Ağac’ın 4. mahallesi olan Alucuklar, nüfus ve hane bakımından en azı teşkil eden mahalledir. 15 hanelik bu yerde 1 çift, 3 nimçift, 11 bennak vardır. Cemân verilen çift nimçid ve bennak resmi, öşr-i hınta, öşr-ü şa‘ir, fi sene (senelik) giyah (ot vergisi) bad-ı heva, öşr-ü ağnam (koyun) vergilerinin yanısıra mukata'alar gibi vergi ve mülk detayları Mahalle-i Alucuklar’ın devamındaki bölümde kayıdlı bulunmaktadır.

1501 Öncesi Kara Ağac Karyelerinde Hane ve Kişiler
1501 Öncesi Kara Ağac karyelerindeki hane ve kişilerin vasıfları itibariyle tabloya almadığımız diğer hususlara baktığımızda; Kara Ağac Yukarı 1 muhassıl, 1 müezzin ve 1 bi’r-i mai, Vasatî 1 muhassıl, 1 bi’r-i mai, Câmi-i Kebir 1 bi’r-i mai, Salur 1 muhassıl, Çavundur 2 bi’r-i mai, Bozlu 1 bi’r-i mai, Tunâ-Şâh 1 muhassıl, Süvari 1 muhassıl, Bey 2 bi’r-i mai, 1 muhassıl, Karkın 7 bi’r-i ma-i, Fukahalar 2 bi’r-i mai, Çeltik 2 muhassıl, Yağcı 1 bi’r-i mai, Bilcüğez 1 muhassıl, 2 bi’r-i mai, Ulu-dinek 1 â’ma, Ulu-köy 1 bi’r-i mai, Bayad 1 bi’r-i mai, Ömercik 1 bi’r-i mai, Kürtün 3 bi’r-i mai, Nekid 2 bi’r-i mai, Saraycık,1 muhassıl, Arslandoğmuş 2 bi’r-i mai, Nudra 3 bi’r-i mai, Köprü 1 â’ma, Armutlu 6 zaviye şeyhi ve 6 sipahi, Zengibar 4 bi’r-i mai ve Ördekçi de 1 bi’r-i mai’ye sahibtir.
Kara Ağac mahallelerinden sonra ilk sırada yer alan Salur ile Yaka Eymür ve Çavundur’u esas alarak defterdeki gelir işlemlerine dikkat çektik. Buna göre Salur’da; “hâsıl an öşr-ü ortak hınta 115 hisse 3.400 kıymet, an öşr-ü ortak şa‘ir 9 hisse 1.080 kıymet, öşr-ü cevz 100, öşr-ü bağat 100, resm-i ağnam 530, resm-i yulaf (?) 40, bad-ı heva 140, resm-i zemin fî sene 105-230, çift ve nimçift ve bennak resm-i 1200-40 Vakf-ı mescidi der yed-i Hasan 40 dönüm tasarruf yerdir öşr-ü Halil Seydi Fakih. 100 dönüm çiftlik-i hassa yerdir ortak ekülüdür. Cem'an 7.250”
Karyei Yaka-Eymür’de “hâsıl hınta an öşr-ü ortak 77 hisse, 1120 kıymet, şa‘ir an öşr-ü ortak 43 hisse, 980 kıymet, resm-i ganem 200, resm-i bağat 90, öşr-ü besatin 40, öşr-ü kovan 50, bad-ı heva 180, çift ve nimçift ve bennak resmi 851, 100 dönüm çiftlik-i hâssa yerdir, ortak ekilür. Cem'an 4.372 akçe.”
Karye-i Çavundur’da da; “hâsıl hınta an öşr-ü ortak 111 hisse, 1310 kıymet, şa‘ir an öşr-ü ortak 87 hisse, 1220 kıymet, öşr-ü kovan 40, resm-i ganem 280, bd. heva 250, çift ve nimçift ve bennak resmi 1010, Ceman 3.910” notları bulunmaktadır.

Kara Ağac Hane Nüfus Arazi ve Gelir Durumu 1501 Öncesi

Kara Ağac Hane Nüfus Arazi ve Gelir Durumu 1501 Öncesi

 

Yerleşim yeri

Defter Nr.

   Hane

 Nüfus

 Çift

 N.çid

 Bennak

  Müc.

  İmam

 

Mahalle-i  Yukarı

312

54

220

-

 5

39

-

1

 

Mahalle-i Vasatî

313

33

155

-

 3

20

-

-

 

Mahalle-i  C.Kebir

314

42

210

-

 8

28

-

2

 

Mahalle-i Alucuklar

314

15

75

 1

 3

11

-

-

 

Karye-i Salur

315

34

170

32

 2

 3

-

-

 

Karye-i Çöküler

316

21

105

2

11

 7

1

-

 

 

K. Yaka-Eymür

316

40

200

-

23

12

1

-

 

Karye-i Çavundur

317

12

70

 2

10

-

-

-

 

K. Kullar-İmacık

318

8

40

 2

 4

 2

-

-

 

Karye-i  Armutlu

319

16

80

-

 6

 6

1

-

 

 

Karye-i Bozlu

319

15

80

-

 6

 6

-

1

 

Karye-i Kara Yaka

320

22

110

-

13

 6

-

-

 

Karye-i Şarvan

321

15

75

-

10

 5

2

-

 

C. Karakuzulu

321

20

100

 2

 3

14

-

-

 

Karye-i Tunâ-Şâh

322

32

150

 1

22

 5

-

1

 

Mezra‘a Kullar

323

 6

30

 1

 4

-

-

1

 

 

Karye-i Çaltı

324

27

135

 1

10

 9

-

-

 

K. Uşak-Eymür

325

27

135

 1

10

 9

-

-

 

Karye-i İgdir

326

30

150

 4

18

 5

1

1

 

Karye-i Süvari

327

34

170

 1

20

10

1

-

 

Karye-i Bey

328

23

115

 1

7

 9

1

1

 

Karye-i Karkın

329

57

285

 2

20

21

1

1

 

Karye-i Sürtme

330

31

151

 1

20

 8

1

1

 

K. Fukahalar

331

31

151

 2

14

11

-

-

 

Karye-i Karlu

332

51

305

 1

35

20

-

2

 

K. Sollar-Selendi

333

22

110

 1

11

 8

1

1

 

Selendi Mezra'ası

334

 8

40

-

-

 7

-

-

 

Karye-i Çeltik

334

21

105

 3

8

 4

2

1

 

Karye-i Yağcı

334

12

70

 2

8

 3

-

1

 

Karye-i Bilcüğez

335

60

300

 1

32

23

-

1

 

K. Ulu-dinek

336

15

80

-

9

 6

-

-

 

Karye-i Çarık

337

10

50

-

4

 3

-

1

 

Karye-i Ulu-köy

338

27

135

 1

14

11

-

1

 

Karye-i Yaka-köy

338

24

120

-

10

10

1

1

 

Karye-i Bayad

339

17

85

-

13

 2

-

1

 

Karye-i Ömercik

340

30

150

 2

11

 5

-

-

 

Karye-i Kâfir

341

12

60

-

-

 7

-

-

 

Karye-i Kürtün

341

17

85

-

7

 6

-

-

 

Karye-i Nekid

342

47

235

 1

29

13

-

1

 

Karye-i Arak

343

 6

30

-

1

 4

-

1

 

Karye-i Saraycık

344

17

85

 4

10

 2

-

-

 

Karye-i Orvasi

344

 8

40

 2

5

 1

-

-

 

K. Arslandoğmuş

345

21

105

-

5

 9

-

-

 

Karye-i Nudra

346

27

135

-

16

 8

-

 

 

Karye-i Köprü

347

32

160

 2

11

13

4

1

 

K. Armutlu (Hb.)

348

36

180

 3

 8

10

1

-

 

Karye-i Zengibar

350

15

75

 5

 5

 1

-

-

 

Karye-i Ördekçi

350

19

95

 2

11

 4

-

1

 

Karye-i Viran

351

13

65

-

 9

 4

-

-

 

Karye-i Akça-Kal’a

354

8

40

-

 6

  2

-

-

 



































































1522’de Kazâ-i Yalvac ma‘a Nâhiye-i Kara Ağac
Cihet-i Kaza: 35

   1522 tarihlerinde Nefsî Kara Ağac merkezinde 66 hane, 92 nefer ve 330 nüfus bulunmaktadır. 1522 Tarih ve TT 0121 nolu Mufassal’da da aynı rakamlar itibariyle 92 nefer ve 66 hanenin kayıdlı olduğunu görüyoruz. Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA)’nin 319. sayfasındaki Kara Ağac bölümünde ise 92 Nefer, 66 Hâne, 9 mücerred, 5 bennak, 2 imam, 4 muhassıl, 3 muaf ve 3 de Tamga-i bogasi şeklinde kayıdlıdır. Burada nimçift, bennak, muaf ve çift’te bir farklılık söz konusudur ki karyelere ait bilgilerin detayını Kara Ağac’ın evkafında incelememiz gerekiyor. BOA’nın 323. sayfasında yer alan Timârhâ-i Erbâb-î Tîmâr bölümünde 1 kasaba ve 4 mahalle vasfında gösterilen Nefsî Kara Ağac’da haneler iki kalemde genel 2.050 ve Yörükân 67 olarak ele alınmıştır. Kara Ağac nüfusu, bu iki kalemden müteşekkil 2.117 hane esas alındığında 10.565’tir. Halbuki aynı kaynağın 319, 320 ve 321. sayfalarında yer alan karyelerin ve yörükânin haneleri tek tek toplandığında Kara Ağac ile birlikte yekûnu 868’dir ki bu rakam da 2.117’nin yarısından bile az seviyededir.
   O hâlde Kara Ağac’ı nüfus bakımından henüz yoğunluğu olmayan bir yer kabul edeceksek 868’i, daha gelişmiş bir nâhiye olarak görmek istiyorsak önce 2.117’yi esas alacağız. Kara Ağac’da bu tarihlerde 72 kura (hisse), 12 mezarî (mezarlık), 1 çiftlik, 2 bazar, 4 cemâ’ati yörükân (ki bunlar Kara Kuzulu Bölüğü, Bozlu Bölüğü, Şarvan Bölüğü ve Kara Yaka Bölüğü’dür), 2.642 neferan, 2.564 reâyâ (Müslüman nüfus), 78 (hâne) Yörükân (Yörük cemâ’atleri), 259 mücerred (bekâr nüfus), 336 muaf (vergi dışı), 2.050 hâne, 1.983 reâyâ, 67 (hâne) yörükân (Kara Kuzulu Cemâ’ati), 280.531 hasıl, 276.588 kura, mezarî ve gayruhu ile 3.943 hasıllı yörükân bulunmaktadır. Hâsshâ-î Padişâh-î Âlem-penâh bölümünde sadece tamga-yi bogasi (İpek, kilim vs. için yapılan damga boyası) vardır ve onun da hasılı 2.400’dür. Hâsshâ-i Mir-livâ bölümünde de Mir-livâ’ya ait hassa olarak Kara Ağac’da 1 karye bulunmaktadır ki onun da 82 neferi, 69 hânesi, 2 mücerredi, 1 muafı ve gelir olarak da 10.872 akçesi vardır.
   325. sayfadaki Timârha-i Merdan-i Kal‘a-i Eğirdür bölümünde yine Eğirdür kalesine tımar olarak yazılan Kara Ağac mevkiinde 1 karye, 1 mezra‘a, 29 nefer, 1 mücerred, 3 muaf, 25 hâne ve 6.502 hasıl ile İhtisab-i Nefsî Kara Ağac hasılı 790 akçe bulunmaktadır.
   Aynı sayfadaki Evkaf-i Kazâ-i Yalvac ma‘a Nâhiye-i Kara Ağac bölümünde ise Yalvac Kazâsı’na bağlı nâhiye Kara Ağac’ın evkafı içinde 28 kıt’a (parça), 3 karye, 1 mezra‘a, 3 çiftlik, 3 câmi, 4 hammâm, 49 dekâkin (dükkânlar), 8 asiyâb (değirmen), 1.000 nakdiyye (para), 15 zemin, harim (etrafı korumalıklarla çevrilmiş alan veya cami bölümleri) ve escar-i ceviz (palamut, ceviz, kestane, gürgen ve meşe ağaçları misillü ürünler) kitâsı, 606 dönüm, 7 bağ ve bağçe kit’ası, 25 dönüm, 1 buk’a, 54 neferan, 14 mücerred, 40 hâne, ve 13.765 hasıl kayıdlıdır.
   Bu durumda sadece hâne, nefer ve nüfusuna baktığımızda Kara Ağac’ın neferi: 2.807 (2.642+82+29+54)’dir. Mücerred; 273 (256+2+1+14), muaf: 350 (336+11+3) ve Reâyâ: 4.547 (2.564+1.983)’dir. Hânesi ise: 2.252 (2.050+67+69+25+40)’dir. 3 câmii ve 3 çiftlikli Kara Ağac’da 49 dükkânın yanısıra 4 adet hamâmın bulunuşu, nâhiyede ticaret kadar insan temizliğine de verilen önemin bir işaretidir. Öte yandan 8 değirmenin oluşu da mahsûlatın hayli çok olduğuna bağlıdır. Sadece kendisinde bulunan 3 adet ipek ve kilim gibi yörük imali eşyalarda kullanılan damga boyahanesi, 22 parça ağaçlık ve bağ-bağçe mevkiisi ve 631 dönüm arazisiyle dikkat çeken Kara Ağac’da sadece 1 mezra‘anın bulunması ise nâhiye toprağının daha plânlı işlendiğini ortaya koyuyor. Hisseli arazi, 12 mezarlık ve 276.588 civarındaki diğer timar, bir bakıma Kara Ağac ovasının çok geniş ve kullanılır arazilerden teşkil ettiğini gösteriyor. Hele ki 12 mezarlıklı bir nâhiyeden söz ediyorsak, bilmemiz gereken husus, nâhiyenin çok eski tarihli bir yerleşim yeri olduğudur.
   1522 tarihinin Kara Ağac’ı için bir önemli hususu burada belirtecek olursak; Kara Ağac’ın 1475 tarihi itibariyle 1. Mahallesi Yukarı’nın hâne sayısı 52’dir. 2. Mahalle Vasatî’nin 36, 3. Mahalle Câmi-i Kebir’in 44 ve 4. Mahalle Alucuklar’ın da 12’dir. Böylece bu dört mahallenin hanelerini birleştirdiğimizde karşımıza 144 sayısı çıkacaktır. Bu sayı 1501 Öncesi belgelere göre; Mahalle-i Yukarı 55, Mahalle-i Vasatî 33, Mahalle-i Câmi-i Kebir 42 ve Mahalle-i Alucuklar 15 hâne olmak üzere toplam 145’’dir. Bu duruma göre Kara Ağac’ın 1475’li tarihlerdeki 144 hâne sayısı 1501 öncesi bir tarihte 1 hâne artışla 145’e çıkıyor ki bu da bize aradan geçen çeyrek asırlık bir sürede Kara Ağac merkezinde kayda değer bir çoğalmanın olmadığını gösteriyor.
  1522 tarihine gelindiğinde ise Kara Ağac merkezli hâne sayısının 66 olduğunu görüyoruz ki sebebini araştırdığımızda karşımıza çıkan husus, daha önce de bahsettiğimiz üzre, Kara Ağac’ın iskân durumu BOA’nın 323. sayfasında yer alan Tımarha-i Erbâb-ı Tımar bölümünde olduğu gibi 1 Kasaba, 4 Mahalle genel 2050 ve Yörükâni 67 nüfus esasına bağlıdır.

1522 Kara Ağac Hâsshâ-i Mir Livâ Sâkinleri
Mustafa veled-i Muhammed nim
Mehmed veled-i o. mücerred
İskender veled-i Mahmud nim
İsmail veled-i Hâcı Muhammed bennak
Hâcı veled-i o. bennak
Nasuh veled-i o. mücerred

Hâcı İsmail veled-i İbrahim bennak
İbrahim veled-i Ali bennak
Musa veled-i İsmail bennak
Davud veled-i Mahmud bennak
Nebi Ahmed veled-i o. mücerred
Yusuf veled-i Tatar Mehmed bennak

Hasan veled-i İsmail bennak
Nebi Muhammed veled-i o.bennak
Şah Bâyezîd veled-i Hakkı nim
Budak veled-i Ahmed Ömer muhassıl
Mesud Fakih mezbur o. Ali
Cafer veled-i .. İsmail bennak

Ermiş Baba veled-i Ahi Mahmud bennak
Budak veled-i Hâcı Mehmed bennak
Nebi veled-i İslâm bennak
Yunus birader-i o. bennak
Mehmed veled-i Seyidhan o. çift
Mehmed veled-i Emir çift bennak

Hamza veled-i Şaban bennak
Ahmed birader-i o. bennak
Hasan veled-i Emir gulamî nim
Mumammed birader-i o. nim
Yunus veled-i İsmail bennak
Derviş .. Şeyh Hasan

Mustafa veled-i Musa muhassıl
Hasan veled-i Emirhan bennak
Muhammed İmam vld. Seferşâh bennak
Kasım veled-i o. muhassıl
Davud veled-i İbrahim nim
Süleyman Molla birader-i o. çift

Sefer veled-i Nasuh nim
Ali veled-i Hüseyin nim
Şaban veled-i o. mücerred ..
İsmail veled-i Süleyman bennak
Şaban birader-ir o. bennak
Kör Bekir Şaban veled-i Nasuh bennak

İlyas veled-i Emirhan bennak
Ali veled-i Kara .. bennak
Hüdaî Mehmed Ağa çift bennak
Veli Sofı veled-i Mehmed bennak
Seydi Nasuh veled-i Seydi Halil
İmam Bayezid muhasıl
Hâcı veled-i Muhammed bennak

Sefer veled-i Mahmud bennak
Ali veled-i Nasuh nim
Mevlud veled-i Süleyman bennak ..
Halil veled-i Muharrem bennak
Nebi Mehmed veled-i Gulam nim
İlyas veled-i Hasan nim

Karaveli veled-i Hasan nim
Yusuf Fakih veled-i Hamza imam
Bayezid Muhassıl
Nebi Mehmed veled-i o. nim
Mustafa birader-i o. mücerred
Süleyman veled-i İbrahim bennak
Nasuh veled-i Emîn çift

Yunus veled-i o. nim
Mehmed birader-i o. mücerred
Halil veled-i Yusuf bennak
Mehmed veled-i o. mücerred
Mehmedhan bennak çift
Mahmud veled-i o. bennak

Hâcı veled-i Ahmed nim
Cafer veled-i Abdullah muhassıl
Mahmud veled-i Bayram nim
İlyas birader-i o. bennak
Musa veled-i Nasuh nim
Sungur veled-i Ali nim

Musa birader- i o. bennak
İbrahim birader-i o. bennak
Nasuh vld. Mehmed Na’im bennak ..
Süleyman veledi Hâcı bennak
İlyas veled-i İsmail
Ahmed veled-i Şeyh Ali
Fakih Orkun birader-i o.

Nasuh veled-i Alibennak
Şaban veled-i Pir Ahmed nim
Hüdaî birader-i o. bennak
Nasuh veled-i Hamza nim
Ali birader-i o. nim
Ebri veled-i Halil bennak

Budak veled-i o. mücerred
Hasan veled-i İvaz bennak
Mehmed birader-i o.mücerred
Hâcı veled-i İvaz mücerred
Şaban veled-i Abdullah bennak
Osman veled-i Halil bennak
Musa veled-i Yunus bennak

1522 Kara Ağac’ının Karyelerinde Hane ve Neferler
   1522 tarihinde BOA kaynaklarında Kara Ağac Nâhiyesi’nin 319’dan 321’e sayfalarında yazılan köyler, bu bölümde bütün detaylarıyla verilirken, bunlara 323 ve 325 sayfaları arasında yer alan Kazâ-i Yalvac ma‘a Nâhiye-i Kara Ağac bölümünde Merkez Kara Ağac içinde yer verilmiştir. Dolayısıyla hem 319, 320 ve 321. sayfalardaki kayıdları, hem de TT 0121 nolu mufassalı incelediğimizde Kara Ağac’a ait karyelerden Bilcüğez 45 hane ve 57 nefer ile ilk sırada yer alırken, Yaka-Eymür 43 hane ve 52 nefer ile ikinci sıradadır. Salur 41 hane, 46 nefer, Karlu 41 hane, 42 nefer, Çöküler 33 hane, 44 nefer, Nekid 37 hane, 38 nefer, Sürütme 33 hane, 35 nefer, Çavundur 37 hane, 44 nefer ve Tunâ-şah da 30 hane ve 36 neferle yoğunluğu bulunan karyelerden görünüyor.
   Ekseriyetle diğer karyeler ise 30 hanenin altında seyrediyorlar. Bunlardan Çaltu 27 hâne, Armudlu 26 hâne, Fakihler 25 hâne, Bey, Kargın ve Akça-Kal’a 22’şer hâne, Uşak-Eymür 20 hânedir. Daha sonra da 19 hâneyle Süvar, 18’şer hâneyle İgdir ve Çeltik, 17 hâneyle Sollar ve Selendi ile Kullar ve İmacık, 15 hâneyle Ördekçi, 14’er hâneyle Ömercik ve Viran, 13’er hâneyle Kürtün ve Nodra, 11 hâneyle Saraycık ve 10’ar hâneyle de Ulu-köy ve Zengiler geliyor. 10 hânenin altındakiler ise Arslandoğmuş 9, Yaka-köy, Yağcı ve Kullar 7 ve Mezra‘a Kaplan 5 hânedir. Tek gayr-i Müslim köy olan Yenice (eş şehr-i bi Kâfir) ise sadece 4 hâneliktir. Diğer hususlar ise şöyledir:
   Nâhiye-i Kara Ağac’da 4 muhassıl, 3 tamga-yi boğası, Bey’de 1 bi‘r-i mai (su kuyusu), 1 muh. 1 â'ma, Çöküler’de 1 bi‘r-i mai, Karlu’da 1 bi‘r-i mai, Sollar-Selendi’de 1 sipahizâde, Çaltu’da 1 bi‘r-i mai, 1 zâviyedar, 1 şeyh-i zâviye, Nudra’de, 1 şeyh-i zâviye, Ulu-köy’de 1 muhassıl, Yaka-Eymür’de 1 bi‘r-i mai, Armudlu’da 1 şeyh-i zâviye, 1 zâviyedar, 1 bi‘r-i mai, Ördekçi’de 1 bi‘r-i mai, 1 muhasıl, Zengiler’de 2 bi‘r-i mai, Uşak-Eymür’de 1 şeyh-i zâviye, Çavundur’da 1 bi‘r-i mai, 1 muhassıl ve Bilcüğez’de 1 bi‘r-i mai, 1 muhassıl, Tunâ-Şâh 1 hâcı, Kara Kuzulu Cemâ’ati’nde 1 muhassıl, Bozlu Bölüğü’nde ise, 1 muhassıl ve 1 â’ma bulunmaktadır.
   Bu bilgiler ışığında 1522’de Kara Ağac Nâhiyesi genelinde 879 hâne, 81 mücerred, 12 bennak ve 39 da imam mevcuttur. Pektâbii bu 4 kalem rakam Kara Ağac’ın o tarihlerdeki net nüfusunu vermediğinden neferan, reâyâ, mücerred, imam ve diğer nüfus detaylarıyla Kara Ağac’a ait mülkleri, daha önce de belirttiğimiz gibi, BOA’nın 325. sayfasında yazılı Evkaf-i Kazâ-i Yalvac ma‘a Nâhiye-i Kara Ağac bölümünde net bir şekilde; 28 kıt’a (parça), 3 karye, 1 mezra‘a, 3 çiftlik, 3 câmi, 4 hammâm, 49 dekâkin (dükkânlar), 8 asiyâb (değirmen), 1000 nakdiyye (para), 15 zemin, harim (câmi bölümleri) ve escar-i ceviz (palamut, ceviz, kestane, gürgen ve meşe ağaçları misillü ürünler) kitâsı, 606 dönüm, 7 bağ ve bağçe kit’ası, 25 dönüm, 1 buk’a, 54 neferan, 14 mücerred, 40 hâne, ve 13.765 hasıl mevcutlu olarak buluyoruz.

Şarkî Kara Ağac’ın Köylerinde Hâne ve Arazi
   Bir hayli köyünün çok ufak, buna rağmen bazılarının da çok büyük olduğu 1522 Kara Ağac’ının köylerinden Bilcüğez 45 hâne, 57 nefer ve 225 nüfus ile ilk sırada yer alırken, Yaka-Eymür 43 hâne, 52 nefer ve 215 nüfus ile ikinci sıradadır. Salur 41 hâne, 46 nefer, 205 nüfus, Karlu 41 hâne, 42 nefer ve 205 nüfus, Çöküler 33 hâne, 44 nefer, 165 nüfus, Nekid 37 hâne, 38 nefer ve 185 nüfus, Sürtme 33 hâne, 35 nefer ve 165 nüfus, Çavundur 37 hâne, 44 nefer ve 185 nüfus ve Tunâ-Şâh da 30 hâne, 36 nefer ve 150 nüfusuyla yoğunluğu bulunan karyelerden görünüyor. Ekseriyetle diğer karyeler ise 30 hânenin altında seyrediyorlar.
   Bunlardan Çaltu 27 hâne, Armudlu 26 hâne, Fakihler 25 hâne, Bey, Kargın ve Akça-kal’a 22’şer hâne, Uşak-Eymür 20 hânedir. Daha sonra da 19 hâneyle Süvar, 18’şer hâneyle İgdir ve Çeltik, 17 hâneyle Sollar ve Selendi ile Kullar ve İmacık, 15 hâneyle Ördekçi, 14’er hâneyle Ömercik ve Viran, 13’er hâneyle Kürtün ve Nodra, 11 hâneyle Saraycık ve 10’ar hâneyle de Ulu-köy ve Zengiler geliyor. 10 hânenin altındakiler ise Arslan 9, Yaka-köy, Yağcı ve Kullar 7, Mezra‘a Kaplan 5’dir. Tek gayr-i Müslim köy olan Yenice (es şehr-i bi Kâfir) ise sadece 4 hâneliktir.
   Köylerin arazi ve hasılı durumuna baktığımızda en çok hasılatın 8.555 müd ile 180 dönüm tarlaya sahib Salur’da olduğunu görüyoruz. Salur; hem hâne, hem nefer, hem nüfus ve hem de hasılı yönünden Nâhiye Kara Ağac’ın en büyük karyesi durumundadır. Karlu 30 dönüm araziye sahib olmasına rağmen hasılatı 5.999’dır. Yüksek hasıla bakımından Nekid 5.230, Bilcüğez 5.002, Uşak-Eymür 4.600, Armudlu 4.399, Nodra 4.500, Tunâ-Şâh 3.300 hasıla ile önde geliyorlar. Arazi bakımından ise Salur’un ardından Karkın 100 dönüm, Saraycık ve Nekid 80’er dönüm ile çift araziye, Viran 62 dönüm, Fakihler ve Tunâ-Şâh 60’ar dönüm, Yaka-Eymür, Ördekçi, Süvar, Çeltik, Sürtme, Bilcüğez ve Arslan 50’er dönüm ile nimçift araziye sahibler. Çöküler, İgdir, Kürtün, Yenice eş şehri bi Kâfir, Bayad, Armudlu, Yağcı, Ulu-dinek, Uşak-Eymür, Çavundur ve Orvas köylerinin üzerinde arazi görünmezken, çift ve nîm-çift sayılmayacak tarlaya sahib köylerden Bey, Sollar-Selendi, Nodra, Ömercik ve Zengiler’de 40’ar dönüm, Karlu ve Çarık’da 30’ar dönüm, Köprü’de 26 dönüm, Yaka-köy’de 25 dönüm, Ulu-dinek, Kullar ve Mezra‘a Karye-i Çeltik’te de 20’şer dönüm tarla mevcuttur.
   Yeri gelmişken hemen burada bir açıklık getirelim; Çift 100 ilâ 150 dönüm arası arazidir. Nimçift yarım çifttir. Bennak, Osmanlı Devleti’nde toprak sahibi babalarının yanında yaşayan erkeklerin evlendikleri zaman ödedikleri vergidir. Muaf vergi vermeyecek, yükümsüz kişidir.
   Dikkat edilirse Oğuz boyuna mensub aşiret ve oymakların yerleştiği Kara Ağac’ın Salur, Karlu, Çavundur, Yaka-Eymür ve Uşak-Eymür isimli köylerinde hem arazi, hem de nüfus yönünden önemli bir yoğunluk söz konusudur. Özellikle Salur ve Karlu bu noktada çok daha ileride görünmektedirler.
1522 tarihi itibariyle Yalvac Kazâsı’nın nâhiyesi durumunda olan Nefsî Kara Ağac’da yekûn 1146 nefer, 938 hâne, 4.690 hâne nüfusu, 146.324 hasılı, 93 mücerred, 454 nim-çift (nimçid), 289 bennak, 102 muaf, 41 imam,150 çift ve 1.368 dönüm de tarla bulunmaktadır.
   Kazâda görevli 4 muhassıla karşılık, Ördekçi’de 2, Çavundur, Bey, Süvar, Ulu-dinek, Belceğiz ve Fakihler’de de 1’er muhassıl vardır. Bunun yanısıra Bey ile Süvar’da 1’er amâ görülürken, nâhiyede bir hayli hâcı olmasına rağmen tek karye hâcısı Tunâ-Şâh’ta yazılmıştır.
   Nüfusa gelince; biz, haneden belirlenen nüfusu tarihçilerin müşterek görüşlerine istinaden 5 ile çarparak tesbit ettik. Bazı tarihçiler bunun 7 ile hesablanabileceğini ve hane nüfusuna çift, nim-çift ve bennak’ın da dahil edilebileceğini belirtirken, kendi yerel tarihçelerini yazan ehliyetli kişiler de yine Hanex5’ten hareket etmişlerdir. Ayrıca imamlar da 5 nüfuslu olup mücerredler tek nüfustan sayılmaktadır. Kara Ağac’da nüfusu büyük ölçüde etkileyecek olan çift, nim-çift ve bennakın yekûnu 893’tür. 41 imam ile 93 de mücerred vardır. Şayet bu görüşten yola çıkarak yeni bir nüfus hesabı yapmamız gerekirse yekûnunu verdiğimiz 4.690 nüfusa bir bu kadar daha; 4.465 çift, nimçid ve bennak, 205 imam ve 93 mücerred nüfusu eklememiz icabediyor. Böylece 1767 tarihindeki Nefsî Kara Ağac’ın yekûn nüfusu 9.453 olarak değerlendirilebilir.
   Tahmini nüfus hesablanmasında en büyük problem, söz konusu (Tahrir ve Temettüat) defterlerde verilen hânelerin kaç kişiden oluştuğudur. Bu konuda araştırmacılar değişik görüşler ileri sürmüşlerse de bugün en fazla kabul göreni, ortalama 5 kişi kabul edilendir. Bunlar anne-baba ve ikisi erkek, birisi kız üç çocuktan ibarettir.
   Halil İnalcık’ın her nimçiftin bir aile olduğu görüşüyle imam nüfusları da buna ilâve ederek nüfus hesaplanmaktadır.
Buradan hareketle H.937/M.1530 yılında Karye-i Çeltik’in tahmini nüfusunu;
Hâne nüfus : 18x5= 90
İmam nüfus : 1x5= 5
Nimçift nüfus : 5x5= 25
Toplam nüfus : 120 olarak buluruz.
   Fakat mücerred ve vergiden muaf olanlar bu nüfusa dahil değildir.
  Türkmen aşiretlerinin, Halep ve Musul Vilâyeti garbında olmak üzere 250 bin nüfusu bulunduğunu kaydeden Alman muharrirleri Dr. Frayliç ve Mühendis Raulig’e göre; “Bunların hane nüfusları Kaçarlar kadar kesif değildir ve Türkmenler diğer aşiretlerden mühim bir noktada ayrılırlar. O da bu aşiretlerde erkek nüfusunun fazla olmasıdır. Hatta erkekler o kadar fazladır ki, ekseriya birçok erkeklere Türkmen zevce bulmak müşküldür ve bunlar diğer civar aşiretlerden kız kaçırarak zevce ediniyorlar. Fakat burada da bazı kayda değer ihtiyaç vardır. Erkek fazlalığı yalnız birinci nisbette vakidir. İkinci nisbette vâki değildir. Buna binaen burada da aile kesafetini iki şube üzerine taksim etmek icab eyler. Her ailenin Nüfus Azamisi: 14 nüfustan mürekkeb, Nüfus Vasatisi; 9 nüfustan mürekkeb, Nüfus Asgarisi: 5 nüfustan mürekkebtir.” (83)
   Bunda da 2 erkek, bir kız ele alınmıştır. Anne baba ile birlikte asgari aile nüfusu 5’tir. Tabloda yine bir Armudlu karyesi vardır. O karyenin 7’şer Hane ve Neferi, 700 de Hasılı bulunmaktadır. Bu Armudlu’nun diğer adı Ankara Vakıflar Araştırma Merkezi mütercimleri Hilal Aydemir ve Ali Çakır tarafından da ‘Nam-ı diğer Habillu’ olarak okunmuştur ve bu doğrudur. Bizim tahminimizce burasının nüfus ve hanesine bakıldığında olması mezra‘ası olması muhakkaktır. Zira o tarihte Kara Ağac’da, Kaplan ve Kovacık’ın dışında Çeltik karyesinin de bir mezra'ası vardır.
XI. yüzyıldan başlayarak XIII. yüzyılın ikinci çeyreğine kadar Anadolu’da mevsimlere itibariyle yazın yaylaklara gidilen ve kışın da kışlaklara dönülen bir göçebe hayat yaşanıyordu.
   Şehirlerde de aynen yaşanan bu hayatın köylerdeki bölümünde iskânı ancak birkaç evlik kümeler teşkil ediyordu. H.Ahrveiler, 40 hanelik (Kapnoi) yerlerin köy (Chorion), 1000 haneye kadar olanlarının kasaba, küçük şehir (Proas), bunların üstündekilerin de şehir kabul edildiğinden bahsediyor. Diğer bir kayda göre Anadolu’da XII. Yüzyıl sonlarında 400 bin köy mevcutken 1997’de yine aynı Anadolu’da yaklaşık 40 bin köyün olması, o dönemlerde nüfusun oldukça küçük iskân mahallerinde toplandığını göstermektedir. Şayet Şarkî Kara Ağac tarihindeki hane sayılarını dikkate almış olursak burada Salur ve Karlu (41), Yaka-Eymür (43) ve Belceğiz (45) olmak üzere ancak 4 adet köyden bahsetmemiz gerekecek. Çünkü diğerleri kısmî azami 37 ve asgari çoğunluk 10 arasında seyrediyor. Bu duruma ve mezkûr görüşe rağmen BOA’nın 1522 Tarihli TD’de Kara Ağac’a ait bütün yerleşim yerleri neredeyse karye olarak belirtilmiştir.
   Günümüz coğrafyacıları devamlı yerleşmenin bazı iskân çekirdekleri, yâni başlangıç noktaları etrafında geliştiğine işaret ederler ki, bu gelişmeyi şu şekildeki bir şema ile şöyle değerlendirebiliriz;
a) Tek ev ve eklentisi
b) 3 ev+4 ev=7 ev (Köyceğiz),
c) 30 ev (Hane)=Köy
   Köyün isimlendirilmesine gelince bu Arapca’da Karye, Farsça’da Dih ve Sağdca’da da Kent ile karşılanmaktadır. Çince kökenli tahmin edilen Göktürk çağı türkçesinde geçen Quy ise köyün en eski hâlidir. Osmanlı Tapu Tahrir ve Tapu Kadastro Kuyud-ı Kadime kayıtlarında geçen ve köye bağlı olup zirâ'at yapılan mezra'anın da Türkçe’si ekinlik anlamındadır. (84)
_________________________________________________
83-Dr. Frayliç ve Müh. Raulig, Türkmen Aşiretleri, Çev. Habil Adem, Matbaa-i Osmaniye İst. 1334, s. 75
84-Tuncer Baykara, a.g.e, s. 83-84-86

Karakuzulu Cemâ’ati’nin Hâne Nüfus Hâsıl ve Öşürleri
   1522 yılı itibariyle Yalvac Kazâsı’na bağlı 4 mahalleli tek nâhiye olan Kara Ağac’ın, hanesinden neferine kadar meskûnlarının arazi, çiftlik, dükkân, bağ-bahçe, hamam ve değirmen gibi meslekî alanları ile bunlara ait hasıl ve vergileriyle ne kadar cemâ’at, yörükân, reâyâ, neferan, mücerred ve muâf kimselerin bulunduğuna bir göz atalım. Cemâ’at olarak Kara Ağac’ı mekân tutan tek cemâ’at Karakuzulu’lar’dır. 1530 senesinde Kara Ağac-ı Yalvac Kazâsı’na tâbi Tımar olarak kaydedilen Karakuzulu Cemâ’ati Şarvan, Bozlu ve Karakuzulu Bölükleri’nden teşekkül etmiştir. Cemâ’at’in, bölükleri dâhil 78 neferi ve 67 hanesi bulunmaktadır. 78 neferin 30’u Karakuzulu Cemâ’ati’ne, 12’si Şarvan Bölüğü’ne, 20’si Bozlu Bölüğü’ne 16’sı da Bölük Karakuzulu’ya aittir. Haneler ise Karakuzulu Cemâ’ati 25, Şarvan Bölüğü 9, Bozlu Bölüğü 11 ve Bölük Karakuzulu da 15’tir.
   1522 senesinde cemâ’atin iktisadî faaliyetleri incelendiğinde tarımla hayvancılığın birlikte yürütüldüğü görülüyor. Cemâ’atin senelik 3.943 akça olarak ödediği verginin % 38’i tarımcılık,% 35’i hayvancılık, % 22’si şahsa bağlı olarak alınan vergilerden olup % 5’i de bad-ı heva resmi tutarından meydana gelmektedir. Cemâ’at buğday, arpa ve pamuk üretirken, defterdeki kayıdlar itibariyle 11 müd, 16 kile buğday karşılığı olarak 1.008 akça hınta öşrü ödemiştir. Bu tutar toplam vergi miktarı içerisindeki % 25’lik bir payı göstermektedir. 6 müd 19 kile arpa karşılığı olarak 417 akça şa’ir öşrü ödenmiştir ki bu rakam da toplam vergi miktarının % 11’ini oluşturmuştur. Cemâ’atin ödediği vergiler içerisinde ağnam resmi tutarı % 30’luk bir paya sahibtir. Karakuzulu Cemâ’ati 2.408 adet küçükbaş hayvan karşılığı olarak 1.204 akça vergi ödemiştir. Bu tutarın üzerine otlak ve ağıl resmi tutarı da eklendiğinde ödenen verginin % 35’ini hayvancılıkla ilgili vergilerin teşkil ettiğini görüyoruz. (85)
   994 Numaralı Defter’de ise Karakuzulu Cemâ’ati, Kara Ağac Nâhiyesi’ne tâbi Mir-liva Hâssı olarak kaydedilmiş olup Cemâ’at’in Şarvan, Bozlu, Karakuzulu ve Kara-Yaka adlı dört bölükten oluştuğu görülmektedir. Burada dikkatimizi çeken husus Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nün 1530 Tarih ve 438 Numaralı Muhasebe-i Vilâyet-i Anadolu Defteri’nde görülmeyen Kara-Yaka’nın 994 Numaralı Defter’de bulunması ve burada defterde Bozlu, Şarvan ve Kara-Yaka bölükleri hakkında; “altı sürü koyundan otlak resmi vasat koyun bahası 25’er akçadır. Altı koyundan kıymeti 120 ve yedişer akça ağıl resmi alınır” ifadelerinin yer almasıdır. Cemâ’at bu defterde 1522’ye göre 5 nefer eksiğiyle toplam 73 nefer olarak kayıdlıdır. Bu neferlerden 2’si çift, 32 hanesi nim çift, 28 hanesi bennak ve 3 hanesi de Yörük kaydedilmiştir. Cemâ’atte 3 nefer mücerred, 2 nefer de pir-i fani olduğu için muaftırlar. Karakuzulu Cemâ’ati’nin bu defterde kaydedilen senelik vergi toplamı 4066 akçe olup, alınan vergilere bakıldığında cemâ’atin tarımla da uğraştığı da görülmektedir. Cemâ’at 30 müd buğday pahası olarak 900 akçe hınta öşrü ödemiştir. Arpa da yetiştiren cemâ’atin, 17 müd arpa pahası olarak da ödediği şa’ir öşrü 240 akçedir. Cemâ’at her ne kadar tarımla uğraşsa da ödenen vergiler itibariyle, aynı zamanda Yörük geleneğinin icabı yapılan hayvancılıkla ilgili alınan vergiler en büyük yekûnu teşkil etmektedir. Cemâ’at’in yine 3484 adet küçükbaş hayvan için ödediği ağnam resmi tutarı ise 1.742 akçedir. Bu sürüler için 46 akçe de otlak resmi ödeyen Cemâ’at, ayrıca 635 akçalık çift, nimçift ve bennak hakkı ile 430 akçe de bad-ı heva resmi ödemiştir. (86)
_________________________________________________
85-TD 121, s.512-513; TD 994, s. 322
86-Serkan Sarı, XV-XVI. Yüzyıllarda Menteşe Hamid ve Teke Sancağı Yörükleri, Isparta 2008, s. 242


994 Numaralı Defter’de
Karakuzulu Cemâ’ati ve Resimleri

Bölük Bozlu  Çift  Nim    Bn.  Yörük  Müc.  Pir-i Fâni  Çift/Ben. R.  A

                          -      6         6        -        3           1                123           

                           Hınta  Şa‘ir  Ağnam  Otlak   Bd. hev

                            300     60        400        -          20           

Karakuzulu  Çift  Nim    Bn.  Yörük  Müc.  Pir-i Fâni  Çift/Ben. R.  A

                         2     3        14         -         -            1             210         

                    Hınta  Şa‘ir  Ağnam  Otlak   Bd. hev

                      -           -       300       46          60

Kara Yaka    Çift  Nim    Bn.  Yörük  Müc.  Pir-i Fâni  Çift/Ben. R.  A

                         -    13      5        3         -             -             132          

                     Hınta  Şa‘ir  Ağnam  Otlak   Bd. hev                  

                       300   100      562         -            -

Toplam      Çift  Nim    Bn.  Yörük  Müc.  Pir-i Fâni  Çift/Ben. R.  A

                      2    32        28       3        6             2             635          

                   Hınta  Şa‘ir  Ağnam  Otlak   Bd. hev                              

                    900    240   1.742       46         430


 

1530 Tarihinde Karakuzulu Cemâ’ati ve Hasılları

Bölük Adı
Karakuzulu Cemâ’ati

Şarvan

Bozlu

Karakuzulu

Nefer Hâne Müc. İmam Muhassıl Â’ma Hasıl  Sh.
  30      25       3         1          1           -       1.031  321

12        9       2          1          -           -       1.200   321

20     18       -            -          1         1       1.086   321

16     15      1            -           -           -          626   321

 

1522’de Karakuzulu Cemâ’ati’nin Hasıl (Gelir) Resimleri
 Hınta öşrü 1.008, şa‘ir öşrü 417, çift resmi 468, bennak resmi 348, mücerred resmi 30, ganem resmi 1.204, bad-ı heva resmi 180, pembe öşrü 60, otlak resmi 170, ağıl resmi 42 akçe. Toplam 3.943.

1522’de Karakuzulu Cemâ’ati’nin Hasıl Yüzdesi
   Hınta öşrü % 25, şa‘ir öşrü % 11, çift resmi % 12, bennak resmi % 9, mücerred resmi % 1, ganem resmi % 30, bad-ı heva resmi % 5, pembe öşrü % 3, otlak resmi % 4, ağıl resmi % 1. 2 imam, 2 muhassıl ve 1’ de â’ma’nın bulunduğu cemâ’atin ödediği senelik vergi toplamı 3943 akçedir.

994 Numaralı Defter’de Karakuzulu Cemâ’ati’nin Hasılları
Cemâ’atin Adı    Çift Nim ve Bennak Ağnam Otlak Bad-ı Heva Hınta  Şa‘ir    Yekûn
Karakuzulu                    635             1742     46         430       900   240      4.066

121 Numaralı Defter’de Karakuzulu Cemâ’ati’nin Hâne ve Hasılları
Cemâ’at      Hâne Çift Benn. Müc. Ağnam Otlak Ağıl Penbe Bd. Heva   
Karakuzulu   78    67   468    30      1204    170   42    60      180        
  Hınta   Şa'ir Yekûn
   1008    417  3943

Hâmid Sancağı Yörükleri’nde Nüfus Hareketi
  Bu kayıdların yanı sıra, 994 Numaralı Defter’de Hamid Sancağı Yörükleri’nden muaf kaydedilenleri görüyoruz ki bunlar da Kara Ağac’daki Karakuzulu Cemâ’ati’nden 2 kişidir ve pir-i fâni olarak muaf kaydedilmişlerdir. 30 Nolu Defter’de ise Bayad 7 hane, 8 nefer, 1572 Tarih ve 51 Nolu Defter’de de Çarık Saray 8 nefer olarak kayıdlıdır. Bu kayıd da bize göstermektedir ki Çarık Saray bir anlamda cemâ’atin adıdır. Öbür anlamda ise Çarık ile Saraycık’ın birlikte anılması Çarık karyesinin sonradan Saraycık ile birleşerek Çarık Saray adını aldığına işarettir.
   1522 tarihinde Karakuzulu Cemâ’ati 78 hâne, 67 neferdir. 1532 senesine gelindiğinde yörüklerin genel nefer sayısı 4.785, hâne sayısı da 3.742 olarak hesablanmıştır. Bu, 1522 senesi dökümleriyle karşılaştırıldığında nüfusta bir düşüş varmış gibi gösterse de, 1532 tarihli defter yalnızca Padişah Hâssı olarak kaydedilen cemâ’atleri vermektedir. Konuya bu yönüyle baktığımızda yine yörüklerin nüfusunda bir artış olduğunu söyleyebiliriz.
   994 numaralı deftere bakıldığımızda da cemâ’atin nefer sayısının 2.816 olarak hesaplandığını görüyoruz. Burada hâne sayısı 2.649 olup, bunların 58’i çift, 354’ü nim çift, 1.069’u bennak ve 942’si de Yörük olarak kayıdlıdır. Yalnız, eksik olan 994 numaralı defterin diğer defterlerle karşılaştırılmasının yapılması mümkün değil. Bu verilen rakamlar cemâ’at olarak kaydedilen Yörükler’i göstermektedir. Bunların üzerine köylerde yerleşen perakende guruplar da eklediğinde Yörükler’in hâne sayısı 2.764, cemâ’atlerin nefer sayısı da 2.937 olarak görülecektir. Defterlerde Cemâ’atin nefer sayısı verilirken mücerred ve muaf kabul edilenler de sayılmıştır. 1522 senesinde Hamid Sancağı Yörükleri içerisinde 1.548 nefer mücerred kaydedilmiştir. 1532 Senesinde mücerred kaydedilenlerin sayısı 923 iken 994 numaralı defterde de 51 nefer olarak görülmektedir. 1522 senesinde değişik nedenlerle 503 nefer muaf kaydedilirken, bu rakam 1532’de 36 nefer muafa düşmüş olarak gösterilmiştir. 994 numaralı defterde de 93’ü görevleri itibarıyla, 25’i de sakatlıkları nedeniyle toplam 118 nefer muaf kabul edilmişlerdir.
   Hâmid Sancağı Yörükler’inden alınan ağıl ve otlak resmi tutarları karşılaştırıldığında ağıl resminin daha fazla tuttuğu görülmektedir. 30 numaralı defterde Yörükler’in ödediği toplam vergi miktarının % 5’ini ağıl ve otlak resmi tutarı oluşturmaktadır. Bu oran 1522 senesinde % 4 olarak görülmektedir ki bunun yarısı ağıl, yarısı da otlak resmi tutarıdır. 1532 senesinde ağıl resmi tutarı % 2, otlak resmi tutarı da % 4 olmak üzere, toplam vergi miktarının % 6’sını ağıl resmi ve otlak resmi tutarı oluşturmaktadır. 994 senesinde bu oran % 5’dir.
   Cemâ’atlerin ödediği vergiler içerisinde dikkati çekenlerden birisi de bad-ı hava resmidir. II. Bâyezîd döneminde hazırlanan genel kanunnamede “Bâd-ı hevâ deyü, defterlerde kaydolunan resm-i aruz, cürm-ü cinayet ve çiftlik tapusı ve ev yeri tapusı ve haricden kışlayanlarun dütün resmidir” ifadesi yer almaktadır. (87)
Hâmid Sancağı’nda Yörükler’in kır nüfusu içerisinde önemli bir yekûna sahib olduklarını görmekteyiz. 30 numaralı defterde Hâmid Sancağı kır nüfusu içerisinde Yörükler’in nefer sayısı % 33, hâne sayısı da % 17 nisbetindedir. 1522 senesinde toplam kır nüfusuna hâne ve nefer sayısı açısından bakıldığında % 40’ı Yörükler’e aittir. 994 numaralı defterde ise toplam hâne sayısının % 35’i Yörükler’den müşekkildir.
   1572 Tarihli Defter’de cemâ’atlerin sadece nefer sayıları verilmiştir. Bu tarihte Hâmid Sancağı’ndaki Yörükler’in toplam nefer sayısı 11.242 olarak hesablanmıştır. Sancağın değişik yerlerine dağılmış durumda olan Yörükler’den 2.276 neferi Gölhisâr Kazâsı’nda, 2.201 neferi Eğirdir Kazâsı’nda, 1.942 neferi Yalvac Kazâsı’nda, 693 neferi Barla Kazâsı’nda, 3.630 neferi Afşar Kazâsı’nda, 334 neferi Ağlasun Kazâsı’nda ve 166 neferi de Yavice Kazâsı’nda bulunmaktadır. Yıllara (994 Nolu Defter’e) göre Hamid Sancağı Yörükleri ise II. Bâyezîd Han Dönemi 1481-1512 tarihlerinde Karakuzulu Cemâ’ati 73 nefer, 65 hâne. 1522 Tarih ve 121 Nolu Defter’e göre Kara Kuzulu Cemâ’ati 78 nefer, 67 hâne. 1572 Tarih ve 51 Nolu Defter’de İgdir Cemâ’ati 72 nefer, Köprü Cemâ’ati 6 nefer ve Salur Cemâ’ati de 9 nefer’dir.
_________________________________________________
87-TD 994, s. 322; Serkan Sarı, a.g.e, s. 242-246


Tashihler Üzerine Notlar
   Daha önce de bahsettiğimiz üzre 1 hâneyi; baba-anne, 2 erkek ve 1 kız çocuğu olarak asgarî aile nüfusunun 5 olduğunda ittifat etmişlerdir. Kimi tarihçiler, R.Tunç misâlinde olduğu gibi bunu 10 olarak hesablasa da genellikle 5 rakamı esas alınmaktadır. (88)
_________________________________________________
88-Ö.Lütfü Burkan, Tarih Demografi Araştırmaları ve Osmanlı Tarihi Türkiyat Mecmuası, c: x, İst. 1953, s. 1-26; Nejat Göyünç, Hane Deyimi Hakkında Tarih Dergisi, c: xxx, İst. 1979, s. 331-348


   BOA kayıdlarına istinaden ‘Şarkikaraağaç Tarihi 1’deki bazı farklılıklara bir göz atacak olursak; 21 nefer ve 18 haneli Karye-i Çeltik karyesinin hânesi 15, hane nüfusu da 150 olarak geçiyor. Halbuki tarihçilerin ittifak ettiği ‘her hânenin 5 nüfustan ibaret olduğu’ görüşü esas alınacak olursa Çeltik’in nüfusunun 150 değil -ki burada da 18x10 180 eder- 90 olması gerekir. Tunç; bu bölümle ilgili hazırladığı 1. Tablo’da (s. 61 ve 63) Çeltik karyesini 18 hâne iken 15, Karye-i Lodana olarak yazdığı Nudra’nın hânesi 13 iken 33, neferi 15 iken 35, Karye-i Ulu-köy’ün hânesi 10 iken 9 yazıldığı gibi, Karye-i Zengiler’in hânesi 10 iken 11 gösterdiği gibi, Cemâ’at olarak tek Karakuzulu cemâ’ati varken Cemaatler başlığı altında Bölük Şarvan’ı Bölük Şaduvan olarak belirtmiştir.
   Ayrıca Cemâ’atler başlığının yerine ‘Yörükân-î Yalvac ma‘a Kara Ağac’ ibaresini kullanmak da daha uygun olurdu.Tunç ayrıca ikinci Armudlu için de ”Defterdeki diğer Armutlu, bir rivayete göre ‘Ömer Armutlu’su olup Mardin’den sürgün edilmiş asi yörüklerdendir” ifadesini kullanmaktadır. Fakat rivayetlerin sağlıklı olmadığı ve ‘sözüm ona’ gibi bir manâyı taşıdığı muhakkaktır. Bu itibarla Kara Ağac üzerine tarih yazanların ekseriyetinde rivayetler müessir durumdadır. Fazlaca rivayetlerin olması kaynak dışı değerlendirmelerdir. Dolayısıyla bize göre bu ikinci Armudlu karyesinin 7’şer hâne ve neferi, 700 de hasılının olması onun mezra‘a olduğuna işarettir. Ayrıca Ankara Vakıflar Araştırma Merkezi mütercimleri Hilal Aydemir ve Ali Çakır tarafından diğer Armudlu’nun bir yerde de ‘Nam-ı diğer Habillu’ olarak okunması bizim tahminimizce burasının nüfus ve hânesine bakıldığında birinci Armudlu’nun mezra‘ası olması muhakkaktır. Zira o tarihte Kara Ağac’da, Kaplan ve Kovacık’ın dışında Çeltik karyesinin de bir mezra‘ası bulunmaktadır.
   Burada iki önemli notu daha düşmemizde fayda var. Birincisi; bugünkü Arak köyü, ne 1530 Tarih ve 438 Numaralı Muhasebe-i Vilâyet-i Anadolu Defteri’nde, ne de Tarihsiz Mufassal kayıtlarında gözükmemektedir. Halbuki aynı Arak’ın hem 1475-1481 Tarihli, hem de 1501 Öncesi Mufassal Defter’lerde kayıdlı bulunmaktadır. 1522’deki kayıdlarda bir de detayı verilmeyen ve Yer Dizinleri’nde sadece isim olarak kayda geçen Ağacık karyesiyle karşılaşıyoruz ki bu isim buradan başka hiç bir yerde geçmiyor.
   Tunç’un ayrıca 1522 Tarihli hazırlanan tabloda yer alan Çevkid’in Nekid, Çeltek’in Çeltik, Gürnüt’ün Kürtün, Lodana’nın Nudra, Omarcık’ın Ömercik, Sırancık’ın Saraycık; Çarıksaray’ın ayrı karyeler olarak Saraycık ve Çarık, Yakaemir’in Yaka-Eymür, Uludoğan’ın Ulu-dinek, Uşakemir’in Uşak-Eymür, Çavındır’ın Çavundur, Belceğiz’in Bilcüğez ve Şaduvan’ın da Şarvan şeklinde asıllarına uygun yazılması gerekirdi. Burada da Böcüzâde Süleyman Sami’deki gibi isimleri yanlış yazılmış karye emsâllerini görüyoruz. Bir hususa açıklığı da Zeki Arıkan’da ‘Saraycık-Akça-kal’a TT 30 ve TT 994’de birlikte yazılmıştır’ notuna istinaden getiriyoruz. Bu notlar da eserimizin 108. Sayfasındaki Karye-i Akça-Kal’a kısmında verilmiştir.
   Küpçü’nün (Karaağaç sh.112); “Tıpkı şimdiki belediye başkanları gibi halk tarafından seçilerek işbaşına getirilen” dediği Tımar Ağalığı hususuna açıklık getirirsek: "Tımar; Osmanlı İmparatorluğu'nda kamu arazisi (mirî) dâhilinde, yönetimi sipahiye bırakılmış olan verimli topraklara verilen addır. Osmanlı devletinde, belirli görev ve hizmet karşılığında kişilere tahsis edilen ve defter yazılarındaki senelik geliri 20 bin akçaya kadar olan askerî dirlikler. Kendisine böyle bir imkân tanınan kişiye de timar sahibi veya sipahî denir. Tımar sistemi 1831'de kaldırılmıştır. Timar sistemi, Osmanlı devletinde toprağın işlenmesi, devletin büyük bir masrafa girmeden askerî kuvvet sağlaması ve ekonomik hayatın gelişmesinde büyük faydalar sağladı. Devletin ekonomik ve askerî gücünü ortaya koyması bakımından önem taşıyan bu sistem bilinmeden bazı konularda doğru ve sağlam fikir sahibi olmak mümkün değildir."

Hâmid Sancağı Yörükler’inin Sosyal Durumu
  Hâmid Sancağı’nda bulunan Yörükler defterlerde cemâ’atler halinde kaydedilmişlerdir. Bazı büyük cemâ’atler daha alt guruplar diyebileceğimiz bölüklere ayrılmıştır. Örneğin Yavdaş Cemâ’ati; Muradoğlu, Kasımoğlu, Temür, Saruhan, Aksaklar ve Karacaoğlu Obası adlı bölüklere ayrılmıştır. Bunların haricinde perakende olup köylerde yerleşen Yörükler de görülmektedir. Perakende gurupların haricinde cemâ’atin tamamı da yerleşik hayata geçmiştir. Yerleşen bu cemâ’atler defterlerde Yörük yazılmaya devam edilmiştir. Yörük mümkündür. Hâmid Sancağı bünyesinde kaydedilen cemâ’atler içerisinde Kayı, Yazır, Bayad, Karkın, Yıva ve Çepni gibi Oğuz Boyları’nın ismini kullanan cemâ’atler mevcuttur. Cemâ’atlerin adlarına bakıldığında Ürkütlü, Karamanlu ve Orkunlu gibi cemâ’atlerin daha önceden göçüp geldikleri yerlerin adlarını da kullanıldığı görülmektedir.
   Cemâ’atler içerisinde Develü, Temürcüler ve Çelepkeş gibi meslek adlarını alanların varlığına rastlıyoruz. Buradan hareketle cemâ’atlerin bazıları bir takım meslekî faaliyetlere yönelmişlerdir. Yörük cemâ’atleri belirli bir alan içerisinde konup göçen guruplardır. Bazı durumlarda başka bölgelere de göçtükleri de görülmektedir. Ancak bu durum geneli yansıtan bir durum değil, kuraklık, toplum karışıklıkları veya sürgünler neticesinde gerçekleşen bir durumdur. Hâmid Sancağı içerisinde de Karaman, Teke ve Menteşe Sancakları’ndan gelen guruplara rastlamak da mümkündür. Örneğin İshaklar Cemâ’ati Hamid Sancağı içerisindeki Yalvaç Kazâsı’na tâbi kaydedilmiştir. İshaklar Cemâ’ati’nin kışı Aydın Livâsı Sultan Hisârı Kazâsı’nda yazı ise Kara Ağac’da geçirdiği görülmektedir. (89 ) Hâmid İli’ndeki cemâ’atlerin bir kısmı Safevi Devleti’nin kuruluşunda önemli bir yer tutmuştur. Safevilerin kurulusunda etkili olan Tekelüler umumiyetle Teke, kısmen de Hâmid ve Menteşe yörelerinin köylülerinden oluşmaktaydı. (90)
   Bilhassa Erdebil Tekkesi’nin etkileri bölgede büyük oranda hissedilmiştir. Safevi Tarikatı’nın kurucusu Şeyh Safiyyüddin’in torunu Hoca Ali’nin Anadolu’da özellikle de Teke, Hamid ve Karamanoğulları gibi Türk Beylikleri’nde birçok müridlerinin olduğu malûmdur. Bunun sebeblerinden birisi olarak, Ankara Savaşı sonrasında Timur’un elinde bulunan yaklaşık 30 bin kişilik Türkmen esirin Hoca Ali’nin aracılığıyla serbest bırakılması gösterilmektedir. (91)
   Defterlerde cemâ’atlerin birçoğunun kethüdası vardır. Cemâ’atler bu kethüdalarca idare edilmiş ve devlet işlerini bunlarla halletmişlerdir. 994 Numaralı Defter’de cemaatler içerisinde 7 nefer kethüda olarak kaydedilmiştir. Cemâ’atler sürekli olarak kazâ ve nâhiyelerle ilişki içerisinde olmak durumundadırlar. Bu sebeble de yönetici tâyini gereği duyulmuştur. Lâkin bu cemâ’atler küçük küçük kitleler hâlinde bulunduklarından hepsinin de bir reise tâbi olmaları mümkün değildi. (92) Cemâ’atin ileri gelenlerinin de cemâ’at idaresinde etkili oldukları anlaşılmaktadır. Hâmid Sancağı’nda Kumdanlu, Köpekler ve Çelepkeş Cemâ’atleri arasında çıkan bir anlaşmazlığı çözmek için bu cemâ’atlerin halkı içinden ileri gelenlerinden Yeğen Bey, Yusuf Fakı oğlu Hızır ve Hamza oğlu Bali, Anadolu Beylerbeyi Kâsım Paşa huzuruna çıkmış ve burada varılan anlaşmaya uyulacağına söz vermişlerdir. (93)
   Yörükler’in iktisadî faaliyetlerinin temelini hayvancılık teşkil etmektedir. Hayvancılık Yörükler için yalnızca bir iktisadî faaliyet olmaktan ziyade bir hayat tarzı olarak benimsenmiştir. Defterlerde bu cemâ’atler hayvancılığın yanında kısmi de olsa tarımla da uğraşmışlardır. Defterler incelendiğinde, 30 numaralı defterde çift kaydedilen haneler yekûn nefer sayısının % 7’sini, nim çift kaydedilenler de % 6’sını oluşturmaktadır. Netice itibarıyla bu tarihte Yörükler’in %13’ü tarım arazisi işlemişlerdir. 994 Numaralı Defter’de ise çift kaydedilen haneler; toplam nefer sayısının % 2’si, nimçift kaydedilenler de % 14’ü nisbetindedir. Toplamda neferlerin % 16’sı tarım arazisiyle uğraşmıştır. İncelenen defterlerin tamamında bennak kaydedilen hane sayısı, toplam nefer sayısının % 40’ının üzerindedir. Cemâ’atler zaman içerisinde daha çok tarım arazisi işlemeye başlamışlarsa da bu durum yeni müşküller de doğurmuştur ki 1742 senesinde Uluborlu Kazâsı’nda bulunan Yörükler, çevre köylerdeki sipahilerin kendi işledikleri arazilere el koymaya çalıştığını iddia ederek şikâyette bulunmuşları ve bu şikâyetle ilgili Uluborlu Kadısı’na hüküm gönderilmesi (94) de bunun bir misâlidir.

994 Numaralı Defter’de Hâmid Sancağı
Yörükleri’nin Hâne Sayıları

  994 Numaralı Defter’de Hâmid Sancağı Yörükleri yüzdesi Çift % 2 olub hâne sayısı 58’tir. Nim % 14 ve hâne sayısı 354, bennak % 41 ve hâne sayısı 1.069, Yörük % 36 ve hâne sayısı 952, mücerred % 2 ve hâne sayısı 51, muaf da % 5 ve hâne sayısı 118’dir. Bunların yekûn hânesi ise 2.592’dir. Yalnızca 994 Numaralı Defter’e göre Yörük hâneleri, toplam nefer sayısının % 36’sıdır. Yörük kaydedilen bu hâneler, tarımdan ziyade sürüleri olan hânelerdir.
Defterlerde koyunu 25’den eksik olanlardan bennak hakkı alındığı görülmektedir.
   Yörük hânelerinin koyunu olduğudan bennak yazılmamış, arazi tasarruf etmedikleri için de çift veya nim çift olarak yazılamamışlardır.
_________________________________________________
89-Ahmet Akgündüz, Osmanlı Kanunnameleri, C. II, s. 59
90-TD 51, v. 212a
91-Faruk Sümer, Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türk’lerinin Rolü, Ank. 196, s. 171
92-Faruk Söylemez, Anadolu’da Sahte Şah İsmail İsyanı, Erciyes Ün. Sosyal Bilimler Enst. Derg, sayı 17,
s. 72, Kayseri 2004,
93-Dr.Frayliç, Türkmen Aşiretleri, Haz. Ali Cin, Haluk Kortel, Haldun Eroğlu, İstanbul 2008, s. 48.
94-TD 176, s. 271


   Defterlerde Yörükler’in sosyal durumları ile ilgili önemli ipuçları veren bir başka gurup da muaf kaydedilenlerdir. 1522 senesinde değişik sebeblerle 503 nefer muaf kaydedilirken, 1532’de 36 nefer muaf kaydedilmiştir. Yine 994 Numaralı Defter’de de 93’ü görevleri, 25’i de sakatlıkları itibariyle 118 nefer muaf kabul edilmişlerdir.
Cemâ’atte muaf kaydedilenler ise imam, kethuda, muhassıl, kadimil, zaviyedar, tekke nişin, derviş, sipahi ve sipahizâde gibi görevliler yahud da babadan oğula devam eden ayrıcalıklara dayalı guruplarla â’ma, kötürüm, sağır ve pir-i fâni gibi sakatlıkları bulunanlardır.
   1522 tarihinde Nefsî Kara Ağac’ı ilgilendiren M.1530 Tarih ve 438 Numaralı Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Muhasebe-i Vilâyet-i Anadolu Defteri kayıdlarındaki karyeler bize o günlerde Kara Ağac ovasında hangi meslekî iştigâl ile ne kadar gelir elde edildiğini göstermektedir. Ayrıca Kara Ağac karyelerde iskân olunan kişilerin ne kadarının mücerred, bennak, ne kadarının muaf, hâcı, â’ma veya imam olduklarını ve bu kişilerin kazançları ile ne kadar vergi ödediklerini de bu kayıdlardan öğrenmiş oluyoruz.

1530 Kara Ağac’ında Evkaf Durumu
    Ekler’de Belge 4: Kara Ağac’ın Simalarından Şeyh Menteş Kaydı
   1522 yılı itibariyle Yalvac Kazâsı’na bağlı 4 mahalleli tek nâhiye olan Kara Ağac’ın, hânesinden neferine kadar meskûnlarının arazi, çiftlik, dükkân, bağ-bahçe, hamam ve değirmen gibi mülklerle bunlara ait hasıl ve vergilerine baktığımızda 1530 Kara Ağac’ı Nâhiyesi’nde ne kadar cemâ’at, yörükân, reâyâ, neferan, mücerred ve muâf kimselerin bulunduğunu da nüfus bakımından hesablamamız mümkünleşiyor.
   ‘Kazâ-i Yalvac ma‘a Nâhiye-i Kara Ağac Cihet-i kazâ 35’ başlığı altında Timârhâ-i Erbâb-î Tîmâr’a şunlar kayıdlıdır: Kasaba 1, Mahalle 4, Kurâ 72, Mezâri 12, Çiftlik 1, Bâzâr 2, Cemâ‘at-i Yörükân 4, Neferan 2.642, Re‘âyâ 2.564, Yörükân 78, Mücerred 256, Mu‘âf 336,Hane 2.050, Re‘âyâ 1.983, Yörükân 67, Hasıl 280.531, Kurâ, Mezâri‘ ve Gayruhu 276.588, Yörükân 3.943.
Evkâf-i Kazâ-i Yalvac ma‘a Nâhiye-i Kara Ağac’da bölümünde ise; Kit‘a 28, Karye 3, Mezra‘a 1, Çiftlik 3, Câmi‘ 3, Hammâm 4, Dekâkîn 49, Asiyâb 8, Nakdiyye 1.000, Zemin, Harim ve Escar-i Ceviz Kit‘a 15 Dönüm 606, Bağ ve Bağçe Kit‘a 7 Dönüm 25, Buk‘a 1, Neferan 54, Mücerred 14, Hane 40, Hasıl da 13.765’tir.

Meslek Sahibleri Araziler Ürünler ve Hayvanlar
   Dünya milletleri arasında kendi tarihinin seyriyle mütenasib Osmanlı’daki en vasıflı ve bir o kadar çeşitli meslek sahibleri içinde çiftçi ve çobanların başı çektiği dönemleri kayda alan ve arazi ile geçim kaynağı hayvanların listesini bize veren belgeler H.1260-61 (1844-45) Tarihli Temettüat Defterleri’nde mevcut bulunuyor. H.1294 Tarihli Salname’nin 418-420. sayfalarında ise 232 çeşit meslek adı yer alıyor. Bunlardan emsal olsun bâbından dikkate aldığımız bazı meslekler.
Çiftçilik: Kara Ağac’ın köylerinde hayvancılıktan sonraya gelen bir meslektir ve müşterek çiftçilik daha revaçtadır.
Çobancılık: En az 100-150 baş hayvanlarla yapılagelmiş yün, yapağı, süt, peynir, tereyağı deri ve benzeri ürünleriyle bu hayvanlar iyi değerlendirilmiştir.
Değirmencilik: Henüz elektriği tanımayan Kara Ağac ovasında değirmenler daha ziyade Salur, Çarıksaray gibi köylerin dağ aralarındaki dere yataklarında kurulmuş ve su çarkıyla dönen değirmen taşlarıyla buğday, çavdar, arpa ve darı gibi mahsuller öğütülmüştür Amelecilik: Neredeyse herkesin kendi amelesi olduğu nâhiyede böyle bir meslek hizmetkâr emsalinde pek geçerli değildir. Fakat diğer mesleklerden aktarlık, bohçacı, boyacı, berber, basmacı, çerçi, çulhacı, çözücü, duhancı ve duhan kıyıcı, duvarcı ustası, iplikçi, ipekçi katırcı, eskici, palacı, keçeci, derzi, dikici, tarakçı, na’lbandcı ve yapuculuk gereği kadar geçerlidir.
İmamlık: Halkın inançları noktasında birinci önceliği olan meslektir.
Diğer meslekî unsurlar: O günlerin meslekleri arasında Gayr-i Müslim mesleğinden papazlık ile fukara, ırgad, asker ve yetim de birer meslek olarak yerini alıyor. Bu mesleklerden duvarcı ustalığını ekseriyetle Gayr-i Müslim’ler yaparken, Kara Ağac’da kayda değer din görevlisi papazlar da bulunmamaktadır. Zira Kâfir köyleri, Hâmidoğulları’nın hâkim olduğu Hamid Livâsı’nı kısa sürede terketmişlerdir.
Araziler: Bugün de olduğu gibi mezru‘ tarla, bağ, bağçe, cehrilik, yeni harir, boz tarla, çayır, bostan ve cevizliktir.

Nefsi Kara Ağac ve Karyelerinin 1567’de Hâne Nüfus ve Hasıl Durumu

Nefsi Kara Ağac ve Karyelerinin 1567’de
Hâne Nüfus ve Hasıl Durumu

Yerleşim yeri

Sh/Nr

 Hane

 Nüf.

 Hasıl

Nefsi Kara Ağac

 172-385

230

1150

14655

Karye-i Nudra

386

89

445

5080

Karye-i Köprü

387

65

325

4000

K. Arslandoğmuş

388

34

170

3610

Karye-i Ömercik

389

182

910

11282

Karye-i İgdir

390

47

235

300

Karye-i Çaltı

391

25

125

5395

Karye-i Bey

392

42

210

2876

Karye-i Çökiler

393

53

285

4000

Karye-i Nekid

394

71

355

9786

Karye-i Saraycık

395

12

60

4307

K. Uşak-Eymür

396

25

125

4610

Karye-i Karkın

397

69

345

4291

Karye-i Ulu-dinek

398

71

355

7793

Karye-i Karlı

399

100

500

12000

K. Çavundur

400

84

420

7350

K. Sollar-Selendi

401

39

195

4100

Karye-i Armudlu

402

41

205

7789

K. Tunâ-Şâh

403

39

195

4300

Karye-i Fakihler

404

42

210

3896

Karye-i Ördekci

405

84

420

2440

Karye-i Viran

406

52

260

4150

Karye-i Belceğiz

407

77

385

8000

K. Karakuzulu

408

37

185

3088

Karye-i Şarvan

409

22

110

2510

Karye-i Salur

410

58

290

13861

Karye-i Sürtme

411

47

235

4800

K.Akça-Kal’a

412

63

315

3600

K. Yaka-Eymür

413

49

245

8999

K.Nevşirvan

414

52

260

4400

Karye-i Zengiler

415

41

205

4202

Karye-i Süvar

416

43

215

5792

Karye-i Orvas

417

10

50

3000

K. Kullar-İmacık

418

39

195

4254

K Karye-i Kürtün

419

15

75

1099

Karye-i Çeltik

420

33

165

4011

Karye-i Yağcı

421

5

25

2000

K. Armutlu (Hbl)

422

6

30

808

Karye-i Bozlu

423

9

45

2000

Mezra-i Kaplan

424

-

-

1230

Mezra-i Durga

425

-

-

800

Mezra-i Kovacık

426

-

-

400























































Ürünler:
Bunlarda da halâ büyük bir değişiklik var diyemeyiz. Yine zamanın ürünleri, o zaman ki gibi buğday, arpa, burçak, nohut, afyon, üzüm, yağ, ceviz, bal, bostan, ot, saz, keten kenevir, çayır, duhan (tütün) ve mut (tahıl)’dır. Fakat Isparta ilinde, özellikle de Şarkî Kara Ağac'da tütün ekimi kesinlikle yapılmamaktadır. Buna karşılık Isparta’da son zamanlarda elma ve vişne başta olmak üzre birçok meyve üretimi yapılmaktadır.
Küçük ve büyükbaş hayvanlar: Sağmal manda, kısır inek, öküz, erkek manda, kara camus, tosun, sağman manda, kısır inek, dişi buzağı, erkek buzağı, erkek macar ve camus düğesidir.
Küçükbaş hayvanlar: Sağmal koyun, yoz koyun, sağman keçi, oğlak, eseb, kuzu, erkek keçi, yoz keçi ve erkek koyundur.
Yük ve binek hayvanları: Erkek kısrak, dölsüz kısrak, katır, erkek bargir, erkek tay, merkeb, dölsüz merkeb, sıpa, ganem (koyun), ağnam (küçükbaş hayvan) ve erkek ağnamdır.
Hububat Ölçü Birimleri: Osmanlı’nın ilk yıllarında mercümek, afyon ve pirinç gibi mahsuller ile hınta (buğday), şa‘ir (arpa), zekret gibi isimler verilen hububatlar vardır. Bunların ölçülerine bir misal şöyle; Şa‘ir: 8 yarım: Kıymet: 1.5=12. Zekret: 2 yarım, Kıymet: 4=8. Yekûn: 60+01 (Adedi ağnam rüs: 10 Kıymet: 4 para)=61, Mezru tarla: 30 dönüm. Hasılat: 600+100=700-070 (aşarı)=630-315 mevkumun Kazâ-i Kara Ağac’da Karye-i Çeltik’te mukim: Seydi Veled-i Mehmed Hissesi =315
Hayvan Ölçü Birimleri: Sağman inek: 2 re’s (baş). Hasılat: 40+20=60. Sağman koyun: 4 rüs, Hasılat: 12+8=20. Kuzu: 2 rüs. Mecmu’ından bir senede temettü‘âtı: 362 kuruş. (95)
   Konar-göçer Yörükleri’nde hayvancılıkla meşgûliyetin yanında onlara ait ürünleri de değerlendirme sanatı vardır. Hayvancılıkla uğraşmaları dokumacılığın gelişmesini sağlamış ve avladıkları hayvanların derilerinden başka koyun, keçi ve sığır derilerinden birçok eşya imâl etmişlerdir. Bunlar postaki, çarık, gocuk, sofra, su tuluğu, yanlık, su koğası ve dağarcık gibi eşyalardı. Ayrıca sahib oludukları hayvanlardan elde ettikleri yoğurt, yağ, peynir ve yapağı gibi ihtiyaç fazlası ürünleriyle de âdeta kendilerine bir pazar kazandırmışlardır. (96)
________________________________________________
95-H.1260-1261, M.1844-1845 Tarihli Osmanlı Temettüat Defteri
96-A.Rıza Yalgın, Cenûb’da Türkmen Oymakları, K. 5, Adana 1939, s. 59-61-80


Hülâsa yukarıda neyi harmanlamış isek bugün aynısını, daha bir tekâmülle üretiyor ve tüketiyoruz. Anadolu toprağının yetiştirmeye fırsat tanıdığı her çeşit ürün de, mal cinsi de halâ ehemmiyetle yetiştiriliyor ve besleniyor. Lâkin bazı hayvanlar -ki bunlar katır, merkeb, at, kısrak, manda ve camustur- zamanla gitgide yetiştirilme ehemmiyetlerini kaybetmişlerdir.

51 Nolu Mufassal’a Göre Kara Ağac ve Karyeleri
   Ispartalı Ahî Süleoğlu Ahî Şeyh tarafından kaydedilen ve Şarkî Kara Ağaclı Hatiboğlu sanıyla anılan Ahî Mehmed’in oğlu Ahî Mahmud’a verilmiş olan Ahî İcazetnamesi’nin bulunduğu Kasaba Kara Ağac güçlü bir Ahî teşkilâtının da mekânıdır. Kara Ağac ve karyelerindeki Ahi sıfatlı isimler bu kasabanın ilmi yönünü bize apaçık gösteriyor.
   TK-KKA’nde kayıdlı bulunan Nefsî Kara Ağac’la ilgili bilgiler mufassal defterin 170, 171 ve 172. sayfalarında yer almaktadır. Buna göre H.1522’de 480 hane ve 2.430 nüfus varken TK-KKA’nın Mufassal kayıtları itibariyle Nefsî Kara Ağac 230 haneli ve 1.150 hane nüfuslu bir yerdir. Bu kayıdların hangi tarihe ait olduğunu tesbid için de, defterin başındaki ‘Kara Ağac’da İş Bu Gurre-i Rebiu’l-ahir sene 1181, 4.ay İlmühaberi’nin tarihine bakmamız gerekiyor.
İşte Miladî 1765 olan bu tarihte Nefsî Kara Ağac’da 14.956 hasıl, 9 mücerred, 20 nimçid, 43 bennak, 14 muaf ve 2 aded de imam bulunmaktadır.
   Kara Ağac’ı en çok hane ve nüfus itibariyle takip eden hane-nüfus yoğunluklu köyler arasında başta Salur olmak üzere Çavundur, Karlu, Çevkid, Sürütme ve Fakihler bulunmaktadır. Köylerin hane sayısı 2.499’dur. Buna ilâveten 38 hane imam, 79 kişi de mücerred vardır. Nüfusu hesapladığımızda durum; 2.499x5=12.495+140+39=12.674’tür.
Nâhiye’nin nüfusu ise 2.430+10 (imam nüfus)+9 (mücerred)=2.449’dur. Hicri 937 (1530) tarihinde yazılan köylerin ilk üç sırasında Bey, Salur ve Kullar-İmecik yer alırken bir sonraki Tarihsiz Mufassal’da ise Nudra, Köprü ve Arslandoğmuş ilk sıralara yerleşiyorlar.
   Bir evvelki kayıd olan 1522’de Kara Ağac’da 42 köy, iki bağçe ve 4 bölüğe sahib Karakuzulu Cemâ’ati mevcutken, Tarihsiz Mufassal’da bu defa 38 köy, 4 mezra’a ve bir de tımar vardır.
Defterin 190 sayfa ve 427. sırasında 400 hasıllı Mezra’a Çeltik ‘Nurullah Tımarı’yla 190 sayfa ve 428. sırasında da 790 hasıllı Kara Ağaç Kâtib Ömer Tımarı vardır.
   Köylerin 42’den 38’e düşmesi Yaka-köy, Saraycık, Yenice eş şehri bi’kâfir, Ulu-köy ve Bayat’ın Karye-i Ömercik'te yazılmasına bağlıdır. Yağ eteği ve Havludan İncürü bağçesi ile Kuruca-ibik mezra’ası isimlerini göremediğimiz Tarihsiz Mufassal’daki karyelerin arasında ise Nevşirvan adında yeni bir karye ile cemâ’atten menkûl üç karyeye rastlıyoruz. Karakuzulu, Şarvan ve Bozlu’nun cemâ’at bölüğü iken karyelere yerleşmesinden anlıyoruz ki Kara Ağac’daki Yörükâni Cemâ’ati konargöçerlikten yerleşik düzene geçmiştir.
   1522 tarihine göre önemli ölçüde hane ve nüfus oranının yükseldiği Kara Ağac ve karyelerinin hasılında da büyük bir artış söz konusudur. Her iki tarihin karyelerini karşılaştırdığımızda Kara Ağac’da 30 yıllık bir sürede ne kadar gelişme sağlandığını görmemiz mümkündür. Nâhiye Kara Ağac, bir önceki 1522 kayıtlarında 66 hane ve 330 nüfüsa (97) sahibken, 1765’e gelindiğinde hanesi 230’a ve nüfusu da 1.150’ye çıkıyor. 38 pare köyünde 9.600 nüfusu bulunan Kara Ağac’ın umumi 2.102 hanesindeki yekûn nüfus ise 10.510’dur. Daha önceki karyelere göre nâhiyede bir hayli değişikliğin de olduğunu görüyoruz. Kâfir köy, Bayad, Ulu ve Çarık hane-kişi sayımından da, sıra kaydından da muaf tutuluyorlar. Defterin 389. sırasında yer alan Karye-i Ömercik dâhilinde sayılan bu köylerin hane ve nüfusu Ömercik’te göründüğünden olsa gerek Ömercik, 182 hane ve 910 nüfusuyla Kara Ağac’ın en potansiyelli köyü durumuna geliyor. 100 haneli ve 500 nüfuslu Karlı’yı takib eden diğer köyler ise 89 hane ve 445 nüfusla Nudra, 84 hane ve 420 nüfusla Çavundur ve Ördekçi, 77 hane ve 385 nüfusla da Belceğiz’dir.
   Osmanlı Devleti’nde zeamet, sipahi ve tımar ile idare sistemi çerçevesinde mezkûr tarihte Kara Ağac’ın 10 köyünde ze’amet ve 28 köyünde de timar bulunmaktadır. Zea’met bulunan köyler; Karlı, Sollar ve Selendi, Armutlu, Fakihler, Ördekçi, Belceğiz, Sürtme, Akça-kal’a, Çeltik ve Armutlu’dur. 14.655 hasılasıyla en zengin yer olarak Nefsî Kara Ağac’ı takib edenler; Salur 13.861, Karlı 12.000, Ömercik 11.282, Nekid 9.786, Yaka-Eymür 8.999, Belceğiz 8.000, Ulu-dinek 7.793 ve Armudlu 7.789’dur. 211.605 hasılanın bulunduğu Kara Ağac’daki vergi kalemleri; Cebe, nim, bennak, mücerred: 41.199, Hınta: 1.070-87.230, Şa‘ir: 670-4.287, Bağ: 12.596, Afyon: 3.953, Zemistâni: 1.420, Bad-ı heva: 5.369, Kovan: 2.148, Zemin: 4.156 ve Bostan: 472’dir. (98)
_______________________________________________
97- BOA, a.g.e, s. 323-331
98-TKK-KKA a.g.e, s. 172-190


   Nâhiyedeki 23 kalem vergilerden pazar vergisi 3.605, öşr-ü ot 3.271, mezra’a hasılı 2.830, deştbani 2.308, çayırlık 1.896, ihtisab 790, asiyab 780, keten-kenevir 685, ceviz: 500, kanara 400, yağhane 350, penbe 280, otlak 100 ve sazlık 40’tır. Burada bir önemli hususu dile getirecek olursak; vergiler devletlerin en öncelikli gelir kaynaklarını teşkil ederler. 1522'li yıllarda 23 kalem dolayındaki vergi işte bundandır ki 2011 yılı itibariyle ülkemizde halkımızın ödemesi gereken vergi kalemi olarak 738'lere kadar yükselmiştir.
   Buğdayda Salur en başta gelirken onu takibeden köyler Karlı, Armutlu, Ömercik, Nekid ve Belceğiz’dir. En fazla arpa Yaka-Eymür, ardından Salur’dadır. Bağ ve bad-ı heva bakımından Ulu-dinek çok önlerde seyrediyor. Kovanda (arıcılık) Salur ile Ulu-dinek, afyon’da Belceğiz ve Viran, bostanda ise Salur ve Çeltik en fazla üreten ve öşür ödeyen yerlerdir. Zemistânide ise Yaka-Eymür, Salur ve Çöküler aynı miktar ile başı çekerken cebe, nim, bennak ve mücerred resminde Ömercik diğer köylere büyük fark atıyor. Bu durumda Salur’u, en fazla buğday, bal ve bostan üreten, aynı zamanda en çok zemistâni (kışlık giyecek için verilen para) alan köy olarak görüyoruz. Yaka-Eymür arpa, Belceğiz afyon, Ulu-dinek de bağ ile rekor seviyede üretim gösteriyorlar. Nâhiyede Sürtme, Nevşirvan ve Kürtün olmak üzere sadece üç köyde bağ dikilmiyor. Afyon ekiminde ise köyler neredeyse yarı yarıya fire veriyor. Tam 14 köyde ekim yapılmıyor. Bizim dikkatimizi çeken en önemli husus, coğrafi açıdan rakım düşüklüğü olan ve özellikle Beyşehir Gölü seviyesine yakın köylerin daha verimsizlik göstermesidir.
Öyle ki Fakihler ve Çeltik, Salur ile sınırlı olmalarına rağmen her ikisinde de ciddi üretim azlığı göze çarpıyor. Çeltik sadece bostanda Salur’un ardından ikinci sırayı alıyor.
Elbette Nâhiye Kara Ağac ovasında söz konusu olan verim, yalnızca tarıma dayalı değildir. Bu bölgede aşiretlerin gelir kaynaklarından en önemlisi olan hayvancılık da yapılmıştır. Bütün
bu bilgileri ihtiva eden defterler ise bizim esas aldığımız yıllara göre daha ileride (H.1260-1261) 1840’ü yıllarda yazılmıştır. 1839 Osmanlı Genel Nüfus Sayımı itibariyle gördüğümüz çiftçi-rençber, çoban, bakkal (bak’al), derzi, debbağ, helvacı ve berber gibi meslekî hususların analizinde rençber-çiftçi ifadesinin yoğunluğu hattâ neredeyse tamamı bize Kara Ağac ve köylerinde daha ziyade ziraî faaliyetlerin revaçta olduğunu göstermektedir.
   Bu bilgilerin ışığında netice itibariyle Hâmid Sancağı’nın; adında millet kökenimizce kutsal sayılan Kara’yı barındıran Kara Ağac Nâhiyesi Sultan Murad Hüdavendigâr’ın şahsında Osmanlı’ya satıldıktan sonra Salur’u, Çavundur’u, Bayad’ı, Eymür karyeleri, Süvar’ı, İgdir’i ve Karkın’ıyla Oğuz’un boyundan Türkmen aşiretlerine ocak olmuştur. Ulu-köy karyesiyle Ulu’luktan, Bey karyesiyle Bey’likten, Tunâ-Şâh karyesiyle Şâh’lıktan ve hattâ Zengibar karyesiyle Atabeg’likten (Zengi) ad almış ve bütün bunları Hamid Livâsı içinde çağının şahanesi Osmanlı’ya hibe eden tek nâhiye olmuştur

Tarihsiz Mufassala Göre Nefsî Kara Ağac
ve KaryelerininGelir ve Vergi Durumları

   Nâhiyenin mükelleflerinden alınan vergilere baktığımızda Kara Ağac ovasında buğday, arpa, afyon, bostan gibi mahsulün yetiştirildiğine şahid oluyoruz. Öşürlere bakıldığında arıcılığın da önemli ölçüde yapıldığını, bir hayli değirmenin faaliyet gösterdiğini, bağ-bahçe işleri olarak ceviz (en yüksek Ulu-dinek, Kara Ağac, Nekid ve Ömercik’te) ve bağ dikimine önem verildiğini, kovan başlığı altında arıcılığın ehemmiyetli olduğunu, hattâ ketanın yanısıra pamuğun dahi ekildiğini görüyoruz.
Hayvancılığın halâ geçerli olduğu Kara Ağac Nâhiyesi’nde öşr-i giyah (ot) vergisi olduğuna göre çayırlığın da bol miktarda bulunduğu anlaşılıyor. Nâhiyede alınan vergilerin arasında zemin (arazi), zemistani (kışlık), deştbâni (bekçi-korucu) ve bad-ı heva yer almaktadır.
   Hasılların hesablanmasında yazıcılar önemli ölçüde hata yapmışlardır. Meselâ en fazla Ulu-dinek 593 akçe, Uşak-Eymür de 162 akçe fazla hesaplanırken, Arslandoğmuş da 50 akçe eksik hesaplanmıştırki tam 23 karyenin vergilerini hesablamada il yazıcısının hatası mevcuttur. Buna göre Nudra 4 akçe, Köprü 2 akçe, İgdir 2 akçe, Bey 20 akçe, Çöküler 6 akçe, Nekid 1 akçe, Uşak-Eymür 162 akçe, ulu-dinek 593 akçe, Karlu 100 akçe, Sollar-Selendi 1 akçe, Armutlu 20 akçe, Fakihler 27 akçe, fazlalık, Karye-i Ördekçi 10 akçe, Kara Kuzulu 52 akçe, Şarvan 4 akçe, Salur: 2 akçe, Sürtme 1 akçe fazla, Arslandoğmuş 50 akçe, Saraycık 5 akçe ve Kargın’dan da 9 akçe eksik hesaplanmıştır. Vergi kalemlerinin çokluğu sebebiyle mevcut tabloda göstermediklerimizle tabloda yer alanlardan müteşekkil öşür ve resimlere ait hesablama hataları aşağıda mukayeseli olarak verilmiştir.
  Nefsî Kara Ağac: 100 öşr-ü kovan, 200 deştbâni, 210 resm-i zemin zimmet, 400 ketan. Deryedi Hamza an mucebi defteri atik el an deryedi tasarruf Kasım, mezbur çiftlikten ma’ade tasarrufunda olan yerlerin öşrün sipahiye eda eylenecek miktari: 120

Kara Ağac'ın TK-KKA 51 Nolu Tarihsiz Mufassal'da
Öşür ve Resmleri


Kara Ağac'ın TK-KKA 51 Nolu Tarihsiz Mufassal'da Öşür ve Resmleri

 

YERLEŞİM

Sr. Nr

CNBM

   Hınta

   Şa'ir

 Bağ

 Afyon

 Zemist.

Bd.Heva

 

KARA AĞAC

385

3280

40-3600

25-1500

950

100

200

350

 

 

 

Salur

386

1552

25-2000

15-900

130

-

-

262

 

Köprü

387

1077

19-1120

12-720

590

 85

60

-

 

Arslan

388

  585

14-1120

13-780

400

-

50

250

 

Ömercik

389

3552

50-4000

40-2400

600

 30

50

250

 

Eydür

390

   892

11-880

10-300

400

 30

-

 50

 

 

Çaltı

391

   429

37-2960

14-840

500

 50

-

 90

 

Bey

392

   786

15-1200

5-300

250

-

-

160

 

Çökiler

393

  986

15-1200

13-780

480

-

150

170

 

Nekid

394

 1326

50-4000

30-1800

900

-

60

121

 

 

Saraycık

395

   246

33-2640

9-540

  40

 49

-

 90

 

 

Uşak-Eymür

396

   814

25-2000

15-900

 100

-

20

 50

 

Karkın

397

1226

14-1120

10-600

  800

-

-

 35

 

Ulu-dinek

398

1203

29-2320

22-1320

1087

-

-

553

 

Karlı

399

2065

75-6000

25-1560

590

160

-

335

 

Çavundur

400

1845

4-3200

31-1860

  30

100

100

 60

 

Sollar-Selendi

401

   921

21-1680

16-960

190

100

 40

 50

 

Armudlu

402

   834

52-4160

27-1620

150

300

-

200

 

Tunâ-Şâh

403

   868

20-1600

20-1200

200

 70

 80

100

 

Fakihler

404

   924

32-1600

15-900

100

 50

-

103

 

Ördekci

405

1845

40-3200

20-1200

  30

100

100

  60

 

Viran

406

1029

20-1600

8-480

  80

300

 30

  36

 

Belceğiz

407

1656

45-3600

5-300

400

700

100

  94

 

Karakuzulu

408

   849

15-1200

46-2760

100

209

 50

  70

 

Şarvan

409

   408

14-1120

13-700

  82

300

 30

512

 

Salur

410

 1131

85-6800

10-600

590

250

150

512

 

Sürtme

411

  906

32-2560

18-1080

-

100

-

135

 

Akça-Kal'a

412

 1233

15-1200

10-600

  40

100

 40

100

 

Yaka-Eymür

413

  906

50-4000

50-500

293

100

150

250

 

Nevşirvan

414

   924

30-2400

15-900

-

 16

 30

 50

 

Zengibar

415

   882

29-2320

10-600

120

-

-

130

 

Süvari

416

   900

32-2560

18-1080

500

-

-

122

 

Orvasi

417

  168

19-1520

10-600

122

-

 30

130

 

 

Kullar-İmacık

418

   786

22-1860

20-1200

200

 30

 60

100

 

Kürtün

419

   336

7-640

     1-60

-

-

-

 24

 

Çeltik

420

  668

20-1600

16-900

120

159

 40

135

 


























































Karye-i Nudra: 32 öşr-ü kovan, 120 zemin, 80 deştbâni, Hasıl: 5.076 (5.080 yanlış)
Karye-i Köprü: 30 öşr-ü giyah, 85 öşr-ü kovan, 60 deştbani, 50 resm-i zemin, 10 öşr-ü ceviz,
asiyab 4 kıta 140, Hasıl: 4.002 (4.000 yanlış)
Karye-i Arslandoğmuş: 30 kovan, 50 deştbâni, 80 zemin, Hasıl: 3.660 (.3610 yanlış)
Karye-i Ömercik: 30 öşr-ü kovan, 140 öşr-ü giyah, 2-80 asiyab kıta, 600 bağ, 90 ceviz, 50
destbâni, 80 resm-i zemin
Karye-i Eydir (İgdir): 400 bağ, 30 öşr-ü kovan, 30 ceviz, 90 resm-i zemin, 30 deştbâni,
Hasıl: 3.002 (3.000 yanlış)
Karye-i Çaltu: 500 bağ, 341 öşr-ü giyah, 50 deştbâni, 120 resm-i zemin, 15 öşr-ü kovan,
Karye-i Bey: 130 öşr-ü giyah, 20 öşr-ü kovan, 40 deştbâni, Hasıl: 2.896 (2.876 yanlış)
Karye-i Çökiler: 480 bağ, 130 öşr-ü giyah, 120 öşr-ü kovan, 90 resm-i zemin, 150 deştbâni,
Hasıl: 4.106 (4.000 yanlış)
Karye-i Nekid: 900 bağ, 1200 öşr-ü giyah, 1-30 asiyab kıta, 50 resm-i zemin, 60 deştbâni,
Hasıl: 9.787 (9.786 yanlış)
Karye-i Saraycık: 40 deştbâni, 100 bağ, 450 öşr-ü giyah, 27 resm-i zemin, 2-80 asiyab kıta,
20 ceviz, 49 öşr-ü kovan, Hasıl: 4.302 (4.307 yanlış)
Karye-i Uşak-Eymür: 100 bağ, 43 bostan, 10 ceviz, 30 resm-i zemin, 20 deştbâni, Hasıl:
4.777 (4.610 yanlış)
Karye-i Karkın: 220 giyah, 30 öşr-ü kovan, 171 resm-i zemin, 1-30 asiyab kıta, 50 deştbâni,
Hasıl: 4.282 (4.291 yanlış)
Karye-i Ulu-dinek: 213 öşr-ü kovan, 1-30 asiyab kıta, 450 öşr-ü giyah, 330 resm-i zemin, 750
deştbani, Hasıl: 8.386 (7.793 yanlış)
Karye-i Karlu: 280 resm-i zemin, 190 deştbani, 3170 bostan, 160 öşr-ü kovan, Hasıl: 11.900,
(12.000 yanlış)
Karye-i Çavuldur (Çavundur): 55 öşr-ü kovan, 100 deştbâni, 100 resm-i zemin
Karye-i Sollar ve Selendi: 20 bostan, 30 ceviz, 50 giyah, 40 deştbâni, 1-30 asiyab kıta, 20
resm-i zemin, Hasıl: 4.101 (4.100 yanlış)
Karye-i Armutlu: 10 öşr-ü kovan, 200 deştbâni, 200 bağ, 250 resm-i zemin, Hasıl: 7.764
(7784 yanlış)
Karye-i Tunâ-şah: 2-40 asiyab kıta, 22 öşr-ü kovan, 20 bostan, 20 zemin, 80 deştbâni,
Karye-i Fakihler: 70 öşr-ü giyah, 10 öşr-ü kovan, 62 resm-i zemin, 50 deştbâni, Hasıl: 3.869
(3.896 yanlış)
Karye-i Belcüğiz: 20 penbe, 10 bostan, 10 öşr-ü kovan, 100 deştbâni, 50 zemin, 3-60 asiyab
kıta
Karye-i Kara Kuzulu: 100 öşr-ü penbe, 50 deştbâni, 10 öşr-ü kovan, 70 zemin, Hasıl: 3.138
(3.088 yanlış)
Karye-i Şarvan: 80 öşr-ü penbe, 30 deştbâni, Hasıl: 2.514 (2.510 yanlış)
Karye-i Salur: 590 bağ, 920 afyon, 250 öşr-ü kovan, 300 bostan, 150 deştbâni, 350 resm-i
zemin, 512 bâd-ı heva, Hasıl: 13.863 (13.861 yanlış)
Karye-i Sürtme: 10 bostan, 20 öşr-ü kovan, 200 resm-i zemin, 40 deştbâni, Hasıl: 4.801
(4.800 yanlış)
Karye-i Akçakale: 1-40 asiyab kıta, öşr-ü kovan 200, 47 Zemin. 40 deştbâni
Karye-i Yaka-Eymür: 150 deştbâni, 100 öşr-ü kovan, 200 resm-i zemin
Karye-i Nevşirvan: 30 deştbâni, 50 resm-i zemin
Karye-i Zengibar: 100 resm-i zemin, 50 deştbâni,
Karye-i Suvari: 500 bağ ve bağçe, 270 öşr-ü giyah, 150 resm-i zemin, 160 deştbani, öşr-ü
kovan 120, Hasıl: 5.862 (5.792 yanlış)
Karye-i Orvasi: 20 öşr-ü giyah, 60 ceviz, 90 asiyab kıta-3, öşr-ü kovan 20, 30 deştbâni,
Hasıl: 3.200 (3.000 yanlış)
Karye-i Kullar ve İmecik: 20 öşr-ü kovan, 60 deştbâni, 90 resm-i zemin,
Karye-i Kürtün: 20 deştbâni, 10 öşr-ü kovan, 20 resm-i zemin, Hasıl: 1.110 (1.099 yanlış)
Karye-i Çeltik: 20 öşr-ü kovan, 49 öşrü bostan, 300 çayır maa ali, 20 resm-i zemin, 40 öşr-ü
deştbâni
Karye-i Yağcı: 89 zemin, 30 deştbâni, 15 öşr-ü giyah, 90 bostan, öşr-ü kovan 120, Hasıl:
1.865 (2.000 yanlış)
Karye-i Armudlu (Nam-ı Diğer Habillu): 110 deştbâni, 10 resm-i zemin, 7 öşr-ü kovan, Hasıl:
868 (858 yanlış)
Karye-i Bozlu: 80 penbe, 50 öşr-ü kovan, 30 deştbâni, 10 resm-i zemin.

TK-KKA Hâmid 51 Nolu Tarihsiz Mufassal Defter’de Kara Ağac

Nefsî Kara Ağac/an zeamet-i Kâtib Ömer an Kâtibân-i Defter-i Hâkânî
Tarihsiz olarak gösterilen, fakat kaydedildiği ilk sayfanın hemen başındaki mukaddemeye göre Rebiû’l-ahir sene 1181 Hicri 4. Ay (Milâdî 1765) tarihine hükmettiğimiz TK-KKA (Tapu Kadastro Kuyud-ı Kadime Arşivi) Hamid 51 nolu Mufassal Defter’de Nefsî Kara Ağac 316 neferan ve 230 hanelidir. 316 neferanın 2’si muhassıl, 195’i bennak, 94’ü mücerred, 21’i nimçid olub hâne nüfusu 230x5=1150 kişidir ki nüfus fevkalâde artmıştır.

Belgelerde Kara Ağaçlı ahalinin kimliği ve evli-bekâr durumları

Abdi Fakih veled-i Ahi Mehmed bennak Hatib bâ-berât-ı hümayun
Ahi veled-i o. mücerred muhassıl
Hamdi mezbur o. mücerred muhassıl
Fethi veled-i Ahi Mehmed nim
Nizami mezbur o. mücerred
Nizami mezbur o. mücerred
Peyami mezbur o. mücerred

Mustafa veled-i Hâcı bennak
Mehmed veled-i Mahmud bennak
Ahmed mezbur o. bennak
Haydar veled-i Yusuf bennak
Mehmed veled-i o. mücerred
Halil veled-i Hüseyin bennak
Yunus mezbur o. bennak

Pir Ahmed veled-i Hasan bennak
Sefer veled-i Ramazan nim
Hızır mezbur o. bennak
Musali veled-i Hamza bennak
Nebi veled-i Halil Baba bennak
Hâcı Mustafa veled-i Hâcı Yahya bennak
Seydi veled-i o. mücerred

İsmail veled-i Hâcı Mahmud bennak
Hüdaverdi mezbur o. bennak
Hasan veled-i İshak benak
Musali veled-i o. mücerred
Hızır Bali veled-i Memiş mücerred
Hüdaverdi veled-i o. mücerred
Avcı Veled-i Memiş Mücerred

Mehmed veled-i o. mücerred
Satılmış veled-i Memi bennak
Ahmed veled-i o. mücerred
Mehmed veled-i Kasım bennak
Bali veledi Erad mücerred
Mehmed mezbur o. bennak
Hâcı Nuh mezbur o. bennak

Hızır Bali veled-i Memi, mücerred
Mustafa mezbur o. bennak
Memiş mezbur o. bennak
Şükrullah veled-i Sefer mücerred
Nasuh veled-i o. mücerred
Mehmed veled-i Sefer mücerred
Kemal veled-i Hasan mücerred

Mahmud veled-i o. bennak
Mehmed veled-i o. bennak
Hâcı Ali veled-i Hasan bennak
Ahmed veled-i o. mücerred
Hüsam birader-i o. mücerred
Lütfü mezbur o. mücerred
Veli veled-i Pir Ahmed mücerred

Mehmed veled-i Nasuh mücerred
Mustafa veled-i o. bennak
Seydi veled-i Ahmed Hakkı bennak
Receb veled-i o. mücerred
İbrahim veled-i Hasan bennak
Nasuh veled-i o. bennak
Mehmed mezbur o. mücerred

Nurullah veled-i Hasan bennak
Hasan veled-i o. mücerred
İsmail mezbur o. mücerred
Cafer veled-i Abdi Fakihlu bennak
İlyas veled-i o. mücerred
Nasuh mezbur o. mücerred
Cafer veled-i o. bennak

Memi (Memiş) veled-i o. mücerred
Ali veled-i Nasuh bennak
Mustafa veled-i o. mücerred
Nebi veled-i o. mücerred
Hamza mezbur o. mücerred
Veli veled-i Nasuh nim
Receb mezbur o. bennak

Ali veled-i Hüseyin bennak
Yunus veled-i o. bennak
İvaz mezbur o. mücerred
Halil veled-i Hamza o. bennak
Ahmed veled-i o. mücerred
Mehmed veled-i Mahmud bennak
Abdülkadir veled-i Mehmed bennak

Hamza mezbur o. bennak
Ali veled-i o. mücerred
Yusuf veled-i Hâcı Ali bennak
Emrullah veled-i o. mücerred
Eyüb mezbur o. mücerred
Hızır Bali veled-i Mehmed bennak
Nuh mezbur o. bennak

Hakkı Bali mezbur o. bennak
Receb veled-i Pir Ahmed bennak
Emrullah veled-i o. mücerred
Lütfü mezbur o. mücerred
Nesimi mezbur o. mücerred
Satılmış veled-i Piri bennak
Piri veled-i o. bennak

Ali mezbur o. mücerred
İsa veled-i Nasuh bennak
Musa veled-i o. bennak
Hasib veled-i o. mücerred
Eyüb mezbur o. mücerred
Receb veled-i İsa bennak
İvaz Veled-i Mehmed bennak

Mahmud veled-i Sefer nim
Hamza veled-i o. mücerred
Hakkı veled-i o. mücerred
İsmail veled-i Sefer bennak
Mehmed veled-i o. mücerred
Satılmış veled-i Eyüb nim
Hasan veled-i o. mücerred

Hüseyin mezbur o. mücerred
Eyüb veled-i Mehmed bennak
Derviş veled-i Mehmed bennak
Ali mezbur o. bennak
Hızır Bali veled-i Seydi bennak
Bali mezbur Nuh o. bennak
Cafer Bali veled-i Hâcı Hasan bennak

Hâcı Ömer mezbur o. mücerred
Hâcı Mustafa veled-i Süleyman bennak
Hüdaverdi veled-i o. mücerred
Mehmed veled-i Süleyman bennak
Ali Veled-i o. mücerred
Hüdaverdi veled-i Mehmed bennak
Hüdaverdi veled-i Hasan bennak

Muharrem mezbur o. bennak
Hakkı mezbur o. mücerred
Şaban veled-i Ali bennak
Hüseyin veled-i Hasan bennak
Mahmud veled-i Ahmed Fakihlu bennak
Mustafa veled-i İbrahim bennak
Mehmed mezbur o. bennak

İsmail mezbur o. mücerred
Ahmed mezbur o. mücerred
Mustafa veled-i Yusuf bennak
Yusuf veled-i o. bennak
Veli veled-i Ali Hakkı bennak
Hasan mezbur o. bennak
Nuh veled-i Pir Ahmed bennak

Emrullah veled-i o. mücerred
Mehmed mezbur o. mücerred
Hüsam veled-i Pir Ahmed bennak
Abdülkerim veledi Fakir Fakih o. bennak
Abdülcelil Mezbur o. bennak
Mehmed veled-i o. bennak
Ali veled-i o. mücerred

Hasan mezbur o. bennak
Hâcı Kasım veled-i Hâcı Nasuh bennak
Yusuf Bali veled-i Ahmed bennak
Ahmed veled-i o. mücerred
Şeyh Ali mezbur o. mücerred
Ali veled-i Tur Eyüb, bennak
Hamza Bali veledi o. mücerred

Halil veled-i İbrahim, mücerred
Nasuh veled-i o. bennak
Mehmed mezbur o. bennak
Hâcı Nuh mezbur o. bennak
Ahmed veled-i Mehmed bennak
Mehmed veled-i Hâcı Ahmed bennak
Cafer veled-i İlyas bennak

Lülü veled-i Eyüb bennak
Nasuh veled-i Musa bennak
Süleyman mezbur o. bennak
Davud veled-i Ömer, bennak
Seydi Ali veled-i o. mücerred
Mehmed veled-i Ömer bennak
Yusuf veled-i o mücerred

Ahmed veled-i Mehmed, nim
Memi veled-i o. mücerred
Osman veledi Memi bennak
Davud veled-i Hüsam bennak
Şah Ali mezbur o. bennak
Mehmed veled-i Veli Fakihlu bennak
Ali veled-i o. mücerred

Nasuh veled-i İbrahim, bennak
Hasib veled-i o. mücerred
İbrahim mezbur o. mücerred
Receb veled-i Yusuf bennak
Hacı Hüseyin mezbur o. bennak
Sinan veled-i o. mücerred
Ali veled-i Behram bennak

Süleyman mezbur o. bennak
Hızır mezbur o. bennak
Pir Ali veled-i Ahmed bennak
Durmuş veled-i Mahmud nim
Hüseyin veled-i o. mücerred
Sinan veled-i İlyas bennak
Hasan veled-i Abdi bennak

Maral Ali veled-i o. mücerred
Hakkı Bali mezbur o. bennak
Mehmed mezbur o. nim
İsa veled-i Ali nim
Ramazan veled-i o. bennak
Ali veled-i Fakihlu bennak
Abdülkadir veled-i Budak bennak

İsa veled-i Yusuf bennak
Yusuf veled-i o. bennak
Hızır Bali veled-i Yusuf bennak
Mehmed veled-i o. mücerred
Sefer veled-i Hâcı Yunus bennak
Abdülvehhab veled-i Ali bennak
Mustafa veled-i Ali bennak

Musa mezbur o. bennak
İsa mezbur o. bennak
Veli mezbur Hüseyin nim
Memi (Memiş) mezbur o. mücerred
Ali veled-i İsmail bennak
Hasan veled-i o. mücerred
Mehmed veled-i İsmail bennak

Mehmed veled-i Şah Veli nim
Budak veled-i Hacı bennak
Ayvad veled-i o. bennak
Kerem mezbur o. mücerred
Dodak Veled-i Hâcı bennak
Hâcı veled-i o. bennak
Hüseyin mezbur o. mücerred

Memi veled-i Ayvad bennak
Nuh veled-i o. mücerred
Hüseyin veled-i Ayvad bennak
Pir Ahmed veled-i o. mücerred
Süleyman veled-i Davud bennak
Ayvad mezbur o. bennak
Abdi mezbur o. mücerred

Cafer veled-i Davud bennak
Halil veled-i İlyas, bennak
Bali mezbur o. bennak
Hasan mezbur -i o. bennak
İshak veled-i Halil o. mücerred
Halil Baba veled-i Meli bennak
Piri veled-i Cafer bennak

Şaban veled-i Nasuh bennak
İshak mezbur Halil bennak
Mehmed mezbur o. bennak
Emrullah mezbur o. mücerred
Hamza veled-i Abdullah bennak
Hâcı Nuh veled-i Ahmed Hakkı bennak
Musa veld-i Ali bennak

Yunus veled-i o. mücerred
Piri veled-i Şaban bennak
İlyas veled-i Kemal Fakih bennak yok
Mehmed veled-i o. bennak
Yunus veled-i Abdullah bennak
İshak veled-i Cafer bennak
Cafer veled-i o. mücerred

Ahmed veled-i Ali bennak
Piri veled-i Ramazan bennak
Emrullah veled-i Nasuh bennak
Bali veled-i Lülü bennak
Sa’im veled-i o. mücerred
Abdullah veled-i Mustafa mücerred
Mustafa veled-i o. mücerred

Emrullah mezbur o. mücerred
Hamza veled-i Seyidhan bennak yok
Hâcı Nuh veled-i Ahmed Hakkı bennak
Musa veled-i Ali bennak
Yusuf veled-i o. mücerred
Pir Nebi veled-i Ramazan bennak
Muhammed veled-i o. bennak

Receb mezbur o. mücerred
Yusuf veled-i Abdullah bennak
İshak veled-i Hızır bennak
Hâcı veled-i Ayvad bennak
Kasım veled-i o. mücerred
Seyidhan veled-i Ayvad bennak
Mustafa veled-i o. mücerred

Piri mezbur o.mücerred
Mehmed veled-i Hâcı Nasuh bennak
Sefer veled-i o. mücerred
Ayvad veled-i Hâcı Nasuh bennak
Hakkı veled-i o. mücerred
Bali mezbur o. mücerred
Ali veled-i Ömer bennak

İbrahim veled-i o bennak
Halil mezbur o. bennak
İsmail mezbur o. bennak
İbrahim veled-i Derman nim
Fakirlu veled-i o. mücerred
Hamza mezbur o. mücerred
Cafer veled-i Yahya bennak

Hâcı veled-i Eyub bennak
Mehmed mezbur o. bennak
Hüdaverdi veled-i o. mücerred
Süleyman veled-i Eyub bennak
Nasuh veled-i .. bennak
Nurullah veled-i o. mücerred
Musa veled-i Halil bennak

Halil veledi Esat bennak
Emrullah veled-i Bali bennak
Receb veled-i Abdi bennak
Halil veled-i İshak bennak
Mustafa veled-i o. mücerred
Hâcı veled-i Na’im bennak
Yusuf veled-i Tahsin bennak

Ali veled-i Abdullah bennak
Lülü Bali mezbur o. bennak
Budak veled-i Musa bennak
Emrullah veled-i o. mücerred
Hüseyin mezbur o. mücerred
Ali veled-i Mehmed bennak
Ziyâ veled-i İskender bennak

İsmi Eyüb veled-i Ali bennak
Mahmud mezbur o. bennak
Mehmed mezbur o.bennak
Veli veled-i Nesimi bennak
Mehmed veled-i İskender bennak
Hamza Bali veled-i İbrahim bennak

Çebi mezbur o. bennak
Hızır Bali mezbur o. bennak
Mehmed mezbur o. mücerred
Sinan veled-i Hasan bennak
Hüseyin veled-i Hamza bennak
(İsimsiz kayıd) veled-i o. mücerred
Mehmed veled-i Yusuf bennak

Receb mezbur o. mücerred
Bali veled-i Cafer bennak
Cafer veled-i o. mücerred
Ali veled-i Cafer bennak
Seydi veled-i İlyas bennak
Hâcı Baba veled-i Emrullah bennak
Emrullah veled-i o. mücerred

Cafer veled-i Veli Fakihlu bennak
Hamza veled-i İsmail bennak
Mehmed veled-i İbrahim bennak
Hamza Bali mezbur o. bennak
Hasan veled-i Caferlü bennak
Şaban veled-i Tahsin bennak
Alişan Veled-i Hamza bennak

Osman veled-i o. mücerred
Sinan veled-i Nasuh bennak
İsmail veled-i Melik bennak

   Kara Ağac sayfasının sonunda şu vergi kalemleri kayıdlıdır: Hasılı 14655, öşür ve resimler cnbm 3280, hınta müd 40-3600, şa’ir müd 20-1500, öşr-ü bağ 950, öşr-ü kovan 100, deştbâni; 200, bâd-ı heva 350, resm-i zemin 210, piyaz 3605.
Vakf-ı mescid-i köhne-i defter mucebince 50 dönüm mahsulatına sipahi hasılatına eimme mutasarrıf olalar ber mucebi defter-i köhne. Deryed-i Hamza an mucebi defteri atik el an deryed-i tasarruf Kasım mezbur çiftlikten maâde tasarrufunda olan yerlerin öşrün sipahiye eda eyleye.

Kara Ağac ve Karyelerinin Gelir Durumu
   Kara Ağac Nâhiyesi’nin 14.956 akçelik hasılatına karşılık Salur, Çavundur, Karlu ve Bilcüğez gibi karyelerde önemli ölçüde hasılat bulunuyor. Kara Ağac’da kendisinden sonra kayıdlara geçen ilk karye niteliğindeki Bey’in hasılı ise 1.788 akçedir. Sırasıyla Salur 8.555, Kullar ve İmacık 3.200, Çökiler 2.600, Süvar 2.413, İgdir 2.790, Karlu 5.491, Sollar ve Selendi 2.424, Çeltik 2.541, Saraycık 3.712, Kürtün 1.023, Karkın 3.333, Sürtme 391, Çaltı 3.333, Nudra 4500, Ömercik 1.800, Yenice es şehri bi’Kafir 1.330, Bayad 2.159 Yaka-köy 1.550, Ulu-köy 1.920, Çarık 2.406, Yaka-Eymür 3.886, Mezra‘a Kaplan 420, Armudlu 3.399, Yağcı 1.742, Fakihler 2.635, Ördekçi 2.089, Viran 2.000, Nekid 5.230, Ulu-dinek 2.364, Zengiler 3.320, Uşak-Eymür 4.600, Çavundur 7.300, Orvas 4.533, Bilcüğez 5.004, Arslandoğmuş 2.500, Tunâ-Şâh 3.828, Köprü 3.300, Kullar 808, Mezra-i Kovacık 300, Mezra'a Karye-i Çeltik 120, Nâhiye Kara Ağac ve Afşar Timarha-i 850 ve Akça-Kal’a 1.000 akçeli hasıla sahibler.
   Nefsî Kara Ağac’ı ilgilendiren H. 937 (M.1530) Tarih ve 438 Numaralı Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Muhasebe-i Vilâyet-i Anadolu Defteri kayıdlarındaki karyeler bize o günlerde Kara Ağac ovasında hangi meslekî iştigâl
ile ne kadar gelir elde edildiğini göstermektedir. Ayrıca Kara Ağac’da iskân olunan kişilerin ne kadarının mücerred-bennak, ne kadarının muaf, hâcı, â’ma veya imam olduklarını ve bu kişilerin kazançları ile ne kadar vergi ödediklerini de bu kayıdlardan öğrenmiş oluyoruz. Mezkûr belgelerde, merak ettiğimiz bütün bu hususları apaçık görmekteyiz.
Mücerred; babasıyla birlikte oturan bekâr nüfus, Muaf; vergi ödemekten ve askerlik yapmaktan menedilenlerdi. Bunlara ilâveten karyelerdeki imamlarda 5 nüfusa dâhil edilecekler arasındaydı ve köy topraklarının tasarruf hakları bunlara verilmekteydi.
Bu konuda Kara Ağac nâhiyesinin ilmühaberinde geçen not: "Vakfı mescidi imamın tasarruf ettiği yirmi altı dönüm yerdir, mahsûlatına sipahi dahl etmeye (karışmaya), ber muceb-idefteri köhne" şeklindedir. Bir diğer örnek olarak, Tunâ-Şâh'ın arazi geliri tasarrufu hakkında; "Vakf-ı Mescid 60 dönüm yerdir. İmam tasarruf idub, Sipahi mahsulatına dahl eylemeye" denildiğini görüyoruz. (99)
   Çift, 100-150 dönümlük arazilere, nim-çift ise çiftin yarısına tekabül eden arazilere verilen ad iken Prof. Halil İnalcık, çift ve nimçift'in de (nimçid) nüfus hesablamasında birer hane olarak ele alınması gerektiğini belirtmektedir. Bennak, Osmanlı Devleti’nde toprak sahibi babalarının yanında yaşayan erkeklerin evlendikleri zaman ödedikleri vergidir. Muaf da vergi vermeyecek yükümsüz kişidir.
   Mufassal Defter'lerin düzenlenmesinde zaman içerisinde bir takım değişiklikler meydana gelmişse de 16. yüzyılda da klâsikleşmiş biçimiyle bu defterlerin tertib tarzını şu şekilde ifade edebiliriz; Bir sancağa ait mufassal defterin başında genellikle bir mukaddime ve sancak kanunnâmesi yer alırdı. Son defterlerin başında ise ayrıntılı fihristler bulunurdu. Bunları takiben merkez kazâdan başlayarak sancağı oluşturan kazâ ve nâhiyeler, bir kazâda eğer varsa önce merkez konumundaki nefs olarak anılan şehir veya kasaba, yoksa yine merkez konumundaki köy yazılırdı. Şehir ve kasabaların mahalleleri bu mahallelerdeki kayıtlı yetişkin erkeklerin adı ve baba adlarıyla meslekleri verilir, yetişkin nüfus evli-bekâr (müzevvec-mücerred veya hâne mücerred) ayırımına göre kaydedilirdi. Mahallelerin yazımından sonra şehir/kasabanın geliri (hâsıl) bunu oluşturan unsurlar genellikle pazar, boyahane, bozahane, kapan, gümrük, liman kentlerinde iskele ve diğer mukata’aları (devlete ait bir gelirin yıllık, peşin para karşılığında kiralanması), ama aynı zamanda bazı kasabalarda tarım ürünlerinden gelen öşür, buradaki çeşitli kuruluşlar, bağ, bahçe, zemin vesaire de kayda alınırdı. Bundan sonra kazadaki köyler sırasıyla yazılırdı. Köyler bütün olarak yazılabildiği gibi geliri hisselere ayrılı köylerde hisseler hâlinde de yazılı olabilir, (hisse-i evvel, hisse-i sâni vesaire) köyün adı, hâsılının ne şekilde tahsis edildiği (timar, zea’met, has, vakıf, vs.) belirtildikten sonra köydeki (veya hissedeki) yetişkin erkekler, baba adları ve statüleri gösterilirdi.
Misâlen, Kara Ağac Nâhiyesi karyesi Çeltik’te 51 Nolu Mufassal’ın ilk hanesinde kaydedilen ‘Seydi veled-i Mehmed/Bennak’ gibi. (100)
   Gayr-i Müslim'ler genellikle müzevvec-mücerred ayırımına göre yazılırken, Müslüman'lar tasarruflarındaki toprak miktarı ve medeni durumlarını gösteren işaretlerle kaydedilirdi. Kişilerin kaydından sonra çiftlik, hassa çiftlik, zemin, mevkuf zemin ve başka toprak parçaları, daha sonra da köyün/hissenin toplam geliri (hâsıl) bu geliri oluşturan vergiler; resm-i çift, ispençe, resm-i bennâk, resm-i mücerred, ardından hınta, şa'ir, darı, pamuk, pirinç, meyve, sebze, bağ keten, kendir, bal (kovan) öşürleri, bad-ı heva, zemistânî, afyon, bostan, çayır, deşt-bâni, koyun vergisi gibi kalemler, köylerin yanısıra bunların yakınındaki ekinlikler ve yaylakların gelirleriyle birlikte yazılırdı. (101)
_____________________________________________________________
99-BOA, 1530/438 Numaralı Muhasebe-i Vilâyet-i Anadolu Defteri, s. 32
100-TK-KKA Tarihsiz 51 Nolu Hamid Mufassal Defteri, s. 189, sıra 420
101-Ö.Lütfü Burkan, Tarih Demografi Araştırmaları ve Osmanlı Tarihi Türkiyat Mecmuası, c: X, İst. 1953, s. 1-26; Nejat Göyünç, Hane Deyimi Hakkında Tarih Dergisi, c: XXX, İst. 1979, s. 331-348


  Bu gelirler için de karyelerin alt kısımlarında düşülen not örneğini de Nâhiye Kara Ağac'ın Orvasi karyesinden veriyoruz; "Karye-i Mezbure (adı geçen köyün) sınırında Müslimler'in ziraat eddüğü yerin öşrü ve resmi."

Genel Olarak Nefsî Kara Ağac Köylerinin İsimleri
   Elimizdeki mevcut 4 ayrı mufassal defterlerdeki kayıdlara göre Nâhiye-i veya Nefsî Kara Ağac’ın 4 mahallesi bulunmaktadır. Bu mahalle adedini 1831 tarihindeki Osmanlı Genel Nüfus Sayımı sonrasında da aynen görmekteyiz. Köyler ise 1475-1481 Tarihli Fatih Dönemi’nde 40 karye, 1501 Öncesi II. Bâyezîd-i Veli Dönemi’nde 42 karye, 1 cemâ’at, Kanuni Dönemi 1522’de 4 mahalle, 44 karye, 1 cemâ’at, 3 bölük ve TTK-KKA 51 No’lu Tarihsiz Mufassal’da da 1 Nâhiye, 37 Karye, 1 cemâ’at, 3 bölük olarak kayıd altına alınmıştır. Dönemler itibariyle Kara Ağac’daki yerleşim yerlerinin mukayese edilebilmesi açısından aşağıda 4 listeyi veriyoruz.

1475-1481 Tarihli Fatih Dönemi
   Kara Ağac,Nefsî Kara Ağac Mahalleler: Yukarı, Vasatî, Câmi-i Kebir, Alucuklar.
Karyeler; Salur, Çöküler, Yaka-Eymür, Çavundur, Kullar ve İmecik, Armudlu (Nam-ı diğer Habillu), Sürtme, (Bölük) Bozlu, (Bölük) Karayaka, (Bölük) Şarvan, Ömercik, Tunâ Şâh, Çaltı, Uşak-Eymur, Kullar ve İmecik, İgdir, Suvari, Bey, Karkın, Fukahalar, Karlu, Sollar ve Selendi, Bilcüğez, Çeltik, Mezra‘a Selendi, Mezra‘a Yağcı, Çarıksaray, Ulu-dinek, Bayad, Ulu-köy, Yaka-köy, Kâfir, Kürtün, Ömercik, Arak, Nekid, Arslandoğmuş, Orvasi, Saraycık, Köprü, Nudra, Armudlu Zengibar, Ördekçi, Akçakale, Viran.
Yekûn: 1 Kasaba, 4 Mahalle ve 40 adet Karye.

1501 Öncesi II. Bâyezîd-i Veli Dönemi
Kara Ağac Mahalleleri: Yukarı, Vasatî, Câmi-i Kebir, Alucuklar.
Karyeleri: Salur, Çöküler, Yaka-Eymür, Çavundur, Kullar ve İmecik, Armutlu, Bozlu, Kara-yaka, Şarvan, Karakuzulu Cemâati, Tunâ-Şâh, Mezra‘a Kullar, Çaltı, Uşak-Eymür, İgdir, Süvari, Bey, Karkın, Sürtme, Fukahalar, Karlu, Sollar ve Selendi, Çeltik, Yağcı, Bilcüğez, Ulu-dinek, Ulu-köy, Yaka-köy, Bayad, Ömercik, Kâfir, Kürtün, Nekid, Arak, Saraycık, Orvasi, Arslandoğmuş, Nudra, Köprü, Armutlu, Zengibar, Ördekçi, Viran, Akça-Kal’a.
Yekûn: 4 Mahalle, 43 Karye,1 Cemâ’at.

1522 Tarihli Temettüat Defteri (BOA)
Kara Ağac Mahalleleri; Yukarı, Vasatî, Câmi-i Kebir, Alucuklar.
Karyeleri: Bey, Salur, Kullar ve İmacık, Çöküler, Süvar, İgdir, Karlu, Sollar-Selendi, Çeltik, Saraycık, Kürtün, Karkın, Sürtme, Çaltu, Nudra, Ömercik, Yenice es-şehri bi’Kâfir, Bayad, Yaka-köy, Ulu-köy, Çarık, Yaka-Eymür, Mezra‘a Kaplan, Armudlu, Yağcı, Fakihler, Ördekçi, Viran, Nekid, Ulu-dinek, Zengiler, Uşak-Eymür, Çavundur, Bilcüğez, Arslandoğmuş, Orvasi, Tunâ-şâh, Köprü, Ulu-dinek, Kullar, Mezra‘a Kovacık, Mezra’a Karye-i Çeltik, Nâhiye-i Kara Ağac ve Afşar Timarha-i, Akça-kal’a.
Cemâ’at ve Bölükler: Kara Kuzulu Cemâ’ati; Şarvan Bölüğü, Bozlu Bölüğü, Bölük Karakuzulu.
Yekûn:1 Nâhiye, 4 Mahalle, 44 Karye, 1 Cemâ’at, 3 Bölük.

TTK-KKA 51 No’lu Tarihsiz Mufassal Defteri
   Nefsî Kara Ağac (Mahalleler yazılmamış), Karyeler: Nodra, Köprü, Arslan, Ömercik, Eydir, Çaltu, Bey, Çöküler, Nekid, Saraycık, Uşak-Eymür, Kargın, Ulu-dinek, Karlu, Çavundur, Sollar ve Selendi, Armudlu, Tunâ-Şâh, Fakihler, Ördekçi, Viran, Belceğiz, Karakuzulu, Şarvan, Salur, Sürtme, Akça-kal’a, Yaka-Eymür, Nevşirvan, Zengibar, Kullar ve İmecik, Kürtün, Çeltik, Yağcı, Armudlu (Nam-ı diğer Habillu), Bozlu.
Cemâ’at ve Bölükler: Cemâ’at Karakuzulu, Şarvan Bölüğü, Bozlu Bölüğü, Karakuzulu Bölüğü.
Yekûn: 1 Nâhiye, 37 Karye, 1 Cemâ’at, 3 Bölük.

1475’ten 1567’e Nefsî Kara Ağac Köyleri
   Kara Ağac Nâhiyesi’nde 1475’ten itibaren defterlere işlenen yerleşim yerlerinde özellikle de karye (köy) bölümlerinde çok fazla değişiklik görülmez ve ortalama köy adetleri 40-48 arasında seyrederken, 1831 genel sayımında bu adet 33 olarak tesbit edilmiştir. 1831’den sonraki yıllarda ise Kara Ağac’daki köy sayılarında artıştan ziyade düşüş gözlenmiştir ki nihayet Cumhuriyet döneminde köy sayısı 28’e kadar inmiştir. Bu sayı bugün halâ varlığını korumaktadır.
   Şarkî Kara Ağac’da köylerdeki izalasyon ne yazık ki sadece sayı ile sınırlı kalmamış, bir hayli köy, tarihten gelen asıl isimlerinden tecrid edilerek yeni ve eskiye göre manâsız isimler takılmıştır. Bu bakımdan Kara Ağac gibi çok mânidar bir nâhiyenin gelişme ve büyüme noktasında çektiği sancıları, kazâlık sıfatını hakkıyla kazandığı yıllarda da çekmesi adına âdeta Bayad, Karkın, Ulu-dinek, Şarvan, Bozlu, Nevşirvan, Yaka-Eymür, Uşak-Eymür, Akça-Kal’a, Karlu, İgdir, Arslandoğmuş ve Fakihler gibi isimleri kutlu soy ve boylara münhasır köylerini diğerleriyle birleştirerek hem boy ve soy geleneklerine son vermişiz, hem de bilgi ve belge kıtlığımızdan ayrı ayrı yorumlarımızla bunların yüreklerini sızlatmışız. Dolayısıyla burada dikkat ederseniz biz, köy demek olan karyeyi hep orijinal ifadesiyle kullanmayı tercih ettik ki işte bütün bu hususları izale edici bazı görüş ve düşüncelerimizi burada, yerleşim yerlerine teferruatlıca değinerek en son Tarihsiz Mufassal itibariyle ortaya koyuyoruz.

Karye-i Nudra (Nodra) Defter Sıra No: 174/386
   Nefsi Kara Ağac’dan sonra defterin başında ve ikinci yer olarak yazılan Nudra (Nodra) nâhiyenin hâne ve nüfus yoğunluğu itibariyle önde gelen karyelerinden birisidir. Nodra, Lodre veya Todre olarak da telâffuz edilen Karye-i Nudra’nın 89 hanesine karşılık 130 neferi bulunmaktadır. Dergâh-ı âli’nin çavuşlarından Ömer Çavuş’un tımarındaki Nudra, tarihi boyunca gelişme göstermiş ve belde olarak bugünün Kara Ağac ilçesinin üç beldesinden birisi konumuna gelmiştir. İlçenin kuzey istikâmetinde bulunan Nudra 100x100 metre çapında ve 5 metre yükseklikteki kapsamlı höyüğüyle dikkati çekmektedir.
Karye-i Köprü Defter Sıra No: 175/387
   1530 haritasında görülen 19 köyden birisidir. Burasının tımarı da Dergâh-ı âli’nin çavuşlarından Ferruh Çavuş’tur. Kara Ağac’ın doğu istikâmetinde ve Bayad ile Arslan’a doğudan komşu bir köy olan Köprü hakkındaki; ‘Rebiu’l-ahir sene Hicri 1181 Tarihli Gurre’de ‘gayriden on iki bin dokuz altmış akçe berat-ı şerif ile mutasarrıf olduğu tımarı mülhakatından Kara Ağac Nâhiyesi’ne tâbi Köprü nam karyenin mümtaz ve muayyen hududu dahilinde bir taraftan Oğras yolu ve bir taraftan Kuruçay ve bir taraftan Ulu Hendek …. yolu üzerinde olan sahraya varınca bu hudut ile mahdut arazinin a’şar ve rüsumu kadimül eyyamdan beri müşterekiyle mumaileyhin tımarı tarafından ahz ve kabz oluna gelmekle’ notuna bakıldığında, Oğras köyüyle Kuruçay ve Hendek mevkiilerine dayanan sınırlarını gayet açık tâyin etmek mümkündür.

Karye-i Arslandoğmuş Defter Sıra No: 175/388
   Tımarı Yeniçeri Mehmed olan ve adını dönemin Adliye Nâzırı olan Emir Fahreddin Arslandoğmuş’dan alan bu karye kasabanın güney tarafına düşmektedir. Gelendost Tarihi isimli eserinde Hüseyin Şekercioğlu, Bey karyesinde ikâmet eden Emir Fahreddin’in, Arslandoğmuş ve civarında bir çiftliğinin bulunduğundan ve karyenin arazisinin zenginliğinden bahsetmektedir.
Bizans’ın ordusunda paralı asker olarak görev alan ve daha sonra Selçuklular safına geçen Peçenek Türkleri'nden Emir Fahreddin Arslandoğmuş, nasılki aynı isimle Kara Ağac’da mezkûr karyeye isim vermişse, onunla birlikte olan kardeşi Tunâ-Şâh da, Tunâ-Şâh’a isim vermiştir. Fakat Tunâ-Şâh sonradan ismi yozlaştırılarak bir dönem Donarşa olmuş, en sonunda Çiçekpınar adıyla bugünkü belde hâlini almıştır.

Karye-i Ömercik Defter Sıra No: 175/389
1530 Tarihinde Hamîd Livâsı Haritası’na göre Zengibar-Suvar arasında bir yer iken bu yeri, 1765 mufassalında Karye-i Ömercik ve Karye-i Yenice eş-şehir.. mezkûr ve karye-i Bayad ve Karye-i (Yaka-köy).. ve Karye-i Ulu ve Karye-i Çarık-ı şeklinde 6 pare karye ile tımarı İlyas ve Sevinç .. ve Hasan ve Şaban’a ait bir bütünlük içinde görmekteyiz.

Karye-i İgdir (Eydir) Defter Sıra No: 177/390
   Anadolu vilâyeti çavuşlarından Hüseyin Çavuş’un tımarıydı. Bu karye, Oğuzhan’ın altıncı ve son oğlu olan Deniz Han oğlu İğdir Han’ın neslinden, Onkunu Çakırdoğan olan İğdir’i temsil etmektedir. “Yiğitlik, büyüklük” ve “Pek iyi ve zengin” manâlarını veren ve Iğdır/Yiğdir olarak da söylenen İğdir, Kara Ağac’ın ilk köylerindendir. İran’da Büyük Kaşkay-Eli içindeki İğdirler ve Iğdır adından başlayan bir şecere ile Kara Ağac’ın yanısıra İçel’in Bozdoğanlı Oymağı, Akkoyunlu, Dulkadirli ve HalepTürkmenleri içindeki Eymürlü/İmürlü oymakları, Çıldır ve Tiflis’teki Halıcı ve Keçeci Terekeme Oymakları, mesken tuttukları Anadolu’nun yüzlerce mahallinde bu boyun hatırâsını yaşatmış ve yaşatmaktadırlar.

Karye-i Çaltu Defter Sıra No: 177/391
Köyün, özellikle bu bölgede çok sık bulunan ve ‘Çal’ adı verilen bir dikenden veya Çaltı Türkleri’nden dolayı Çaltu adını aldığı kanaatındayız. Burada birer zâviye, sipahizâde, askerî vazifeli ve öğretmen mevcuttur. Tımarı ise Meli ve Ammi ve Yahya’dır. Şekerciolu ise ‘Gelendost İlçesinin Soy Kütüğü’ adlı eserinde Çaltı adıyla ile ilgili bölümde şunları kaydeder: “Çaltı adının anlamına gelince; Çaltığ, Çalık kelimeleri Oğuzlar’da Çalışkan, Yiğit (Çalık) iyi kılıç kullanan, iyi ok atan anlamındadır. Selçuklu ordusunda Çaltılı Türkler önemli vazifeler almışlardır.”

Karye-i Bey Defter Sıra No: 177/392
   Ömer ve Hamza’nın tımarı olan Bey, Pandal’ın doğu eteklerinde yer alan Selendi’yle karşı karşıyadır. Zengibar ve Çarık’ın aksine kurulduğu yer düzlüktür. Yıldız Han oğullarından Beğdili’yi de temsil edebilir. Bey’in, beylikler döneminin bir önder simgesi olarak kullanıldığı daha mantıkîdir. Kara Ağac’da Bey/Köyü’nün yanısıra Tunâ-Şah ve Zengibar (Zengiler) isimli üç köy daha vardır ki bunlar da diğer köylere nazaran Şâh ve Atabeg’likten isim almışlardır. Karye-i Çaltu, Karye-i Orvas, Karye-i Süvar ve Karye-i Ulu-Dinek, Nâhiye Kara Ağac’ın güneyinden güney batısına doğru sırali köyleridir.

Karye-i Çökiler Defter Sıra No: 178/393
   Dergâh-ı âli’nin çavuşlarından Lülü Ahmed Çavuş’un tımarı olan Çöküler, Sürtme Dağı’nın doğu yakasında ve bugünkü Yeniköy’e karşı bir etektedir. Çevrede yakın tarih içinde Tilkiler olarak telâffuz edilen karyeyi çağrıştırıyorsa, o bölgede olabilir. Halkının civar köylere geçmesiyle Çökiler’in de zamanla iskân coğrafyasındaki yeri de silinmiştir.

Karye-i Nekid Defter Sıra No: 178/394
   Defterden ‘Karye-i Nekid maa karye-i Ömer Kadınlar’ olaraktercüme edilen karyenin tımarı Piri Çeri Sürükçü ve Bekir ve Hâcı’dır. Bu köyün yer ve manâsı hakkında bilgimiz yoktur. Lâkin 1522 ve 1567 Tarihli mufassallarda, Nekid Karyesi’nin hâne ve nefer gibi bilgileriyle Arak’ın tamamen uyum sağlaması ve Karye-i Ömer tâbiriyle Ömercik’i hatırlatması burasının Arak yerine Nekid olarak okunduğunu da gösterebilir.

Karye-i Saraycık Defter Sıra No: 179/395
   Yeri kaynaklarda verilmeyen Saraycık, Çarık karyesiyle bire bir oturum gösteren ve birleştiği Çarık’a Çarık Saray adını kazandıran karyedir. 1572 Tarih ve 51 Nolu Defter’de 'Çarık Saray 8 nefer' kaydına rastlıyoruz ki Çarık Saray da bir Cemâ'at adıdır. Zamanında Tımarı Nasrullah, Ömer ve Hamza idi.
1522’de 4 hâne ve 5 neferi bulunan Karye-i Çarık, önce 1765’te Karye-i Ömercik’le birleşmiştir. Daha sonra da bu Saraycık karyesine geçmesiyle muhakkak ki Çarık Saraycık’tan, Çarık Saray adı ortaya çıkmıştır.

Karye-i Uşak-Eymür Defter Sıra No: 179/396
   Karye-i Uşak-Eymür’ün de tımarı Dergâh-ı âli çavuşlarından Abdi’dir. Oğuz Han’ın beşinci oğlu Dağ Han oğlu Eymür Han’ın neslinden ve Onkunu Uçkuş olan bu boya, ‘Zenginlerin zengini’ manâsına uygun bir ad verilmiştir. Bu boy da tıpkı Yaka-Eymür kısmında bahsettiğimiz üzre aynı özelliklere sahibtir. Yerleşimi Zengibar altlarında bulunuyordu.

Karye-i Karkın/Kargın Defter Sıra No: 179/397
   Ya’kub, Mahmud ve Cafer tımarında ve Çarık yolu üzerinde, bugün Karkın Bağları olarak anılan mevkîide kurulmuş bir yerleşim yeriydi. Soyu Oğuz Han’ın üçüncü oğlu Yıldız Han oğlu Karkın Han’ın neslinden, onkunu Akbaba’dır. ‘Çok ve doyuran aş’ mânâsını verdiği gibi ‘Taşkın’ olarak da mânâlandırılır. Kargunlar daha ziyade Akkoyunlu-Dulkadiroğlu ve Halep-Hatay bölgesindedir. Doğu Anadolu ve Azerbaycan’daki ilkbaharda eriyen karlardan kopan sel ve su kabarmasına ‘Kargın-Korkhun’ denilmesi bu boyun adındandır.

Karye-i Ulu-dinek Defter Sıra No: 180/398
   Bekir’in tımarındaki karye Ulu Dinek, Ulu konak manâsındadır. Karye ile ilgili bugün Ulvi-Dinek ismini telâffuz edenler de vardır. Lâkin bu tâbir aslına uygun olarak kullanılmış değildir.


Karye-i Karlu Defter Sıra No: 180/399
   Zeâ’meti Solak Hamza olan bu 100 haneli büyük köyün adı Türkmen-Yörükken taifesinden Karlı-Karlu cemâ’atinin adındandır. Kara Ağac’ın büyüklük ve arazi bakımından sayılı köylerinden olan Karlu, uzun süre varlığını korusa da bazı köylerin bir diğeriyle birleşmesinden dolayı, nihayet 1831 sayımlarında görünmeyecek şekilde yerleşim özelliğini kaybetmiştir.

Karye-i Çavundur Defter Sıra No: 181/400
   Hem Çavundur’un, hem de Uşak-Eymür’ün tımarı Abdi Çavuş’tan yola çıkarsak her iki karye kesinlikle birbirine tam sınırdır.
Düz ovaların ortalarında yükselen yerler manâsına da gelen Çavundur, Oğuz Han’ın dördüncü oğlu Gök Han oğlu Çavuldur Han’ın neslinden ad almış olup onkunu Akdoğan’ın manâsı ‘Namuslu ve şerefli, ünü yaygın ve cavlı’ demektir. Türkmenistan’da Mangışlak Çavuldurları, Çorum çevresindeki Çavuldur ve Anadolu’daki Çavdar Türkmen oymakları, Erzurum ve çevresindeki Çoğundur adlı köyler de bu boya intisab (giren-kapılanan) edenlerdir. Çavuldur boyu veya Çuvaldar boyu, Oğuz Kağan Destanı’na göre Oğuzlar’ın 24 boyundan biri ve Kaşgarlı Mahmud’a göre Divan-ı Lügati’t-Türk’deki yirmi iki Oğuz bölüğünden yirmincisi Çuvaldar’lardır. Kaşgarlı Mahmud’un listesindeki Oğuz boylarının adları, zamanlarındaki söyleniş şekillerine göre yazılmıştır.
   Besim Atalay’ın dipnotunda; “bu kelime bugün Anadolu’da ‘Çavundur’şeklinde söylenmektedir. Bu isimde Çankırı ve Amasya illerinde köyler vardır” şeklinde yorumlanmıştır. Günümüzde Isparta ilimizin Şarkî Kara Ağac ilçesinde Çavundur isimli bir köy olduğu gibi Çankırı’nın Kurşunlu ilçesine bağlı bir Çavundur beldesiyle Amasya’nın Merzifon ilçesinde de bir Çavundur köyü bulunmaktadır. Bu boy Üç-Oklar kolundan (sol kolundan) Oğuz Kağan’ın oğlu Gök Han’ın soyundan gelmektedir. Çavuldur boyu Kaşgarlı Mahmud’un “Man kışlak Oğuz ülkesinde bir yer adı” şeklinde ifade ettiği bölgeye, Hazar Denizi kıyısındaki yarım adaya giderek yurt tutmuşlar ve buraya ‘Man Kışlak’ adını vermişlerdir. 1916 yılında Kilisli Muallim Rıfat'ın yayınladığı Kitâb-i Dede Qorgût alâ Lisân-i taif-i Oghûzân’da ‘Çavuldar’ şeklinde kullanılan bu boy adı, Türkmen dilinde, tıpkı Burdur’un Çavdır’ı gibi, ‘Çovdur’ olarak günümüze ulaşmıştır. Günümüzde Türkmenistan'da ‘Çovdur’ adını taşıyan pek çok yer ve yurt adları vardır. Kazânın kuzeybatı istikâmetinde yer alan Karye-i Çavundur’da da bir zâviye şeyhi mevcuttur.

Karye-i Sollar ve Selendi Defter Sıra No: 182/401
   Karlu’nun zeâmeti Solak Hamza, 37 hâneli bu köyün de zeâmetidir. Burası Türkmen Yörükleri’nin ilk yerleştikleri yerlerdendir. Pandal Dağı’nın doğuya bakan eteklerinde ve hemen yanı başında düzlükte kurulan Bey karyesiyle de komşudur. Yakın tarihlere kadar hatırlanan Sollar ve Selendi de çevrelerindeki köylere intikal etmişlerdir.

Karye-i Armulu Defter Sıra No: 182/402
   Burası 41 hâne, 70 neferli ve defterin 420. sayfasında yazılan ikinci Armudlu’dur. Birinci Armudlu ise defterin 408. sırasında kayıtlıdır. Zamanında Mustafa’nın hem zeâ’meti, hem de Şâh Veli’ye birlikte tımarı olan bu birinci Armudlu, özellikle Cumhuriyet dönemine yakın tarihlerden itibaren Sürtme’den aldığı nüfusu mezraasıyla birleştirirken, Çeltek ile Yeniköy’e de nüfus vererek nüfus kaybı yaşamıştır.

Karye-i Tunâ-Şâh Defter Sıra No: 182/403
   Adını Tunâ (Duna) Şâh’tan alan karyenin tımarı da Dergâh-ı âli çavuşlarından aynı zamanda Köprü’nün tımarı olan Ferruh Çavuş’tur. Ramazan Tunç, Tunâ-Şâh’la ilgili; “Bu isim kuvvetle ihtimal Attila örneğinde olduğu gibi onun Ettil, İdil’den adını alması gibi, Tuna nehrinden geçerken Peçenekler’in bu ismi verdiği, Miryakefalon sırasında da taraf değiştirmesinin bir ödülü olarak Çiçekpınar’ın kendisine, Beyköy’ün de kardeşine verildiği, Şekercioğlu’nun tesbitleriyle kesinlik kazanmış olup, Doğan Şah yakıştırmalarına son verilmelidir. Tunâ Şah’ın karlı bir havada Anamas’da beyaz atıyla ve inatla yukarılara ilerlerken atından ters düşüp öldüğü yolunda kareleri tamamlanmamış bir efsane ’Doğan Şah’ adıyla devam etmekte olup kareleri tamamlamak edebiyatçılarımıza (daha ziyade tarihçilerimize olmalı) düşmektedir” (102) şeklinde bir görüş sunmaktadır.
______________________________________________________________
102-R.Tunç, a.g.e, s. 57

Karye-i Fakihler Defter Sıra No: 182/404
   Armutlu’nun da zeâ’meti olan Mustafa’nın zeâmetindeki Fakihler (Fukahalar), Salur ve Zengiler (Zengibar) gibi, fakat birçok mağarası olan tarihi bir kayaya sahibtir, hem de ismini; ‘İslâm hukukunu ve ilmini bilen, yorumlamada uzman, ıstılahta din bilgini ve fıkıh âlimi Fakîhler’denalan bir karyedir. Bu itibarla adı; sonradan ‘kültürel fakirliği malûm çevre insanlarının Fakih’i Fakı’ olarak söyleme alışkanlığıyla Fakılar olarak manâ ve ruhiyatından arındırılıp değişik bir isme çevrilmiştir. Fakihler, esasen ilim öğrenen ve öğretenlerin mekânıdır. Kayıdlarında Ahîleri mevcuttur.

Karye-i Ördekçi Defter Sıra No: 184/405
   Zeâ’meti Mahmud olan ve iki muhassılın görevli olduğu köy de muhakkak ki bir Türkmen köyüdür. Lâkin niçin, nâhiyede tek emsâl olan Ördekçi adını aldığı araştırılmalıdır. Karye-i Tunâ-Şah, Karye-i Kullar, Karye-i İmacık, Karye-i Fakihler, Karye-i Ördekçi ve Karye-i Salur, Kazâ-i Kara Ağac’ın batı istikâmetindeki düz arazilerde kurulan yerleşim birimleridir.
Karye-i Viran Defter Sıra No:184/406
İskender ve Hamza’ya tımar verilen karyenin sâkinleri burasını Kara Ağac’ın kuzeybatı istikâmetinde mesken edinmişlerdir. Karye-i Viran, Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet tarihinde Ören adı almıştır.

Karye-i Belceğiz (Bilcüğez) Defter Sıra No:184/407
   Armudlu’nun batısında Anamas dağlarına ait bir boğazda ve Beyşehir gölüne bir kilometrelik mesafededir. 1522’deki diğer isim söyleyişlerinden Bilcüğez (Belcüğez); Küçük bel anlamına gelmektedir. Bergamalı Kadrî’nin 1530’da yazdığı Müyessiretü’l-Ulûm adlı dil bilgisi eserinde bize nakledilen husus itibariyle CUGAz tek kelimelilerde küçültmeyi +CAĞIz ekiyle aynı değerde verdiğinden, bir bel arasında yer alan karyeye ‘Küçük Bel’ anlamında Belcüğez denilmiştir.
Belceğiz kaynakta Bilcüğez olarak geçmektedir. Fakat Tarihsiz Mufassal’da Bilcüğez bu defa Belceğiz olarak kayda alınmıştır.
Zamanında Belceğiz’in zeâ’meti Anadolu Vilâyeti çavuşlarından Ferruh olub, yine Ferruh ile Anadolu vilâyeti çavuşlarından Veli ve Mustafa isimli kişiler de tımarıdırlar.

Cemâ’at Karakuzulu Defter Sıra No: 185/408
   Timurhan’ın tımarı olan Karakuzulu cemâ’ati, 1475 tarihli kayıdlarda sadece Şarvan, Bozlu, Kara yaka ve Karakuzulu adlı dört bölüğe hâkim bir cemâ’attir. Kara Ağac’ın tek cemâ’ati olan Karakuzulu bugün ne ismi, ne de yeri pek hatırlanmayan, fakat eski Sürtme’yle Karayaka arasında mezarlığı bulunan Şarvan’ıyla tarih yansıtan bir efsanedir. Şarvan ile Karayaka zaman içerisinde konar-göçer yörüklüğü terkedip yerleşik düzene geçmişler, daha sonra da Şarvan karyesi sâkinleri Kara Yaka ve Sürtme karyelerine yerleşerek Şarvan’ın tarihini sonlandırmışlardır.

Karye-i Şarvan Defter Sıra No: 185/409
   Umur ve Kasım tımarıdır. Serdan ve Servan olarak da tercüme edilebilen fakat ortak isim noktası Şarvan olan köy, bugün sadece hikâyesi bilinen ve duyulan bir yerdir ve kurulduğu çevrede halâ geniş bir mezarlığı mevcuttur. Karakuzulu Cemâ’ati içinde yer alan Şarvan Bölüğü’ne ait bu yerleşim yeri, eski Sürtme Dağı ile Karayaka sivrisi arasındaki boğazın Beyşehir gölü tarafında bulunmaktadır.

Karye-i Salur Defter Sıra No:185/410
   Bu köy de Oğuz Han’ın beşinci oğlu Dağ Han oğlu Salur Han’ın neslinden almış bir boy adıdır. Tımarları Mustafa, Hasan ve Erişdi olan Salur’un Onkunu Uçkuş ‘Nereye varsa kılıç ve çomağı ile iş görür’ manâsındadır. Ebu’l Gâzi Bahadır Han’ın ‘Şecere-i Terakeme’ isimli eserine göre ise Salur boyunun onkunu Kartal’dır. Yine bazı kaynaklarda Salgur/Salur, Kars ve Erzurum Hâkimi Salur Kazan Han sülâlesi, Sivas-Kayseri Hükümdarı âlim ve şair Kadı Burhaneddin Ahmed ve Devleti, Fars Ataegleri, Salgurlular, Horasan’daki Teke Yomud ve Sarık Türkmenleri’nin çoğu bu boydandır.
Salur boyu, Oğuz Kağan Destanı’na göre Oğuzlar’ın 24 boyundan biri, Kaşgarlı Mahmud’a göre ise Divan-ı Lügati’t-Türk’deki yirmi iki Oğuz bölüğünden beşincisi; صاَلغُر Salgur’lardır. (103) Bu boyların Üçoklar kolundan (sol kolundan) Oğuz Kağan’ın oğlu Dağ-Han’ın soyundan geldikleri kabul edilir.
______________________________________________________________
103-Besim Atalay, Divan-ı Lügati't-Türk, Ankara 2006, TTK Basımevi, Cilt I, s. 5

   Salur kelimesi ‘Kılıç sallayan’ anlamında kullanılmıştır. Bu soydan gelenlerden bir grub İskilip’te Salur köyünü kuranlar ve günümüzde Salur soyadını taşıyanlardır. Çağdaş Türkmenler’in kökeni Salır (104) boyu Türkmenistan, Özbekistan, Afganistan, Irak ve İran’da ve aynı kökden olan Çin’deki Salar uyruğu Salur (105) boyundan gelmektedir.
____________________________________________________
104-The Salur tribe; Clark 1998: 8-11,17-18
105-Houtsma, M.Th. E.J. Brill's First Encyclopaedia of İslâm, 1913-1936, Brill Publishers. pp. 119-120


   Salur boyu kendi arasında sekiz oymaklara ayrılmaktadır. Bunlar: Usta, Yomut, Hızır, Karamanlı Akkoyunlu (Akçakoyunlu), Ulutepe, Güneş, Kara ve Bekevül isimli dört cemaatli Ersarı (Aksarıklı); Karakoyunlu (Karacakoyunlu), Kuloğulları (Tekeoğlu, Tekeloğlu, Tekelioğlu), Burgaz, Akseki, Bahşı (Bahşiş), Karaca, Karatekeli, Alseki, Aziz (Aziziye Kınalı Yörükleri), Daş (Taş), Dongüç (Tongüç), Ayak (Kızılayak), Ötemiş (Ödemiş), Mırış, Tutamış, Karaahmet, Toktamış, Tufaz, Gökçe ve Saçmaz’dır. Böylesine zengin bir boy olan Salurlular’ın yadigârı bir köy de ilçemiz Şarkî Kara Ağac’da bulunmaktadır ve bu Salur, zamanın Kara Ağac’ının en fazla tarlası ve hasılatıyla dikkati çeken karyesidir. Burada özellikle ifade edelim ki Isparta bölgesindeki Eğirdür’de Hamidoğulları Beyliği’nin istiklâlini ilân eden Hamid Bey, Salur boyunun sekiz oymağı içinde yer alan Yomudlar’ın neslindendir.

Karye-i Sürtme Defter Sıra No: 186/411
   Sürtme de, Fakihler ve Armudlu’da olduğu gibi Mustafa’nın zeâ’metidir. Beyşehir Gölü’nün kuzeybatı yakasındaki bir dağın yüksek eteğinde kurulmuştur. Kara Ağac’ın en eski karyelerinden birisi olmasına rağmen uzun yıllar bir çiftlik, hattâ bir mezra gibi iskân olunmuş yerdir. Yakın tarihimize kadar yerleşim yeri olarak ikâmete açık kalan Sürtme 20. asırda çiftlik hâlinde iken, halkının Yeniköy, Çeltek ve Armudlu gibi yakın köylere göç etmesiyle tamamen meskûnluğu silinen bir yer olmuştur. Sürtmenin en son müdavim meskûnlarından bir kaçı Danacılar, Karaoğlanlar, Mevlüt Taşlar, Arabın Hasanlar ve Kuşcular sülâleleridir.

Karye-i Akça-Kal’a Defter Sıra No: 186/412
   Kasabanın batı istikâmetinde olması ve Yenice ile birleşerek ona Kale ekini vermesi muhtemeldir. Dergah-ı âli müteferrikânîlerinden, yani ‘Padişah, vezir ve diğer başka devlet büyüklerinin yanında, türlü hizmetlerde çalışan kimselerden’ olan Abdulgani’nin zeâ’metindeki Akça-ka’a hem BOA’nın 321. sayfasındaki Akça-Kal’a kısmında, hem de Tarihçi Zeki Arıkan’da; “Karye-i Akçakale ve Saraycık Tımar-ı Pir Cesur bin Bereket. Mezkûr karye köhne defterde hâli hayırsız durağı (Mütercim Halit Atlı burasını Hırsız Durağı olarak tercüme etti. Bu ifade kaleliği vasfıyla daha uygun) yer olup İshak Paşa Hazretleri Bereket Bey’e, ihya etmek için vermiş ve kimesnenin yazılusu olmayanevlerden gelip oturalar ve avaraz-ı divaniyeden emin olalar deyü mekdup vermiş. Biz dahi ol mekdupla deftere kaydettük deyü sept etmiş” diye bahsedilen ve Ağcakale veya Akçakale olarak gösterilen yerdir.



   Akça-Kal’a ile ilgili BOA'daki (H. 937) 1530 tarihli kayıt şöyledir: “Mezkûr karye köhne defterden hali hırsız durağı yer olup İshak Paşa yerinin ihya etmek için vermişler ve kimesnenin yazulusu olmayan evlerden gelüp oturalar ve avarız-ı divaniyeden emin olalar deyü mektub vermiş biz dahi ol mektub ile deftere kayd itdük deyü Saru Seydi yazduğu defterde mukayyed şimdiki halde dergâh-ı mualladan hükm-i hümayün irad idüp emr olunmuş ki ber-karar-ı evvel mezkûrlar zikr olan derbendi hıfz idüp avaraız-ı divaniyeden muaf olup sahib-i timara öşr-i şer’iyye ve rüsum-ı örfiyyelerin eda edeler deyu defter-i köhnede mukayyed yine kemâ-kân mukarrer.”
   Tarihçi Zeki Arıkan’da da; “Karye-i Akçakale ve Saraycık. Tımar-ı Pir Cesur bin Bereket. Mezkûr karye köhne defterde hâli hayırsız durağı yer olup İshak Paşa Hazretleri Bereket Bey’e, ihya etmekiçinvermiş ve kimesnenin yazılusu olmayan evlerden gelip oturalar ve avaraz-ı divaniyeden emin olalar deyü mekdup vermiş. Biz dahi ol mekdupla deftere kaydettük deyü sept etmiş” diye bahsedilen Akçakale, 1478 yılında 8 neferlik bir nüfusa sahip derbend olup 1522 Tarihli Tahrir’de ise biraz daha (hâne, nefer ve nüfuslu) büyük bir köy iken TK-51’de ise oldukça büyük bir köy durumundadır ve artık derbend özelliği kalmamıştır. TT 30 ve TT 994’te Saraycık ile birlikte yazılan Akçakale (106) 1931 yılında yıkılıp yerine Halkevi yapılan Kara Ağac Kazâsı’nın en eski yapısı olan Zekeriya Paşa Mescidi’ne yaklaşık bin metre uzaklıktadır. (107)
______________________________________________________________
106-Doç. Dr. Zeki Arıkan, XV. XVI, yy. Hamit Sancağı, Ege Ün. Ed. Fak. Tarih Bölümü, İzmir, 1988, s. 92-93
107-BOA, a.g.e, s. 321; R. Topraklı, Değişen Coğrafya ve Miryokefalon Savaşı, s. 9

   R. Topraklı’da konu böyle geçse de hem TT 30 (1475), hem de TT 0994 (1501) numaralı mufassallarda Saraycık ile Akça-kal’a ayrı ayrı yazılmışlardır. Buna göre TT 30’da Akça-Kal’a’dan ayrı 580. sayfada yazılan Saraycık 18, 586. sayfada yazılan Akça-Kal’a ise 8 hânedir. TT 0994 numaralı mufassal da ise yine ayrı ayrı yazılanlardan Saraycık 344. sayfada ve 17 hane, Akça-Kal’a da 352. sayfada ve yine 8 hânedir. TT 30’da tımarları ise Saraycık’ın Mustafa ve Ahmed, 3 tımarlı Akça-Kal’a’nın da Nebi ve Hasan’dır. Dolayısıyla Arıkan’ın dediği gibi ayrı ayrı yazılmaları söz konusu değildir. Ayrıca burada dikkatimizi çeken bir husus da; Arıkan'da geçen 'hayırsuz durağı' ifadesinin, bize Sincan’da yardımcı olan Mütercim Halit Atlı tarafından 'hırsuz durağı' olarak çözülmüş olmasıdır. Hayırsızdurağı 'faydası olmayan; işe pek yaramaz durak' meâlini verişi itibariyle bu iskân yerinin bir kale oluşu ve hırsızı ve dahi şekâvette bulunanları durdurma görevi gözönüne alınırsa ‘hırsuzdurağı’ daha mantıkîdir.

Karye-i Yaka-Eymür Defter Sıra No: 187/413
   Uşak-Eymür ile aynı boy ve manâda olup Kara Ağac’da Yaka’dan sonra Eymür ek adını alan ikinci karyedir. Budak ve Ali’nin tımarı Yaka-Eymür’e, Oğuz Han’ın beşinci oğlu Dağ Han oğlu Eymür Han’ın neslinden ve Onkunu Uçkuş olan bu boya; ‘Zenginlerin zengini’ manâsına uygun bir ad verilmiştir. Bu boy da tıpkı Yaka-Eymür kısmında bahsettiğimiz üzre aynı özelliklere sahibtir. Yerleşimi kazanın kuzey istikâmetinde, Zengibar altlarında bulunuyordu.

Karye-i Nevşirvan
Defter Sıra No: 187/414
   Mufassal’ın 187. sayfa ve 414. sırasındaki Nevşirvan 52 hâne, 260 nüfus ve 4.400 hasılasıyla önemli bir yerleşim yeridir. Tımarı Mehmed, Süleyman, İbrahim ve Murtaza olan Nevşirvan, Eğirdir’in kalelerinden biridir.

Karye-i Zengibar Defter Sıra No: 188/415
   Tımarı Yeniçeri Mehmed olan Zengibar, kazanın kuzey doğusunda ve kalesi bulunan bir yerleşim yeridir. Zengiler, malûm kalesiyle bölgedeki tarihi yerlerdendir. Her ne kadar Zengi, değirmen oluğunun altına konulan tek parça ağaç olsa da buradaki ismi büyük ihtimalle Musul Atabegliğinin kurucusu İmadeddin Zengi’ye izafeten kullanılmıştır.

Karye-i Süvar Defter Sıra No: 188/416
   Suar-Suvar olarak da söylenen ve 8. yüzyıldan önce Sabirler tarafından kurulan bir Dağıstan şehrinin adı oduğu gibi; ‘Süvarinin atını kaybetmiş olanı’ manâsını da vermektedir. Ağa Yahya ile Sefer’in tımarı olan Süvar, büyükçe bir köy iken Çarık Saray Kasabası’na dâhil olduğundan bugün onun bir mahallesi durumundadır.

Karye-i Orvas (Orvasi) Defter Sıra No: 188/417
   Arslandoğmuş ile Zengibar’ın da tımarı olan Yeniçeri Mehmed, Eymur ve Hamza ile birlikte Orvas’ın da tımarıdır. Yakın tarihte Oğras adlarıyla tanıdığımız Orvas veya Orvasi de Kara Ağac’ın etrafını çevreleyen köylerinin yoğun olduğu bölge içindedir. Oğras, tarihteki yerini korumuş, lâkin ismi yenilikçi tahriratın veya kâtibatın tahribat isteğiyle Başdeğirmen olarak Değirmen Baş’ına oturtulmuştur.

Karye-i Kullar ve İmacık (Ağmacık) Defter Sıra No: 188/418
   Tasarrufu ‘tımarı Mustafa ber veçhi zeâmet ve Ahmed ber vechi tımar’ şeklinde ‘ortak, payday pay’ yazılan Karye-i Kullar ve İmacık (Aymacık) 38 hâne, 58 nefer ve 190 nüfusuyla 4254 akçe gelirli iken bu karyenin de varlık defterini tamamen kapatmış olması hakkında, bütün bu noktadaki karyeleri de dikkate almak şartıyla yürüteceğimiz mantık şudur; Birincisi; Kara Ağac’da Anadolu’daki fütüvvet sonrası meydana gelen yerleşimlerde Türkmen ve Yörükler’de büyük oranda çobancılıktan ziyade zirâ’ate yönelme gerçekleşmiştir. İkincisi; Salur’un hemen sınırından başlayan bir ova özelliği, bu alanda yerleşenlerin ziraî faaliyetlerine tam cevab veremediğinden Fakihler’le Çeltik, Armutlu ile Bilcüğez ve Sürtme üçgeninde, Beyşehir gölünün de 7-8 yılda bir taşkınlığı sebebiyle tarlaların sular altında kalarak bataklığa dönüşmesi ve bataklığında sinek ve benzeri böcek üretmiş olmasıyla bölge pek tercih edilmemiştir.
Dolayısıyla Bey karyesinden başlayıp Çarık’a, devamında da Zengibar, Nudra ve Tunâ-Şâh arası mevkiilere kadar uzanan Kara Ağac’ın, en yakın noktasındaki araziler, hem nâhiyeye ilgi-irtibat, hem de verimlilik esasları itibariyle dikkate alınmışlardr.

Karye-i Kürtün Defter Sıra No: 189/419
   Yine burada tımar olarak karşımıza çıkan isim -şayet aynısıysa- tımar ve zeâmet zengini Mustafa’dır. Kürtün’ün manâsına gelince bu, yük hayvanlarına vurulan semer, palan veya rüzgârın kuytu yerlere topladığı kar yığını demektir. Nudra-Kara Ağac arasında, kazânın kuzeybatı istikâmetindeki 23 hâneli Kürtün de bazıları gibi kaybolan karyelerden birisidir.

Karye-i Çeltik Defter Sıra No: 189/420
   Zeâ’meti Solak Hamza’dır. Solak Hamza’nın Karye-i Karlu ve Karye-i Sollar ve Selendi’nin de zeâ’meti oluşuna bakılırsa; bölgenin Selendi’nin arkasında kaldığı Kızıldağ’la Anamas arasında, Salur ile Fakihler’in ise güneyine düşen en geniş ovalardan birisinin ortasında Çivril denilen mevkiide kurulmuştur. Çeltek Kızıldağ’a rağmen sanki Selendi ile sınırlı gibi kabul görmüştür. Bu bakımdan Ramazan Tunç’un eserinde (s.67) bahsettiği Alabaşlar mevkii zeâmet esasına göre de gözden geçirilmelidir.
Çeltik Karyesi uzun yıllar sonra, ilk kurulduğu Çivril mevkiinden 500 metre güneye geçerek yeniden yapılanmıştır. Tarihsiz Mufassal’da 50 dönüm arazisi bulunan karyenin mezra‘asında da 20 dönüm yer bulunup buradaki arazinin bazılarında o dönemlerde bağ dikilidir. Kurulduğu tarihlerde -sanırız ki- ovasında çeltik (pirinç) yetiştirildiği için adı Çeltik olarak kayıtlara geçmiştir. Çeltik’te üretilen çeltik (pirinç), aynı zamanda bir tarım medeniyetinin sembolü olarak değerlendirilmelidir. Zira tohum ekiminden önceki dönemde pirinç tarımı yapılacak olan tarlalarda özel bir toprak hazırlığı yapılır.
   Buradaki hususiyet, tarlanın çok iyi bir şekilde tesviye edilmesi veya tesviyeli arazilerin seçilmiş olmasıdır ki, bunun bariz emareleri daha 40-50 yıl öncesine kadar Çeltek tarlalarının hemen hepsinin dört etrafında kazılı hendeklerin daha belirgin olarak bulunmasıdır. Bu bir anlamda buralarda çeltik ekilen alanın hazırlanışına işarettir. Çeltik, sonradan Armudlu, Karayaka, Kaşaklu, Belceğiz, Salur, Fakılar, Ördekçi, Örenköy, Yaka-Eymür, Sürtme ve Beyköy gibi birçok yerlerden nüfus alan bir köy niteliğindedir. Bugünkü adı olan Çeltek ise; “Çoban yamağı, yardımcı, uşak veya küçük-büyükbaş hayvan sürülerini otlatan kimse” manâsını verdiğinden ilk tarihî adı ve anlamında tamamen bir değişiklik söz konusudur.

Karye-i Yağcı Defter Sıra No: 189/421
   Her ne kadar defterlere karye olarak işlense de 5 hâne, 7 nefer ve 25 nüfusu itibariyle mezra‘a olması gereken Karye-i Yağcı, Kızıldağ’ın batı yakasında ve bugünkü Çeltek-Yeniköy yolu üzerinde bulunan Akçeşme’nin tam üstüne denk gelen Kızıldağ eteğinde kurulmuştur. Şaban isimli şahsın tımarındaki Yağcı da artık yerinde olmayan bir karyedir. Halkı Şarvan ve Sürtme misâlinde, zamanla 20. yüzyılın başında kurulan Yeniköy’le Çeltek köylerine geçmiştir.

Karye-i Armudlu (Nam-ı diğer Habillu) Defter Sıra No: 190/422
   Bu ikinci Armudlu 6 hâne, 30 nüfus ve 808 akçe gelire sahib küçük bir yerleşim yeridir. Tarihçilerin genel kanaatı itibariyle 35-40 hanenin altındaki yerlerin mezraadan sayılacağı esasına göre burası hane ve nüfusu itibariyle bir mezra‘a olarak kabul edilmelidir.

Karye-i Bozlu Defter Sıra No: 190/423
   Karakuzulu Cemâ’ati bünyesinde yer alan 4 bölükten birine ait bir karyedir. Defterlerde çeşitli şekillerde işlenerek kâh bölük, kâh karye gösterilen Karakuzulu, Şarvan ve Karayaka gibi Bozlu da 1765’e tekabül eden mufassalda karye olarak geçmektedir. İsmi Bozlu olarak net olmasına rağmen burası için; Vakıflar Araştırma Merkezi mütercimlerinden Hilal Yıldırım ve Ali Çakır Bey’ler tarafından ‘Karye-i Bozlu, Karye-i Dikicik tımarı Karaçavuş’ olarak da çözülmüştür.
Bu karyede nihayet, her nedense cemâ’ate ait Karayaka Bölüğü dışındaki diğer üç Bölük/Karye’ler, sanırız konar-göçerliğe olan hassasiyetleri itibariyle köylülüğü benimseyememiş olsalar gerektir ve ihtimalle, büyük bir kısmı Karayaka karyesine geçerken bir kısmı da Serik ve Manavgat’a çekilmişlerdir.

Mezra'alar
   Kara Ağac’ın mezra’aları: Defterin 424. sırasındaki Mezra‘a Kaplan, Ferruhhan’ın tımarıdır. Mezra‘a Kara Ağac-i Durga? 425. sırada, Mezra‘a Kovacık Ömer ve Hamza tımarı 426. sırada, Mezra‘a Çeltik Nurullah tımarı 427. sırada ve son sıra 428’te ise Mezra‘a Kara Ağac Kâtib Ömer tımarıdır.
1522’de görülen diğer mezra‘alar da şunlardır: Kıllıoğlu, Kuruca-ibik, Süpürgelik, Boyaluca, Kovacık, Kızıl Ahî, Dikik Mevkîi, Erikli Çalı ve Ortaköy. Ayrıca Havludan İncürü Bağcesi’yle Yağ Eteği Bağcesi olarak iki aded bağce, yine Firuz Önü Sazlığı ile Karzı Sazlığı isimli iki aded de sazlık vardır.

TK-KKA 51 Nolu Tarihsiz Mufassal’da Olmayan Karyeler
Karye-i Ulu-köy

  Karye-i Çarık ve Saraycık’a en yakın alandaki Ulu-köy, Ömercik karyesi içinde son sırada yer alan Çarık’tan bir önce iltihak eden 4. karye konumundadır. 9 hâne ve 11 neferli küçük bir karye oluşu birleşme zarûretlerinden birisi olarak sayılabilir.

Karye-i Yaka-köy
   Çarık, Yenice, Bayad ve Ulu-köy gibi Ömercik karyesiyle birleşen yerlerden biri de Yaka-köy’dür. Yeri ise Kara Ağac’a bağlı Afşar Nâhiyesi’ndeki Gelendos’un Güney-Batı tarafındadır.

Karye-i Yenice eş-şehri bi’Kâfir
   İsminden de anlaşıldığı gibi nâhiyede tek gayr-i müslim köydür. 1530 Tarihli Hâmid Livâsı haritasına göre karyenin iskân ettiği yer, kazânın Kuzeybatı istikâmetindeki bugünkü Yenicekale mevkîidir. Karyenin komşuları ise Viran, Çavundur ve Yaka-Eymür’dür. Köyün adına her ne kadar Tarihsiz Mufassal’da Ömercik içinde rastlasak da burasının daha sonra Yenicekale olarak isim aldığından kuşkumuz yoktur.

Karye-i Bayad
  Arslan gibi kasabanın güney tarafında kurumuş olan Bayad, Suvar ve Arslandoğmuş ile komşu olub Oğuz Han’ın en büyük oğlu Gün Han oğlu Bayad Han’ın neslindendir ve Onkunu (kutsal saydığı) Şahin’in manâsı ‘devletli, nimeti bol’ demektir. Bayad da diğer boyadları gibi Bayad aşiretlerinin isim verdiği bir karyedir. Maraş ve çevresine hâkim olan Dulkadiroğulları, İran’daki Kaçarlar, Horasan’daki Kara Bayalar, Maku ve Doğubeyazıt hanları, Kerkük Türkmenleri’nin ekseriyeti ve Dede Korkut kitabını yazan Tebrizli Hasan ile Meşhur şair Fuzuli bu boydandır.
   Bayad karyesi Tarihsiz Mufassal’da yer almamaktadır ki bu da bize alt kısımda vereceğimiz köylerle birlikte artık Bayad’ın yerleşim özelliğini yakın çevre köylere taşınmak suretiyle kaybettiğini göstermektedir.

Karye-i Çarık
   Çariklu/Çarekli/Çarikli olarak bilinen bu isimler Yörükân Tâifesi’ni temsil etmektedir. Kâşgarlı'da geçen Çarukluğ adlı OĞUZ boyundan gelmektedirler. Bugün Anadolu'da Çarıklu adlı beş köy olduğu gibi, Çarıklar şeklinde köyler de bulunmaktadır ve Saray ekini almadan önceki Çarık karyesini de böyle değerlendirebiliriz. Kazânın doğusundaki Akşehir’le kendi arasında yer alan Sultan dağlarına ait bir boğazdadır. Sonradan aldığı Saray eki için, ‘Şarkikaraağaç Tarihi 1’in yazarı Ramazan Tunç; ‘Arazi darlığından çevre köylere nazaran iki katlı evlerin tercih edilmesindendir’ dese de bizim kanaatimiz bugün mevcut olmayan Saraycık karyesiyle birleştiği yönündedir. Öyle ki Çarık, içine sadece Saraycık karyesini dahil etmemiş, aynı zamanda Ulu-köy ve Süvar karyesiyle de birleşmiştir. Zira Ulu-köy 1530 Tarihli Hamid Livâsı haritasında, hemen hemen Çarık’ın bulunduğu alanda kurulmuş, -bugün olmayan- bir karye olarak görünmektedir.
   1522’de 4 hâne ve 5 neferi bulunan Karye-i Çarık, Karye-i Saraycık ile birleşen karyedir ve birleşmeden dolayı da 1522’de 11 hâne ve 13 neferi bulunan Saraycık 1765 tarihinde 15 hâne, 24 nefere çıkmıştır.

1898’den Sonra Kurulan Köylerden Yeniköy ve Gedikli
   Şarkî Kara Ağac’da Göçer yörüklerinin yoğun olduğu iki önemli yer, 1530 tarihli ve 438 numaralı Muhasebe-i Vilâyet-i Anadolu Defteri’ndeki Osmanlı Arşivi kayıtlarında, ne de 1831 Osmanlı Genel Nüfus Sayımı’nda görünmeyen Yeniköy ve Gedikli’dir. Zira bu iki köy de ancak 20. asrın başlarında, Yeniköy 1898’de, Gedikli de önce Belceğiz Köyü muhtarlığı altında mahalle olarak Honamlılar’ın Ötgünlü kolu tarafından ancak 1937 yılında kurulmuştur. Kuruluşunu müteakib 1938’lerde Belceğiz (1530’da adı Bilcüğez) Köyü’nün bir mahallesi iken 12 Temmuz 1948’de muhtarlık yapılarak köy statüsü kazanmıştır. Köy, yerleşim coğrafyası bakımından Beyşehir Gölü’nün kuzey batı tarafında ve Ayas (Sarıkabalı) ile yan yanadır.
Hem Yeniköy, hem de Gedikli civar il ve ilçelerden göç alarak kurulurken, Yeniköy kuruluşunu müteakiben en çok Sürtme, Karayaka, Gedikli ve Armudlu gibi yakın yerlerden de göç alarak hâne sayısını artırmıştır. Yeniköy’ün bu tarihlerde kurulduğuna en makûl işaret ise Yekdiğinli Hasanoğlu dedem İbrahim Çavuş’a ait evin köydeki çekirdek evlerden oluşudur ki bu ev, Yeniköy’ün en merkezi noktasındadır. Köyde halen bir hayli yakın akrabamız da vardır. Aynı zamanda köydeki tek câminin arsası da babam Mustafa Yalçınkaya tarafından hibe edilmiştir. Yeniköy’e yeni yerleşim yeri olmasından dolayı Saçıkaralı, Sarıkeçili, Solaklı, Haytalar ve Tırtarlar, Gedikli’ye ise Honamlı, Ötükenli-Hacımemetli, Elekli ve Hâcı Ceceli Yörük aşiretleri yerleşmiştir. Hattâ göçer adabına düşkün olan yörüklerin yeni Gedikli’deki aşiretinden tarihi çok eski Karayaka’ya bile, Bekir ve Süleyman Gündüz gibi kardeşlerin göçleri mevzuubahistir.
   Yeniköy ahalisinin lâkabları bizi Türkmenler’in isim geleneğine götürecek derecede eskilik gösteriyor. Yeniköy Köyü’ne yerleşen yörüklerin bugünkü mevcut sülâleleri; Gedeler, Gırnatacı Durmuş Aliler, Muratlar, Mustafa Aliler, Karaveliler, Göcenler, Delioğlanlar, Gözeller, Hacerler, Çolaklar, Topallar, Karabıçaklar, Dodaklar, Gere Osmanlar, Çobanların Bayramlar, Babo Dayılar, Döndü’nün Mehmetler, Köleler, İbililer, Nasuhlar, Sarı Dayılar, Koca Mustafalar, Kolağasılar, Ali Onbaşılar, Bekçi Ahmetler, İltirler, Galipler, Kürtler, Hâcı Yusuflar, Sağır Seferler ve Danacılar gibi isimlerden müteşekkildir.
Kara Ağac’da ve bazı karyelerinde kalelerin de bulunmakta olduğuna, bölgeyi araştıran bazı tarihçilerin eserlerinde rastlıyoruz. Isparta tarihi için uzun yıllar mesai harcayan ve aynı zamanda ilin Milletvekilliği ve Belediye Re’isliğini yapan Böcüzâde Süleyman Sami’nin; “Hamid oğlu Hüseyin Bey’in Sultan I. Murad’a sattığı yerler arasında bulunan bu şehrin kalesi olduğunda şüphe yoktur” dediği Kara Ağac’daki kale için Zeki Arıkan da; “Karye-i Akçakale ve Karye-i Saraycık Tımar-ı Pir Cesur bin Bereket. Mezkûr karye köhne defterde hali hayırsız durağı yer olup İshak Paşa Hazretleri, Bereket Bey’e ihya etmek için vermiş ve kimesnenin yazılusu olmayan evlerden gelip oturalar deyü mektup vermiş. Biz dahi ol mektubda deftere kaydettik deyü sept etmiş” (108) diye not düşüyor.
    Yine Zeki Arıkan eserinde; “İshak Paşa’nın imar etmesi için Bereket Bey’e verdiği Akçakale, 1478 yılında 8 neferlik nüfusa sahib bir derbend olup, 1522 tarihli Tapu Tahrirde biraz daha büyük bir köy iken TK-KKA 51 Nolu Mufassal’da ise oldukça büyük bir köy durumundadır ve artık derbend özelliği de kalmamıştır” diyerek bizi ayrıca Akçakale’nin derbendliğinden haberdar ediyor. (109)
   Akça-Kal’a 1522 yılında; 23 nefer, 22 Hane ve 110 nüfuslu, 51 nolu mufassalda ise 63 hâne ve 315 nüfusludur. TT 30 ve TT 994’te Saraycık ile birlikte yazılan (110) Akça-Kal’a, 1931 yılında yıkılıp yerine Halkevi yapılan Kara Ağac kazâsının en eski yapısı olan Zekeriya Paşa Mescidi’ne (111) yaklaşık bin metre uzaklıktadır.
Ramazan Topraklı Miryokefalon Savaşı’nı anlattığı eserinde Kara Ağac’daki kaleler için kaynaklar vererek şöyle diyor; “Böcü¬zade, Karaağaç kazası merkezinde, “Kale mahallesi denilen bir yerde bazı resimli ve yazılı taşlar bulunması ve H.1250/M.1834 tarihine kadar kale kapılarının mevcut ol¬duğunu görenlerin ifadesine göre burada evvelce bir kalenin mevcut olduğu anlaşıl¬makta ise de halen bu kaleye ait bir kalıntı yoktur. Buna göre, Hamit oğlu Hüseyin Be¬yin, Sultan I. Murat’a sattığı yerler arasında bulunan bu şehrin kalesi olduğunda şüphe yoktur.”
   “Hâlen, Karaağaç kazasının merkezin¬de Asıl Kale, Aşağı Kale, Ulvi Kale gibi mahalle adları mevcut olup Yenice Sivrisi’ne yaklaşık 35 ve Fatlın Ovası’na yaklaşık 30 bm uzaklıkta bulunan Akçakale, büyük bir ihtimalle metruk Miryokefa¬lon İstihkâmı olmalıdır” diyen Topraklı da; “Saraycık karyesinin yeri 25 binlik haritaya göre, halen Kale camiinin 2 bm kadar kuzeydoğusunda Saray Mezarlığı olarak gösterilen yerdir” (112) şeklinde bir bilgi veriyor.
_____________________________________________________________
108-Z.Arıkan, a.g.e, s. 8
109-Z.Arıkan, a.g.e, s. 92-93
110-Z.Arıkan, a.g.e, s. 177
111-Ün Isparta Mecmuası, s. 335; Böcüzâde S. Sami, a.g.e, çev. Suat Seren, İstanbul 1983
112-R.Topraklı, a.g.e, s. 96


   Yine Topraklı’ya göre bu kale, Ağcakale veya Akça-kal’a olarak gösterilen yerdir. Saraycık karyesinin yeri 25 bin öl¬çekli haritaya göre, hâlen Kale Câmii’nin 2 km kadar kuzeydoğusunda Saray mezarlı¬ğı olarak gösterilen yerdir. İshak Paşa’nın imar etmesi için Bereket Bey’e verdiği Ak¬çakale, 1478 yılında 8 neferlik nüfusa sahip bir derbent olup 1522 tarihli tahrirde bi¬raz daha büyük bir köy iken TK 51’de ise oldukça büyük bir köy durumundadır ve ar¬tık derbent özelliği kalmamıştır. (Arıkan 1988: 92-93)
    TT 30 ve TT 994’de Saray¬cık ile birlikte yazılan Akçakale (Arıkan 1988: 177) 1931 yılında yıkılıp yerine Hal¬kevi yapılan Kara Ağac kazâsının en eski yapısı olan Zekeriya Paşa Mescidi’ne (Kö¬seoğlu 1936: 335) yaklaşık bin metre uzaklıktadır.
Bu bilgilerin ışığında bugüne bakarsak Şarkî Kara Ağac’da; Arak, Armudlu, Arslandoğmuş, Aşağıdinek, Başdeğirmen, Belceğiz, Beyköy, Çaltı, Çarıksaraylar, Çavundur, Çeltek, Çiçekpınar, Fakılar, Gedikli, Göksöğüt, Karayaka, Kıyakdede, Köprü, Muratbağı, Ördekçi, Örenköy, Salur, Sarıkaya, Yakaemir, Yassıbel, Yenicekale, Yeniköy ve Yukarıdinek isimlerinde 28 köy bulunmaktadır.
   Halbuki 1530’daki kayıdlarda dâhi Kara Ağac’da 46 yerleşim yeri mevcuttur. Bu itibarla Kara Ağac’ın sahib olduğu 46 iskân yerindeki Havludan İncürü Bağçesi’yle Yağ-eteği Bağçesi sâkinleri yakın ve tâbi oldukları karyelere geçerken, hem Kovacık, hem de Kuruca-ibik mezra’aları başta olmak üzre diğer bütün mezra‘alar, bağceler ve sazlıklar da zamanla ait oldukları karyelerle birleşip ortadan kalkmışlardır. Bugünkü mevcut 28 köy içinde görünmeyen Ağacık, Akça-Kal’a, Bayad, Çökiler, İgdir, İmacık, Kaplan, Karkın, Karlu, Kullar, Kürtün, Nekid, Selendi, Sollar, Uşak-Eymür ve Yağcı karyeleri yakın köylere taşınmak suretiyle tarih sahnesinden silinmişlerdir. En yakın tarihte ise Sürtme, Yağcı ve Çökiler genellikle Çeltek ve Yeniköy’e taşınırken, Viran; Örenköy, Lodre; Nudra, Yaka-köy; Karayaka adını almış, Selendi Beyköy’e ve Tunâ-Şâh’a, Saray ve Ulu da Çarık karyelerine intikal etmişlerdir. Yine bugün Orvas (Oğras), Ulu-dinek; Aşağıdinek, Yaka-Eymür; Yakaemir, Yenice; Yenicekale, Tunâ-Şâh önce Donarşa, sonra da Çiçekpınar, Bilcüğez; Belceğiz, Zengibar; Muratbağı, Nudra; Göksöğüt, Fakihler; Fakılar, Viran; Örenköy ve Ayas da Sarıkabalı adlarıyla söylenir olmuştur.
   Zamanla ortadan kalkan köylerden Bayad, Karkın ve İgdir ile bugün mevcut olan Çavundur, Salur, Eymür (Uşak ve Yaka’da ek) isimlerini Oğuz boylarına mensub cemâ'atlerden alırken, Ulu ve Bey de sanırız isimlerini Hamidoğulları Beyliği’nin istiklâlini ilân ederek bu sancağa adını veren Hamid Bey’in Ulu Bey’liğine izafeten almışlardır. H. 937 (1530) Tarihli Muhasebe-i Vilâyet-i Anadolu kayıtlarında bir zâviye şeyhi olan Karye-i Uşak-Eymür, Karye-i Yaka, Karye-i Ömercik, Karye-i İgdir, Karye-i Kovacık gibi karyelerin yerleştikleri yerler hakkında hem genel malûmat verilmiyor, hem de haritada gösterilmiyorlar. Bu tarih itibariyle -ki Osmanlı’da köylerin ilk kayda alındığı yıl 1475-1481’dir- Kara Ağac’da bulunan ve BOA’da 39’la sınırlı köyler içinde bir de ismi tam okunamayan Lodre (Todre) adında bir köy görünmektedir. İlk kayıdlarda görülen bu köy, bugün ismi Göksöğüt olarak değiştirilen Nudra'dır ve sanırız tercüme hatası yapılmıştır.
   Haritadaki görünen 19 köy ise; Zengiler, Ulu, Ömercik, Süvar, Arslan, Bayad, Köprü, Bey, Çaltu, Viran, Yenice, Çavundur, Yaka-Eymür, Ördekçi, Fakihler, Salur, Çeltik -haritada nedense Çeltükci olarak gösteriliyor-, Armudlu ve Sürtme’dir. Nedense Yer Dizinleri’nde belirtildikleri hâlde diğer 20 köy, -Tuna-şâh bunlardan sadece birisi- 438 numaralı Muhasebe-i Vilâyet-i Anadolu Defteri’ndeki Hamid Livâsı Haritası’nda yer almamaktadır. Buna göre; Akça-Kal’a, Bilcüğez, Çarık, Çökiler, Saraycık, İgdir, İmacık, Kullar, Sollar, Selendi, Tunâ-Şâh, Orvas, Uşak-Eymür, Karkın, Kürtün, Yağcı, Kaplan, Nekid, Lodre ve Yaka olmak üzere 20 köy ile Kuruca-İbik, Kovacık mezra‘aları ve Havludan İncürü Bağçesi ve Yağ-Eteği Bağçesi’yle birlikte 24 yerleşim yeri, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nün yayını olan H. 937 (1530) Tarihli Muhasebe-i Vilâyet-i Anadolu Defteri’ndeki haritada görünmüyorlar. Haritada gösterilmeyen bu köyler yer dizinlerinde mevcuttur.
    Böcüzâde Süleyman Sami ise 1899 yılı itibariyle Şarkî Kara Ağac’ın köylerini; “Kasabanın dört bir yanında hepsi de birer, ikişer saat uzaklıkta olan Zengibar, Suvar, Çarıksaray, Uğraş, Aslandoğmuş, Köprü, Vakıfdinek, Alevidinek, Çaltı, Beyköyü, Urak, Nudra, Viranköy, Çavundur, Yakaemir, Ördekçi, Donarşa, Selendi, Salur, Fakihler, Çelenk, Armutlu, Belceğez, Ayas, Sürtme, Karayaka köyleri bulunmaktadır. Bu köylerin bazılarında akarsu, bağ ve bağçe vardır” diyerek böyle sıralıyor. (113)
______________________________________________________________
113-Böcüzâde S. Sami, a.g.e, Yay. Hz. Suat Seren, İst. 1989


   Bu ifadeler dolayısıyla bugün adı Zengiler olan karye esasen Zengibar olduğu gibi, Böcüzâde’nin Urak dediği yer Arak’tır. Kara Ağac’ın köyleri içinde Alevidinek namında bir köy de hiç bulunmamıştır. Böcüzâde, Akçakale’den hiç bahsetmeyip Oğras’ı da Uğraş olarak yanlış telâffuz ettiğine göre -sanırız ki henüz tanzim edilmediğinden- o tarihlerde Osmanlı arşivlerine müracaat edememiş, dolayısıyla Kara Ağac’ın köyleriyle ilgili yorumlarda hataya düşmüştür. 1899’da Tunâ-şah adını Donarşa’ya bırakırken, Fakılar’ın halâ Fakihler olarak anılması da çok manidardır. Mezkûr yıllarda köy olarak adı okunan Selendi, anlaşılıyor ki 19. asrın başlarında dahi diğer köylere taşınmayan ve ikâmet edilen bir yerdir. Çelenk’ten kasıtsa Çeltik’tir. Çeltek tarihinin hiçbir safhasında Çeltik ve Çeltikçü gibi telâffuzların dışında başka bir ad almamıştır.

51 Nolu Son Mufassal’a Göre Kara Ağac ve Karyeleri
   Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün Kuyud-ı Kadime Arşivi’nde bulunan bu mufassal defter, daha öncekilere göre daha gelişmiş ve çok güzel bir yazı üslûbuyla işlenmiş olup, okumada en kolay olanıdır. Defterdeki bilgiler itibariyle, bize hanelerin ve dolayısıyla buna bağlı olarak da nüfusun arttığını gösteren defterin hemen başındaki mukaddemenin de, Kara Ağac’daki bazı köy ve mevkileri belirtmesi açısından önemi oldukça büyüktür. Elimizde tam teşekküllü begeler olmasına rağmenisimlerin ekseriyetle Veled-i Ahmed ve Veled-i Mehmed gibi mükerrerlik gösterişi dolayısıyla, sadece ilk oturanlardan ikişer hane neferini aşağıya aldık.

İlk Oturan Hane sahibleri, Tımarlar ve Zeametler
Nefsi Kara Ağac: an zeamet-i Kâtib Ömer an kâtibân-ı Defter-i Hâkâni, Abdi Fakih veled-i Ahi
Mehmed- bennak-Hatib bâ-berât-ı hümayun, 230 hâne, 316 nefer
İlk oturanlar: Ahmed veled-i o. mücerred-muhassıl, Hamdi mezbur o. mücerred-muhassıl
 
Karye-i Nudra: Tımarı Ömer Çavuş an çavuşan-i dergâh-ı âli, 89 hâne, 130 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Hâcı Bey o. ben, Veled-i Nasuh Osman, nim, Veled-i Abdulkerim, müc.

Karye-i Köprü: Tımarı Ferruh çavuşan çavuşan-i Vilâyet-i Anadolu, 65 hâne, 91 nefer,
İlk oturanlar: Veledi Ömer Mustafa, nim, Vld. Mehmed o. ben., Veled-i Mustafa Ömer, ben.

Karye-i Arslandoğmuş: Tımarı Yeniçeri Mehmed, 34 hâne, 43 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Ali, nim, Veled-i Kasım o. bennak, Veled-i Nesimi o. mücerred

Karye-i Ömercik ve Karye-i Yenice eş-şehir.. mezkür ve Karye-i Bayad ve Karye-i... ve Karye-i Ulu ve Karye-i Çarık-ı..: Tımarı İlyas ve Sevinç.. ve Hasan ve Şaban, 182 hâne, 290 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Mustafa o. nim, Mezbur Ali o. müc., Hürrem vld., Hacı Mehmed, ben.

Karye-i Eydir (İgdir): Tımarı Hüseyin çavuş an çavuşan-i Vilâyet-i Anadolu, 47 hâne, 74 nefer
İlk oturanlar: Abdurrahim veled-i Abdulkerim bennak, Veled-i Hızır Bali o. mücerred

Karye-i Çaltı: Tımarı Meli ve Ammi ve Ağa Yahya, 25 hâne, 32 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Mahmud Ali nim, Mehmed veled-i Durak nim

Karye-i Bey: Tımarı Ömer ve Hamza, 42 hâne, 62 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Halil o. mücerred, Veled-i Hasan Hüdaverdi, nim Karye-i Çöküler: Tımarı Lülü Ahmed Çavuş an çavuşan-i dergâh-i âli, 53 hâne, 86 nefer
İlk oturanlar: Veli veled-i Sinan nim, Veled-i Ali Sinan bennak

Karye-i Nekit ma‘a Karye-i Ömer Kadınlar?: Tımarı Piri çeri Sürükçü, Bekir, Hacı. 86 hâne, 110 nefer
İlk oturanlar: Ebubekir Abdurrahman bennak, veled-i Abdi o. mücerred

Karye-i Saraycık: Tımarı Nasrullah ve Ömer ve Hamza, 12 hâne, 24 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Abdurrahim Süleyman bennak, Mezbur Abdulkerim bennak

Karye-i Uşak-Eymür: Tımarı Abdi çavuş an çavuşan-i dergâ-ı âli. 25 hâne, 58 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Abdulkerim o. mücerred, Veled-i Sinan Piri Fakih bennak

Karye-i Karkın: Tımarı Ya’kub ve Mahmud ve Cafer, 69 hâne, 99 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Ahmed Şeref bennak. Veled-i Şeref Mahmud bennak.

Karye-i Ulu-dinek: Tımarı Bekir. 71 hâne, 108 nefer
İlk oturanlar: Mezbur Hamza o. müc.. mezbur Hüseyin o. Müc.

Karye-i Karlı: Zeameti Solak Hamza,100 hâne, 164 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Hasan Fakih Zekeriya nim, veled-i Mustafa mücerred

Karye-i Çavundur: Tımarı Abdi Çavuş an çavuşan-i dergâh-ı âli, 84 hâne, 138 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Süleyman Yusuf cebe, Veled-i Receb o. mücerred

Karye-i Sollar ve Selendi: Der zeamet-i Solak Hamza, 39 hâne, 84 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Emrullah Fakih Mehmed nim, Veled-i Hüseyin o. mücerred

Karye-i Armutlu: An zeâmet-i Mustafa ve Tımarı Şah Veli ve mezkûr, 41 hâne, 70 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Veli Mahmud nim, Mezbur Hâcı Ahmed o. nim

Karye-i Tunâ-şah: Tımarı Ferruh Çavuş ve çavuşan-i Vilâyet-i Anadolu, 39 hâne, 66 nüfus
İlk oturanlar: Veled-i Ahi Fakih Hacı İdris nim, Veledi Ağa Yahya o. bennak

Karye-i Fakihler: An zeâmet-i Mustafa, 42 hâne, 65 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Ahmed Fakih Mustafa bennak, Veled-i Mustafa bennak

Karye-i Ördekçi: An zeâmet-i Mahmud, 27 hâne, 47 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Ahmed o. mücerred, Mezbur Veli o. mücerred

Karye-i Viran: Tımarı İskender ve Hasan, 52 hâne, 81 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Mustafa Resul bennak, Veled-i İbrahim İlyas nim

Karye-i Belceğiz: Tımarı .. Ferruh zeamet-i ve Ferruh an çavuşan-i Vilâyet-i Anadolu ve Veli ve
Mustafa. 77 hâne, 137 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Hasan Bali Fakih nim, Veled-i Durmuş Hızır nim

Karye-i Karakuzulu: Tımarı Timurhan, 37 hâne, 51 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Satılmış nim, Mezbur Hüseyin o. bennak

Karye-i Şarvan: Tımarı Umur ve Kasım, 22 hâne, 27 nefer
İlk oturanlar: Veled-i İsmail o. mücerred, Veled-i Yusuf İsmail bennak

Karye-i Salur: Tımarı Mustafa ve Hasan ve Erişdi, 58 hâne, 77 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Ahmed o. mücerred, Mezbur Mehmed o. mücerred

Karye-i Sürtme: An zeâmeti Mustafa, 47 hâne, 56 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Hâcı o. bennak, Mezbur Musa Ali cebe

Karye-i Akçakale: An zeâmeti Abdulgani an müteferrikani dergâh-i âli, 63 hâne, 107 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Mehmed Ömer bennak, Veled-i Yahya Mustafa nim

Karye-i Yaka-Eymür: Tımarı Budak ve Ali, 49 hâne, 62 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Mustafa İbrahim nim, Nebi Veled-i Nurullah bennak

Karye-i Nevşirvan: Tımarı Mehmed, Süleyman, İbrahim, Murtaza an kale-i Eğirdir, 63 hâne, 107 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Nasrullah o. bennak, Veled-i Lütfullah bennak

Karye-i Zengibar: Tımarı Yeniçeri Mehmed, 41 hâne, 66 nefer
İlk oturanlar: Mezbur Mustafa mücerred, Veled-i Hüseyin bennak

Karye-i Süvar: Tımarı .. ve Ağa Yahya ve Hamza, 43 hâne, 74 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Ali o. bennak, Mezbur Bali o. mücerred

Karye-i Orvasi: Tımarı Yeniçeri Mehmed ve Eymur ve Hamza, 10 hâne, 15 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Alemşah o. bennak, Mezbur İsmail o. mücerred

Karye-i Kullar ve İmecik: Tımarı Mustafa ber vechi zeamet ve Ahmed ber vechi tımar, 39 hn. 58 nefer,
İlk oturanlar: Mezbur Halil o. bennak, Veled-i Mahmud Nurullah nim

Karye-i Kürtün: Tımarı Mustafa, 16 hâne, 23 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Halil o. nim, Mezbur Sinan o. nim

Karye-i Çeltek: Zeâmeti Solak Hamza, 33 hâne, 54 nefer
İlk oturanlar: Sadi veled-i Ferruh bennak, Yusuf mezbur o. bennak

Karye-i Yağcı: Tımarı Şaban, 5 hâne, 5 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Veli Ali nim, mezburKasım o. bennak

Karye-i Armutlu nam-ı diğer Habillu: Der zeameti Mustafa, 6 hâne, 10 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Nasuh Ahmed nim, Veled-i Receb o. mücerred

Karye-i Bozlu: Karye-i Dikicik Tımarı Karaçavuş, 9 hâne, 17 nefer
İlk oturanlar: Veled-i Süleyman nim, Veled-i Durmuş nim

Mezra-i Kaplan: Tumurhan Tımarı 1230 hasıl
Mezra-i Çeltik: Nurullah Tımarı, 400 hasıl, Kâtib Ömer Tımarı: 790 hasıl

‘Kara Ağac’ın Rebiû’l-ahir Sene 1181 Gurre’sine
Göre Kara Ağac Nâhiyedir






   Fatih Sultan Mehmed döneminden başlayıp II. Bâyezîd ve Yavuz Sultan Selim ile devam ederek nihayed Kanunî Sultan Süleyman’la son bulan 4 adet mufassal defterlerdeki belge ve bilgileri uzun bir çalışmanın neticesi olarak araştırma ve tahlile tâbi tuttuk. Bu 4 defterin yanısıra bir de Müsellemân-Mensûhât defteri bulunmaktadır ki biz bunun ile ilgili bir çalışmada bulunmadık. Takdir edilir ki tarihi araştırmak ve en doğru pencereden insanlara aktarmak oldukça zahmetli ve zordur. Dolayısıyla bizi uzun bir çabaya sevkeden mufassalların bilgi ve belgeleri ışığında Osmanlı’da Genel Nüfus Sayımı’na kadar devam eden mevzuubahis bir boşluğu burada sadece ‘Kara Ağac’ın Rebiu’l-ahir sene 1181 Gurre’sini teşkil eden bir ilmühaberle doldurmuş olacağız ki bu ilmühabere bakmakta da fayda var. Bakalım ‘iş bu gurre-i rebiûl-ahir sene 1181 ilmühaberi’ bize nâhiyemizden neler aktarıyor; “Divan-ı âlişan kâtiblerinden kıdveti erbatüt tahrir vel kalem umdeti ashabüt tastir ver-rakam Halil Hamid veledi Hacı Mustafa zîde kadruhu südde-i saadete arzuhal edüb Hamid Sancağı’nda Yalvac-ı Karaağaç Nahiyesi’nde Tudasan (*) (veya Tudaşah) nam karye ve gayriden on iki bin dokuz altmış akçe berat-ı şerif ile mutasarrıf olduğu tımarı mülhakatından Karaağaç nahiyesine tâbi Köprü nam karyenin mümtaz ve muayyen hududu dahilinde bir taraftan Oğras yolu ve bir taraftan Kuruçay ve bir taraftan Ulu Hendek …. yolu üzerinde olan sahraya varınca bu hudut ile mahdut arazinin a’şar ve rüsumu kadimül eyyamdan beri müşterekiyle mumaileyhin tımarı tarafından ahz ve kabz oluna gelmekle taraf-ı aherden bir türlü dahl ve taarruz ve niza iktiza etmez iken Isparta sükkânından şiddet ile meşhur Naili oğlu Seyyid İbrahim demekle maruf kimesne ol yerler mütevellisi olduğum Isparta camii vakfından Gencidiğin karyesi arazisindedir deyu bundan ahdem şiddete süluk ile beyhude niza’a tesaddi etmekle mahalli niza’a üzerinde müsinn ve ehli vukuf kimesnelerden sual olundukda hududu mezküre dahilinde olan arazı muma ileyhin müşterekiyle kaydına dahil salifü’z-zikir Köprü karyesinin mümtaz ve muayyen hududu dahilinde olup kadimden beri öşür ve resmi müşterekiyle tımarı taraftan alınageldiği cemmi gafir ve cemi-i kesirin ihbar ve şehadetleriyle şer’an sabit ve min’i ve mezburun keffiyedine tenbih birle canibişerden hududu mezküreyi mübeyyin hücceti şe’riyye verildiğin Karaağaç kazası Naibi esbak bundan akdem arz ve defterhane-i amiremde mahfuz ruznamçe-i hümayun ve defter-i icmal ve mufassal ve defteri evkafa muracaat olundukda Karaağaç nahiyesine tâbi doksan bir nefer reaya ila karye-i Köprü ve hasılı tahtında resmi nim ve bennak ve mücerred ve öşrü hınta ve şa’ir yekün maa gayrihi dört bin akçe ve vakfı mescid-i imam tasarrfu ettiği yirmi altı dönüm yerdir. Mahsulatına sipahi dahl etmeye ber muceb-i defteri köhne deyu defteri mufassalda muharrer kalemiyle tahrir ve defteri icmade karye-i Tudasan el mezsure ve gayrihi biriktirilib on bir bin üç yüz otuz akçe ber icmal ve icmali mezburun beş bin akçe mumaileyh Halil Hamid veledi Hacı Mustafa’nın tımarı mülhakatı ve bakisi müşteriki kaydında olub Isparta nahiyesinde vakfı cami-i Isparta hitabeteş ve imameteş tasarruf Mevlana Abdulhalim hükmü humayun ve tahtında seksen nefer reaya ile karye-i Gencidiğin vakfı cami-i mezkür tabi-i Karaağaç ….Komubey dernek esbi Beşir oğlundan satın alıp vakıf etmiş deyu köhne defterde tebeyyün olunması arz olundukda mukarrer kılındı deyu defteri köhnede mukayyet ve hasılı tahtında resmi nim ve bennak ve mücerret ve öşrü hınta ve şa’ir ve mefaddi saire deyu bila yazu ol dahi defteri evkafda muharrer kalemiyle tahrir olduğu mastur ve mukayyet olmağın defter-ihakani mucibince kanun üzere amel olunmak babında yüz yetmiş bir senesi evaili Zilkadesinde emri şerif sadır olmağla muğayiri emri âli ve hücceti şer’iyye-i mezburun müdahili ve niza-i iktiza etmeyib ancak ol vakit hududu mezküreyi kayıt için defter hane-i amireme ilmühaberi verilmeyib ve mumaileyh der aliyyede ve mütevelli-i mezbur ol tarafda mukim ve ziyade şerir olduğundan maade mütegallibeden bazı kimesneler dahi kendiğe muayyen oldukları hasebiyle bu hududun defter hanede kaydı yoktur deyu farziyet ve ruhsat oldukça mumaileyhin tarafından vekiline nakliyet tarikiyle mugayiri hüccet-i şeriyye arazi-i salifül beyanın aşar ve rüsumuna taarruz ve tasallut üzere olduğunu bildirib mukaddema sadır olan emri aliye vehüccet-i şer’iyeye muğayir şeriri mezburi fi ma ba’d hududu mezküre dahilinde olan arazinin aşar ve rusumatına bir tarikle müdahale ve taarruz ve niza ettirilmeyib zahir olan niza ve teaddisi men’ulyet ile men ve def olunmak babında emri şerif sudurunu istid’a ve divanı hümayunda mahfuz ahkam kuyudatı tetebbü olundukda vechi meşruh üzere tarihi mezkürde (*)emri şerif verildi mukayyet bulunduğuna binaen defterhane-i amireye ilmühaberi ita olunup ve yedinde olan hücceti şer’iyyeye ve mukaddema sadır olan emru humayuna muğayır teaddisi vaki ise men olunmak babında sadır olan ferman-ı ali mucebince Anadolu veya .. Karaağaç kazası naibine hitaben divan-ı hümayundan emri şerif tahrir ve aslı ferman-ı ali kalemi mezburda hıfz olmağla defteri hane-i amireye işbu ilmuhaber kaimesi ita olundu. Gurre-i Rebiu’l-ahir sene Hicri 1181’in 4. ayı. (Miladi 1767)” (114)
______________________________________________________________
(*) Öyle anlaşılıyorki bu karye aslen Tunâ-Şâh olmasına rağmen âdeta çeşitli isimler takılan bir köy hâline getirilmiştir. Uluhendek birer mevkii olup Gencidiğin ise bir karyedir.
(*) Bu hüküm gereği Kara Ağac’da bir de Kayadibi Karyesi olduğunu görsek de, kayıdlarda böyle bir karye yoktur.
114-TTK-KKA 51 Nolu Mufassal Defter, 185. sayfa başı


Not: Bu ilmühabere göre kazâlığı hep tartışılan Kara Ağac; 1765’lerde dahi üç nâhiye, iki kâza gibi birbirini tutmayan idarî şekliyle tarif edilmiştir. Bu belgedeki mükerrer kadı-naib ve nâhiye-kazâ ifadaleri bu çelişkilerin en sabid delilleridirler.

Kara Ağac ve Bölge Kadılarına Pâdişah Kanunî’den
Ferman-ı Hükümler

   Osmanlı’da kadılara yazılan fermanlar özelliği bakımından oldukça anlamlıdırlar. Her padişahın kendisine hâs ifade ve ibareleriyle sancaklardaki il ve kazâlara gönderilen fermanlarda kesin bir dille emirler bulunmakta ve asayişi bozmaya yönelik her fiili bertaraf edici hükümler de bu fermanların özünü teşkil etmektedir. Biz burada, 1 aded Kara Ağac, 2 aded Beyşehri ve 1 aded de Eğirdir kadılarına yazılan ve Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nün 6 Numaralı Mühimme Defter’inde kayıdlı bulunan padişah fermanlarından Kanunî dönemine ait dört aded fermana yer veriyoruz.



Kara Ağac Kadısı’na: 1024 Hizmetten kaçtığı Kara Ağac Kadısı tarafından bildirilen Müstecab Çiftliği piyâdelerinden Halil adlı kişinin küreğe konılmak üzere Südde-i Saâdet'e gönderilmesi.
Yazıldı. Mektûb getüren Dâvûd'a virildi. Fî 12 Ramazân, sene: 972
Hâmid sancağı beğine ve Kara Ağac kâdîsına hüküm ki: Sen ki kâdîsın, mektûb gönderüp; "Müstecâb Çiftliği piyâdelerinden Kayadibi (*) nâm karyede mütemekkin Halîl nâm kimesne içün; Nevbetinde edâ-i hıdmet eylemeyüp dâyimâ gaybet idüp ve hâliyâ emr-i şerîf ile ele getürilüp yolda gider iken tekrâr gaybet eylemişdür" diyü i‘lâm itdüği ecilden buyurdum ki:
“Göresin; arzolunduğı gibi ise mezkûrı hüsn-i tedârükle ele getürüp mukayyedü mahbûs yarar
âdemlere koşup Südde-i Sa‘âdetüm'e gönderesin ki küreğe konıla.” (115)
____________________________________________________________
115-6 Numaralı Mühimme Defteri 972/1564-1565


980 İkaz edildikleri hâlde kendilerine verdikleri lâkabları kullanmakta ısrar eden Beyşehri Kazâs’ından bir kaç taze yetişmiş şehir oğlanının Südde-i Saâdet'e gönderilmesi
Yazıldı.
Kethudâsına virildi. Fi't-târîhı'l-mezbûr.
Begşehri Begi Bâyezîd Beg'e hüküm ki: Mektûb gönderüp; "Nefs-i begsehir'de tâze irişmiş şehir oglanlarından bir niçe kimesneler bâgçelerde sohbet idüp birine Sultân Bâyezîd ve birine Kuduz Ferhâd ve birine Agsak Seyfeddîn diyü isim koyup mukaddemâ olan sancakbegi habsidüp te’dîb ü tenbîh olundukda mütenebbih olmayup girü ol nâmla beyne'l-akrân meshûrlardur" diyü tutılup habsolundukların" bildürdüğün ecilden mukayyed ü mahbûs Südde-i Sa‘âdetüm'e gönderilmesin emridüp buyurdum ki: Varıcak, mezkûrlara yollarda hıfz-u hırâset içün kifâyet mikdârı hısâr-erenleri ta‘yîn idüp dahı emrüm üzre Dergâh-ı Mu‘allâm'a gönderesin. Yollarda onat hıfzitdürüp gaflet ile gaybet itdürmekden hazer idesin.”
   Beğ kethudâsına virildi. Fi't-târîhı'l-mezbûr Beğşehri Beği Bâyezîd Beğ'e ve Beğşehri ve Bilvîrân kâdîsına hüküm ki: Sen ki sancak beğisin, mühürlü defter gönderüp; "Beğşehri kazâsında Emen Beyşehri Kadısı’na: 1198 Beyşehri Kazâsı Emen karyesinden fitne ve fesadcı oldukları bildirilen İshakoğlularının küreğe konulmak üzere Südde-i Saâdet'e gönderilmeleri, kâtil ve hırsız olduğu bildirilen Musa bin Mustafa'nın da durumunun araştırılarak haklarında gerekenin yapılması
Yazıldı.
   Nâm karyeden İshâkoğulları Alemşâh ve Ahmed nâm karındaşlar içün karyeleri halkı; "Yalan şâhidler ve hırsuz ve kâtillerdür" diyü sekvâ itmeğin sûret-i sicilleriyle irsâl olundı. İsmâ‘îl ve Eymir ve Emîr nâm üç nefer karındaşları dahi olup tezvir-ü telbîs ve da‘vâlarda gezerler" diyü i‘lâm eyledüğün ecilden anlar dahi ele getürilüp küreğe gönderilmesin emridüp buyurdum ki: “Hükm-i serîfüm varıcak, gereği gibi mukayyed olup zikrolunan üç nefer karındaşların dahi tecessüs-ü tetebbu‘ itdürüp hüsn-i tedbir-ü tedârükle ele getürüp dahi sûret-i sicilleriyle küreğe konmak içün Dergâh-ı Mu‘allâm'a irsâl idesin ve "Bilvîrân kazâsında Yilbeği nâmkaryeden Mûsâ bin Mustafâ Seydîşehri kazâsında Kazıkdere nâm karyeden İne bint-i Hüseyin nâm hâtûnun oğlı Velî'yi bıçağla urup mecrûh idüp ve Bilvîrân kazâsından Köleoğlı'n bir niçe hırsuz ile katlitdüğine ikrâr idüp ve Çiçekoğlı İbrâhîm'i katlitdüğine dahi Seydîşehri kazâsından Alî bin Mehmed ve Süleymân bin Mehmed ve Menteşe bin Ayvad ve Ahî bin Alî nâm kimesneler sehâdet eylediler" diyü irsâl olunmış. Sen ki sancak beğisin, âdemüne teslim olunup ahvâli yirinde tamâm dikkatle görilmek içün irsâl olunmışdur. Onat vechile hak üzre dikkat-ü ihtimâmla teftîş-ü
tefahhus idüp göresin; kazıyye arzolunduğı gibi ise, ol bâbda muktezâ-yı şer‘le âmil olup şer‘le lâzim geleni icrâ idüp yirine koyasın. Muhtâc-ı arz olanı Südde-i Sa‘âdetüm'e arzeyleyesiz.”

Eğirdir Kadısı’na: 1304 Eğirdir'de ev basan, halkın mallarını zorla gasbeden, mahkeme basıp dağa kaçan Kara İyasoğlu Alemşah adlı ehl-i fesad ve harâmînin yakalanarak küreğe konulmak üzere Südde-i Sa‘âdet'e gönderilmesi.
Yazıldı.
Husâm Abdürrahîm Efendi'nün âdemine virildi. Fî 25 Zi'l-ka‘de
   Hamîdili beğine ve Eğirdür kâdısına hüküm ki: Sen ki Eğirdür kâdısısın, Dergâh-ı Mu‘allâm'a mektûb gönderüp; "kazâ-i mezbûratâbi‘ Direskene nâm karyeden Kara İlyâs-oğglı Alemşâh dimekle ma‘rûf kimesne ehl-i fesâd ve harâmî vü serîr olup müslimânlarun evlerin ve değirmenlerin basup cebren esbâbların alup meclis-i şer‘-i şerîfe da‘vet olundukda itâ‘at itmeyüp varan âdeme şetmidüp ok ve kılıçile cengidüp tağlara kaçup tahassun idüp ve nâyibün mahkemesin basup sancak beği sübaşıları nice def‘a ele getürilmesin kasdeyledüklerinde tağ sa‘b olmağla tutılmayup müslimânlar elinden âciz oldukların" arzeyledüğün ecilden buyurdum [ki]: “Varıcak göresin; bu husûslar vâkı‘ ise mezbûrı her kande ise bulup hüsn-i tedbîr ütedârükle ele getürüp dahi yarar âdemlere koşup Südde-i Sa‘âdetüm'e irsâl eyleyesin ki küreğe konıla. Ammâ; bile gönderdüğün âdemlere gereği gibi tenbîh eyleyesin ki, yolda veizde gaf[le]tle gaybet itdürmekden ziyâde ihtiyât eyleyeler; söyle bilesin.”
Der-ru’ûs-ı Hasan Beğ. Târîh fî 12 Sevvâl, sene: 972

BELGELERDEN EKLER

Belge 1: Fatih Sultan Mehmed Han Dönemi 1475-1481Tarih ve TT 0030
Numaralı
Mufassal Defter’de Nâhiye Kara Ağac Mahalleleri Nüfus Hareketleri

 


Belge 2: II. Bayezîd-i Veli Dönemi 1501 Öncesi Tarih ve TT 0994 Numaralı
Mufassal Defter’de Nâhiye Kara Ağac Mahalleleri Nüfus Hareketleri





  Belge 3: Kanunî Sultan Süleymân Dönemi 1530 Tarih ve TT 0121 Numaralı
    Mufassal Defter’de Nâhiye Kara Ağac Nüfus Hareketi




Belge 4: Hicri 937 (1530) Tarih ve 438 Numaralı Muhasebe-i Vilâyeti Anadolu Defteri 319. sayfa başındaki Kara Ağac’ın simalarından Sökük Sayan Baba mezra’a kaydı.
Diğer mezra’alar: Erikli Çalı, Kıllıoğlu, Kuruca İbik, Süpürgelik, Boyalıca, Kızıl Ahî, Kovacık, Ortaköy.
Bağceler: Havludan İncürü, Yağ Eteği Bağcesi.
Sazlıklar: Firuz Önü, Karzı Sazlığı ve Dikik Mevkîi.
Karyeler: Bey,Salur, Kullar ve İmacık, Çökiler, Süvar, İgdir, Karlu, Sollar ve Selendi, Çeltik, Saraycık, Kürtün, Karkın, Sürtme, Çaltı, Nudra, Ömercik, Yenice eş-şehri bi’Kâfir, Bayat, Yaka-köy, Ulu-köy, Çarık, Yaka-Eymür, Mz. Kaplan, Armudlu, Yağcı, Fakihler, Ördekci.  




Belge 5: Karyeler: Tunâ-Şâh, Köprü, Kullar. Mezra’alar: Mezra’a Kovacık, Mezra’a
Karye-i Çeltik, Kazâ-yi resmi ağmami Kara Ağac ve Afşar ve Tımarha-i
Karye-i Akca-Kal’a,Yörükâni Yalvac ma‘a Kara Ağac: Karakuzulu Cemâ‘ati, Şarvan Bölüğü, 
Bozlu  Bölüğü, Bölük Karakuzulu. 



Belge 6: II. Selim Dönemi 51 Nolu Tarihsiz (1567) 
Mufassal  Defteri ilk varakta Nefsî Kara Ağac Nüfus Hareketi

 
 
  Bugün 12 ziyaretçikişi burdaydı!